1. YAZARLAR

  2. Aytekin Akçin

  3. Tevhit İnancı - Şirkten Kaçınmak
Aytekin Akçin

Aytekin Akçin

Yazarın Tüm Yazıları >

Tevhit İnancı - Şirkten Kaçınmak

A+A-

Tevhit, “birlemek, bir şeyin bir ve tek olduğunu kabul etmektir.Birlik ve vahdet manasına gelen Tevhit, Allah'ın varlığını, birliğini, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek, buna inanmak ve sadece O’na dua edip dualarını Allah’tan istemektir. İslam dinine “tevhit dini” de denir. İslam dininde tevhit imani bir meseledir. İman ise, Allah'ın varlığına ve birliğine, vahiyle bildirilen gerçeklerin tümüne inanarak, dil ile ikrar, kalp ile tasdik etmektir. Bu bilgi ve inanç en özlü şekilde Kelime-i Tevhit ve Kelime-i Şehadetle ifade edilir. Kelime-i Tevhit,"Lâ İlâhe İllallah Muhammedün Resülüllah" yani (Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed(a.s), O’nun Resulüdür.) Kelime-i Şehâdet ise, "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedüenneMuhammedenabdühü ve Resulühü" yani (Şehadet (Şahitlik) ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (a.s), O'nun kulu ve Resulüdür). Bu cümleleri söyleyen ve bunlara inanan kişi mümin ve muvahhit olur.

Tevhidin özü, Allah’ın varlığı ve birliği, Tek ve Yaratıcı olarak kabul edilmesidir.

Kur'an vahyinin ana temasını oluşturan tevhit, Allah'ın varlığına ve birliğine, vahiyle bildirilen gerçeklerin tümüne inanmak demektir. (Bakara, 136, 255, 285; Nisa,136,150,151,152; İhlas, 1-4 vb.).Bu durum şirk koşmayı engeller. Tevhidin karşıtı şirktir. Şirk en büyük günahlardandır. Dinden çıkmaya ve küfre girmeye neden olur. Tevhidin zıddı olan şirk, kesin bir yasak, ( Kehf, 110; Nisa, 36 vb.)  ve tövbesiz affedilmeyen, büyük bir günahtır. ( Nisa, 48, 116; Lokman, 13.)Şirkin önüne geçmek için tevhidi yaşamak ve yaşatmak gerekir.Aslında ibâdetlerin bir gayesi de çeşitli konularda müslümanların arasında birliği sağlamaktır. Dünyanın her yerindeki müslümanların aynı ezanı okumaları, ibadetlerinde aynı kıbleye dönmeleri, tevhidin birer göstergesidir.

Tevhit inancı hayatımıza bilgi, iman, amel ve ahlaki davranışlar olarak yansımalıdır. Kuran-ı Kerim’ de imandan hemen sonra, salih amelin zikredilmesinin hikmeti budur(Asr Suresi).

Biz Müslümanlar inancımız gereği, Allah’ın varlığına ve birliğine, eşi ve benzeri bulunmadığına inanır ve bunu biliriz. Ayrıca kainattaki her şeyin de Allah’a ait olduğunu ve yeryüzünü baştan sona onun yarattığını, Allah’ın, insanı ve diğer tüm kainatı yaratan yüce kudret olduğunu, Rahman ve Rahim olup tüm alemlerin tek sahibi olduğuna iman ederiz.

Kur'ân'ın ve surelerin ana konusu tevhîddir. İşte bazı Ayet-i kerimelerin mealleri :

"De ki: «O, Allah'tır, bir tektir.» Allah Samed'dir; (her şey O'na muhtaçtır. O, hiçbir şeye muhtaç değildir). O'ndan çocuk olmamıştır. (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir." (İhlas sûresi 1-4)

"Allah, O'ndan başka ilâh olmayan, diri, her an yaratıklarını görüp gözetendir." (2 Bakara:255)

“O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O’nun bir eşi olmadığı hâlde, nasıl bir çocuğu olabilir? Hâlbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.” 6 En’am :101.

“Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı, şüphe yok ki kâinatın düzeni bozulurdu.” 21 Enbiya 22.

            Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahy etmişizdir.21 Enbiya 25.

“Allah, asla evlat edinmemiştir. O’nunla birlikte başka bir tanrı da yoktur. Öyle olsaydı her bir tanrı kendi yarattığına sahip çıkar, tanrıların bir kısmı diğerini yenip üstün gelirdi (kâinatın düzeni bozulurdu). Allah, müşriklerinyakıştırdıkları vasıflardan yücedir.” 23Mu’minun: 91.

“Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.” 35 Fatır : 41.

"Allah, bir şeyi dilediği zaman O'nun buyruğu sadece o şeye "Ol" demektir. O da hemen oluverir."(36 Yasin :82)

“Allah her şeyi yaratandır. O, her şeyi gözetleyen ve idare edendir.” 39 Zümer :62.

“Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” 46 Ahkaf 33

“Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O’ndan isterler. O, her an yeni bir ilâhî tasarruftadır. ” 55Rahman : 29.

            Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!          Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz. 56 Vakıa : 63-65.

            Tevhidin karşıtı olan şirk ise, sözlükte “ortak koşmak, ortak olmak” manasına gelir. Şerik de “ortak” demektir, İslam dininde, Allah Teâla’ya zatında, sıfatlarında, fiillerinde veya kendisine ibadet edilmesinde ortak tanımak, bu noktalarda O’nun benzeri, dengi, ortağı olduğunu söylemek şirktir. Şirk ise en büyükgünahtır. Cenab-ı Hak, “Şüphe yok ki Allah kendisine ortak koşulmasını affetmez.Bundan başka dilediği kimselerin günahını bağışlar.” 4 Nisa :116.         Şüphe yok ki tövbe kapısı daimaaçıktır. Şirkten dönmek, o inancı bırakıp tevhide bağlanmak, başka bir deyişle Müslüman olmak demektir.

       Şirke karşı tüm insanları uyaran bazı Ayet-i kerimelerin meallerini de şöyle sıralayabiliriz:

“De ki: Ey kitaplılar! Geliniz, bizim için de, sizin için dedoğru olan bir sözüzerinde birleşelim: Allah’tan başkasına tapmayalım, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ıbırakıp da kimimiz kimimizi rab edinmesin.” 3 Ali İmran : 64

             “… Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” 4 Nisa :136

“Rabbine kavuşmayı uman kimse, sâlih amel işlesin ve Rabbine ibâdette hiçbir kimseyi ve hiçbir şeyi ortak tutmasın...” 18Kehf : 110.

Hani hatırla ki; Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: Ey Evladım! Allah’a şirk koşma! Muhakkak ki şirk büyük bir zulümdür"  31 Lokman: 13.

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.” 39 Zümer 3.

            De ki: “Ey cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?”Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “Eğer Allah’a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun.” 39 Zümer :64-65

Tevhit inancının hayatımıza birlik, beraberlik ve kardeşlik olarak yansıması temennisiyle, Allah’a emanet olun.

Bu yazı toplam 10266 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.