1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. TRT Yayınlarında Düzeltme ve Cevap Hakkı
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

TRT Yayınlarında Düzeltme ve Cevap Hakkı

A+A-

TRT yayınlarına karşı düzeltme ve cevap (tekzip) hakkı, özel radyo ve televizyonlardan ayrı bir düzenlemeye gidilerek, 2954 sayılı “Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu”nun 27. maddesinde düzenlenmiştir.

Anayasanın 32. maddesine uygun olarak TRT yayınlarına karşı da düzeltme ve cevap hakkı, ancak bir kişinin “haysiyet ve şerefine dokunulması” veya kendisi ile ilgili olarak “gerçeğe aykırı hususlar bulunması” durumlarında tanınabilir. Bu özellikleri göstermeyen bir TRT yayınına karşı düzeltme ve cevap hakkından söz edilemez.

*****

Hakkın nasıl kullanılacağına baktığımızda; öncelikle düzeltme ve cevap hakkı doğan kişi, yayın tarihinden başlayarak YEDİ GÜN içinde tekzip metnini TRT Genel Müdürlüğü’ne göndermek zorundadır.

Genel Müdürlük, Kanuna uygun biçimde gönderilen söz konusu metni, alınmasından itibaren ÜÇ GÜN içinde yayınlamakla yükümlüdür.

Peki TRT, metni yayınlamak istemez ise hangi yolu izlemek gerekir?

Metnin Kanuna uygun olmaması veya suç niteliğindeki ifadeler taşıması ya da yeni bir düzeltme ve cevap hakkı doğurur nitelikte olması halinde, Genel Müdürlük bu talebi reddettiğini, yayınlamakla yükümlü olduğu üç günlük sürenin bitiminden itibaren İKİ GÜN içinde ilgiliye bildirir.

İlgili, bu ret kararına karşı itirazını, İKİ GÜN içinde Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine veya bu hâkimliğe gönderilmek üzere bulunduğu yer mahkemesine verebilir.

Bunun üzerine, Ankara Sulh Ceza Hâkimi, düzeltme ve cevap metnini, en geç İKİ GÜN içinde “a) suç niteliğinde olup olmadığı b) yayın ile ilgisi bulunup bulunmadığı c) Kanundaki koşullara uygun olup olmadığı d) yeni bir düzeltme ve cevap hakkı doğurur nitelik taşıyıp taşımadığı e) süresi içinde TRT’ye gönderilip gönderilmediği” yönlerinden inceleyerek bir karar verir.

Hâkim, gerekli incelemeleri yapmak suretiyle, düzeltme ve cevap metninin aynen yayınlanmasına karar verebileceği gibi uygun göreceği değişiklikleri bizzat yaptıktan sonra yayınlanmasına da karar verebilir.

Sulh Ceza Hakiminin kararına itiraz edilebilir mi?

Taraflar, bu karara, kendilerine tebliğinden başlayarak İKİ GÜN içinde Ankara Asliye Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz edebilir.

Asliye Ceza Hâkiminin verdiği karar ise kesindir ve Genel Müdürlüğe tebliğinden itibaren en geç İKİ GÜN içinde düzeltme ve cevap metninin yayınlanması zorunludur.

*****

TRT’nin belirlemiş olduğu kurumsal değer ve standartlar arasında yer alan “doğruluğu sağlama”da yapımcıya iki önemli görev düşüyor: “Doğruyu iletme ve yanlışı düzeltme”.

Nitekim, program yapımcılarının da izleyicileri doğru bilgilendirmek ve saygınlıklarını kaybetmemek adına, gerek yanlış ifadelere yer verilen TRT yayınlarında, gerekse taraflı olduğunu hissettikleri yayınlarda kendiliğinden hızlı bir şekilde düzeltmeye gittiklerini sıklıkla görürüz. Bu sayede, yayından zarar gören(ler)in, yanlış düzeltildiği andan itibaren Kurumun ve /veya yapımcının iyi niyetiyle ilgili olarak da fikir sahibi olması mümkündür.

Sorumluluk açısından ise Kanunda önemli bir boşluğun olduğu göze çarpıyor. Zira düzeltme ve cevap metninin hâkim kararına rağmen, Kanuna aykırı olarak yayınlanması veya hiç yayınlanmaması durumunda TRT Genel Müdürlüğüne herhangi bir müeyyide uygulanması öngörülmüyor. Herhangi bir yaptırımın kabul edilmemiş olması, haliyle hakkın kullanımını da zorlaştıracak nitelikte.

Öte yandan düzeltme ve cevap yazısı, her ne kadar aynen yayınlanacak ise de, asıl yayının yapıldığı saatte yahut program içinde yayınlanma zorunluluğu yok. TRT, metnin yayınlanacağı saati istediği gibi tespit edebilme serbestisine sahip. Bu da kimi zaman, cevap metninin ölü bir saatte yayınlanarak etkisiz bırakılmasına neden olabilir.

Kanunda belirtilmemiş olmakla birlikte, metnin aslında aynı yayın saatinde yayınlanması gerekiyor. Ki bu, hakkın kullanılmasından beklenen yararın gereği ve hakkın kullanımına neden olan yayının, izleyicilerine ulaşma olasılığının arttırılmasına katkı olarak nitelendirilebilir.

Düzeltme ve cevap hakkı kullanılırken özel radyo ve televizyon yayınlarına karşı doğrudan yargıya başvurulabilirken, TRT yayınları için ise böyle bir imkânın bulunmayışı üzerinde de durmak gerekir. Bu düzenleme eksikliği, aynı zamanda Anayasa m.125’de de ifade edilen “İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması ilkesine” aykırıdır.

Halbuki, Anayasanın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40. maddesi uyarınca, Anayasa ile tanınmış bir hak olan düzeltme ve cevap hakkı ihlâl edilen kişi, yetkili makamlara başvurarak TRT Kurumuna karşı da ceza ve tazminat davası açma hakkına sahip olmalıdır.

Bu yazı toplam 1535 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.