1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "Türkler Müziği Çok Seviyor Ve Müzikle Yaşıyor"
"Türkler Müziği Çok Seviyor Ve Müzikle Yaşıyor"

"Türkler Müziği Çok Seviyor Ve Müzikle Yaşıyor"

İranlı tar sanatçısı Houman Hajebi:- "Türkler müziği çok seviyor ve müzikle yaşıyor. Sanata değer veriyorlar. Türkiye aynı zamanda kozmopolit bir topluma sahip olduğu için müzik dünyasının da bu açıdan renkli olduğunu düşünüyorum"- "İran müziği hacim olar

A+A-

İSTANBUL (AA) - AİŞE HÜMEYRA BULOVALI - İranlı tar ve setar sanatçısı Houman Hajebi, Türkiye'deki müzik alanının İran'a göre geniş bir yelpazeye sahip olduğu yorumunda bulunarak, "Türkler müziği çok seviyor ve müzikle yaşıyor. Sanata değer veriyorlar. Türkiye aynı zamanda kozmopolit bir topluma sahip olduğu için müzik dünyasının da bu açıdan renkli olduğunu düşünüyorum." dedi.

İran geleneksel müzikleri üzerine yaklaşık 25 yıldır çalışmalar yapan besteci Hajebi, AA muhabirine İran ve Türk müziği arasındaki farklar üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık 1 buçuk yıl önce Türkiye'ye bir albüm kaydetmek için gelen Hajebi, daha sonra müzikal çalışmalarını daha özgür bir ortamda yapabilmesinden dolayı İstanbul'a yerleştiğini söyledi.

Müzik hayatına 11 yaşındayken giren Hajebi, Türkiye'de İran müziğini tanıtmak ve öğretmek adına çalışmalar yaptığını dile getirdi.

Hajebi, Arap, Türk ve Hint müziğinin dünyada oldukça tanındığına dikkati çekerek, "İnsanların bu müziklere aşinalığı var fakat İran müziğinin çok fazla tanınırlığı yok. Ben de çok güzel tınılara sahip olan İran müziğini tanıtmak amacıyla çalışmalar yapıyorum. Farsça dili kulağa şiir gibi geldiği için, İran müziğinin de bir şiir olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

- "Türk sanatçıları İran'da her zaman görmek istiyoruz"

İran müziği üzerine Türkiye'de çok fazla çalışma yapılmadığına dikkati çeken Hajebi, şöyle devam etti:

"İran'da yaklaşık 19 yıl ders verdim. Şu anda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin hocalarının destekleriyle birlikte öğrencilere Fars müziğini ve şarkılarını öğretiyorum. Birlikte çalışmalar yapıyoruz. Bazıları da setar ve tar öğrenmeye çalışıyor. İstanbul'da bulunmaktan çok mutluyum. Bence Türk halkı sanata düşkün. Kulakları çok güçlü. Kötü ve iyi müziği çok rahat bir şekilde ayırt edebiliyor. Burada verdiğim konserlerde İran müziğini bilmemelerine rağmen beğenerek dinlediklerini gördüm. Umarım İran ile Türkiye arasındaki bağlar sanatsal anlamda daha da güçlenir. İranlı sanatçıları burada daha fazla, Türk sanatçıları da İran'da her zaman görmek istiyoruz."

Hajebi, Türkiye'deki müzik alanının İran'a göre geniş bir yelpazeye sahip olduğu yorumunda bulunarak, "Türkler müziği çok seviyor ve müzikle yaşıyor. Sanata değer veriyorlar. Türkiye aynı zamanda kozmopolit bir topluma sahip olduğu için müzik dünyasının da bu açıdan renkli olduğunu düşünüyorum. Bu durum İran'da yok." değerlendirmesini yaptı.

İran'da sanatsal olarak bir çalışma yapmak için birçok resmi iznin gerektiğinin altını çizen Hajebi, şunları anlattı:

"Çalışmalarınızın daha sonra birçok filtreden geçmesi gerekiyor. Bu unsurlar bir anlamda eserlerin en iyi şekilde ortaya çıkması adına güzel ama bir yandan da sanatçıyı kısıtlayan bir neden olarak göze çarpıyor. Aynı zamanda sanatçının bürokratik işlerle de uğraşmasına sebep oluyor. Tabii ki her ülkenin düzeni var. İşler ona göre ilerliyor. İstanbul'da ise bizim için çok daha geniş ve farklı bir alan var. Bu şehirdeki güzellikler sizi yeni fikirlere zorluyor. Hiçbir ayrımcılık ve kısıtlama olmadığından bir eser çıkarmak çok kolay. Bu sebeplerle de müzik Türkiye'de daha hızlı gelişiyor."

- "İran müziği hacim olarak Türk müziği ölçüsünün 3'te biri kadardır"

Houman Hajebi, bir yıl önce kaleme aldığı "İran Müziğine Giriş" kitabına işaret ederek, "Şu anda Türkçe çevirisi de yapıldı, düzenleme aşamasında. Önümüzdeki aylarda Türk okuyucuların beğenisine sunacağız. Kitabın içerisinde İran sazlarının tanıtımına ve geleneksel İran müziğinin makamlarına ilişkin bilgiler var. Kitapta İran müzik tarihiyle ilgili gelişmeleri de yazdım. Konservatuvarlarda okutulabilecek kaynak bir kitap. Aynı zamanda İngilizcesi de hazırlanıyor. O da yakın zamanda yayımlanacak. Kitabın çizimlerini de Hemad Javadzade yaptı." dedi.

İran müzik tarihindeki usta sanatçılar ve ünlü İranlı şairler üzerine de kitap çıkarma hazırlığında olduğunu ifade eden Hajebi, şöyle konuştu:

"Geleneksel Türk müziklerini çok seviyorum. Eğer Türk müziğini boyut olarak bir metre düşünürsek İran müziği hacim olarak Türk müziği ölçüsünün 3'te 1'i kadar. İran müziği Türk müziğinin içerisinde bir yerde. Bu sözleri pek fazla kişiden duyamazsınız ama bu benim tecrübem. Türk müziğinin makamlarını bildiğimden dolayı söylüyorum. Türk müziğinde bizim müziğimizden daha çok makam var. Bu yüzden bu yorumu hislerle değil ilimsel olarak söylüyorum."

Hajebi, İran ve Türk müziğindeki ortak makamlardan yola çıkan bir albüm çıkaracağından bahsederek, "İki ülkenin müziğindeki ortak noktaları bulmaya çalışıyoruz. Henüz kayıt aşamasında değiliz. Hazırlıklar 5-6 ay sürecektir. Bu albümün farklılıklarından bir tanesi de İranlı Hafiz Şirazi ile Mevlana'nın şiirleri yer alacak." şeklinde konuştu.

Modern Türk müziğini de çok sevdiğini dile getiren Hajebi, Türk sanatçılarla ortak projeler yapmak istediğini sözlerine ekledi.

Bu haber toplam 209 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.