1. YAZARLAR

  2. Ahmet Gazi Arpacı

  3. Yaşantımızı O’na Göre Şekillendirelim
Ahmet Gazi Arpacı

Ahmet Gazi Arpacı

Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşantımızı O’na Göre Şekillendirelim

A+A-

Peygamberimiz;Hz.Muhammed;( s.a.v.)insanlar içinden seçilmiş,inanlara karşı çok şefkatli ;ve merhametli bir Peygamberdir.

Bundan tam 1441 yıl önce insanlık Cahiliye devrini yaşıyordu. İnsanlar hak, adalet, dürüstlük gibi kavramları unutmuştu. Güçlü zayıfı eziyordu. Kız çocuğuna sahip olmak utanç vesilesi olduğundan diri diri toprağa gömülürdü. Yirimi üç yıllık peygamberlik süreci sonunda cahiliye devrinin karanlık günlerinden, karıncayı bile incitmekten çekinen insanlardan oluşan saadet asrının güneşinin tüm dünyayı aydınlattığını görüyoruz. Bu kadar kısa bir zaman diliminde bu kadar büyük değişimin mimarı tabiî ki alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (sav)’di.

Sevgili Peygamberimiz hayatı boyunca insanları aldatmaya yönelik hiçbir iş yapmamıştır. O hiç yalan söylememiş, insanların mallarına el uzatmamış, haksız yere cana kıymamıştır. Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde bu hususu şöyle dile getirmektedir. "Müslüman, insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir”;

Özü sözü bir olan peygamberimiz, kendisi için istediğini ümmeti için istemiştir ve bu hususta şöyle demiştir. "Hiçbiriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için istemedikçe (gerçek anlamda) iman etmiş olamaz”
Sevgili Peygamberimizin ahlaki vasıflarından biride yapmış olduğu bütün işlerinde merhamet duygusunun olmasıydı. Ağzından hiçbir zaman kaba bir söz çıkmamış, hiç kimsenin kalbini kırmamış, her hareketinde merhameti ön plana çıkarmış ve bizlere merhametli olmamızı öğütlemiştir.

Sevgili Peygamberimizin , söylediği ve yaptığı işler hayatı boyunca uyum içinde olduğu için yaşadığı toplumda örnek bir kişi olarak gösterilmiş ve kendisine Muhammed’ül Emin denilmiştir.

İnsanlara hangi inançtan olursa olsun sırf insan olduğu için değer vermiştir. Nitekim bir Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalkmış saygı göstermiş, kendisine cenazenin bir Yahudiye ait olduğu söylendiğinde;o kişinin insan olmasının saygı gösterilmesi için yeter bir sebep olduğunu beyan etmiştir.
Medineye hicret ettiğinde orada yaşayan Yahudi kabileleri ile vatandaşlık anlaşması yapmış ve farklı inançlara sahip insanların bir arada yaşayabileceğinin en güzel örneklerini bizlere sunmuştur.

Her zaman affedici olmuş, Mekkenin fethinde, daha önce kendisine her türlü eziyeti yapan müşriklere ceza vermek yerine hepsini affetmiştir.

Sevgili Peygamberimiz sadece dinin tebliği için vazifelendirilmiş değildir. İslam dininin yaşantıya aktarılış şeklini, dünyada yaşantımızı nasıl şekillendireceğimizi, hangi prensipleri yerine getirirsek kendimizin, toplumda hayat sürdürdüğümüz insanlarla beraber Rabbimizin razı olacağı bir hayatı yine O’nun hayatından öğrenmekteyiz.

Hayatın gayesinin , yaratılışın mânâsının silindiği yok olduğu, her şeyin mânâsız görüldüğü bir ortamda başıboşluk ve hüzün girdaplarında boğulmaya yüz tutmuş;21. yy. insanı; maddi anlamda çağlar atlayıp bütün ihtiyaçlarını karşılamış ama ruhunu paslandırmış ve çürütmüştür. İşte biz böyle bir zamanda yaşıyoruz. Bugün ; artık ruhlar birşey bekliyor, maneviyata aç gönüllerimiz, her şeyin madde olmadığını anlatan bir dua istiyor. Her şeye rağmen, ruh ve mânâ kökleri sağlam; fıtratlarındaki saflığı , temizliği barındıran insanoğlu, er ya da geç dönüp dolaşıp O’nun şefkat ve merhamet ikliminde buluşmalı , yeni bir dirilişe ermeli ve dünyaya yeniden sevgiyi , barışı getirmelidir diye düşünüyorum Peygamberimizin sünnetinin hayatımızda yol gösteren bir kandil olmasına ve O’nun bize öğrettiği İslamî prensiplerin zerrelerimize kadar hayatımıza aksederek dünya ve ahiret mutluluğumuza vesile olması.Selam ve dua ile nice kutlu duğumlara.
 

Bu yazı toplam 758 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.