1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Teşkilatta Yaşanan Kırılmaların Nedenleri !
Teşkilatta Yaşanan Kırılmaların Nedenleri !

Teşkilatta Yaşanan Kırılmaların Nedenleri !

MHP Genel Başkanlığı’nda değişimden yana olduğunu açıklayarak Meral Akşener’e verdiği destek nedeniyle MHP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanlığı...

A+A-

MHP Genel Başkanlığı’nda değişimden yana olduğunu açıklayarak Meral Akşener’e verdiği destek nedeniyle MHP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanlığı görevinden genel merkez kararıyla alınan Alper Yağcı, teşkilatta yaşanan kırılmaların nedenlerini ve izlenen politikadaki yanlışları anlattı.

7 Haziran 2015’de gerçekleştirilen Genel Seçimlerin ardından MHP içerisinde değişimden yana olan parti içi dinamiklerin harekete geçmesiyle başlayan Büyük Kurultay çağrısı bir anda MHP’de parçalanmaya neden olmuştu. Tüzük Kurultayı için 800 üst kurul delegesinin oyunun toplanmasının ardından gerçekleştirilen başvurular dönemin MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un itiraz talebiyle mahkemeye başvurusunun ardından askıya alınmıştı. Bu gelişmelerin ardından Tüzük Kurultayı için imza veren parti yöneticileri genel merkez tarafından görevden alınmıştı. Görevden alınan o isimlerden biri olan MHP Afyonkarahisar Merkez İlçe Eski Başkanı Alper Yağcı, gelinen noktada değişimden yana olanların haklı olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.

“SEÇİM BEYANNAMESİNDEKİ YAZILI KARARA KENDİLERİ UYMADILAR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Genel Merkez yapısının kendi içerisinde aldığı kararların parti tabanında ve seçmeninde karşılık bulmadığını şahit olduklarını belirten Alper Yağcı; “Referandum süreci başta olmak üzere Sayın Genel Başkan ve MHP’li yöneticilerin anayasa taslağını hazırlayan milletvekilimizin daha önce başkanlık, yarı başkanlık, partili cumhurbaşkanlığı konusunda ortada birsürü beyanatları, twetleri, açıklamaları varken 6 ay içerisinde neyin değiştiği, bize icra edilmeden, açıklanmadan birden partili cumhurbaşkanlığına evet deyişi ülkücü tabanda bir karşılık bulmamıştır. Nitekim mecliste yapılan oylamalarda MHP’nin sağduyulu milletvekilleri ‘1 Kasım’da sahaya indiklerinde MHP’nin seçim beyannamesine resmi olarak partili,  yarı partili veya yarı başkanlık dahil olmak üzere her türlü başkanlık sistemine karşıyız ve uygun bulmuyoruz’ maddesine uygun olarak hareket ederek hayır oyu kullandı ama şu an gelinen noktada MHP’nin Genel Merkez politikası anlamında evet oyu kullanılmasıyla birlikte genel merkez politikalarını benimsemeyen milletvekilleri, parti mensubu eski önemli isimler, 4 genel başkan adayı ve görevden alınan teşkilat mensupları olarak bizler de referandumda hayır oyu verilmesi için sahaya ineceğiz” dedi.

“ANKETLERE GÖRE MHP TABANININ YÜZDE 90’I HAYIR DİYOR”

Alper Yağcı, MHP’de değişimden yana olduğu için Tüzük Kurultayı ve Büyük Kurultay için verdikleri destek sonrasında MHP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanlığı görevinden alındığını hatırlattı.  Yağcı; “Biz bugün itibariyle Milliyetçi Hareket Partisi’nin hem 1 Kasım seçim beyannamesinde verdiği taahhütteyiz hem de Milliyetçi Hareket Partisi’nin 6 ay öncesinde ve geçmişe dayalı bütün söylemlerinde Başkanlık, Partili Cumhurbaşkanlığı ve yarı başkanlığa nasıl karşı çıktıysak MHP’nin özünde olan bu sözlere sahip çıkmaya devam ediyoruz. Biz bu söylemlerimize sahip çıkmaya devam ederken maalesef Genel Merkez sebep ve sonuç anlamında seçmenine doyurucu bir bilgi vermeden evet yönünde tercihi ve ısrarını devam ettiriyor. Yapılan tüm anketlerde gözüktüğü gibi bizim halkın içine girdiğimizde de gördüğümüz gibi özellikle MHP’li seçmen üzerinden söylemek gerekirse yüzde 90’a yaklaşan bir hayır diyecek seçmen kitlesi oluşmuş durumda” değerlendirmesinde bulundu.

“225 TEŞKİLAT MUHALİF TUTUMLARI NEDENİYLE GÖREVDEN ALINDI”

Genel merkez politikalarındaki yanlışlıkların teşkilatlarda da hissedilmesinin ardından görevden almaların yaşanmasıyla birlikte yaşanan sıkıntıların da hat safhaya ulaştığına da değinen MHP Merkez İlçe Eski Başkanı Alper Yağcı; “Malumunuz üzere büyük kurultay için imza veren üst kurul delegelerinin teşkilatlardaki görevlerine son verildi. Ben de imza verdiğim için yönetim kurulundaki arkadaşlarım ile birlikte görevden alındım. Geçtiğimiz ay ise anayasa değişikliği paketiyle ilgili olarak ‘Genel Başkan’ın kararı teşkilatı bağlamaz’ sözü nedeniyle İl başkanı Raşit Demirel’de görevden alındı. Benim yerime göreve atanan mevcut Merkez İlçe Başkanı Mehmet Karagöz’e İl Başkanlığı için yetki verildi. Yaşanan bu gelişmeler MHP’de sık yaşanan bir durum değil ve sonuç itibariyle de zor bir süreç. Her gün sayısı değişmekle birlikte 225 teşkilat muhalif olarak hareket ettiği gerekçesiyle bir kısmı da anayasa oylamasına İl Başkanı Raşit Demirel’de olduğu gibi hayır diyeceğini açıklaması nedeniyle görevden alındılar. Genel Merkez yöneticilerinin referandum konusundaki ısrarı, referanduma olan inançları, demokrasiye olan inançları ve halka anayasadaki 18 maddelik değişikliği sorma ısrarına önce kendi delegasyonumuz ne diyor? Bu kadar imza veren delegasyon bize acaba hangi mesajı vermek istiyor diyerek olağanüstü kurultayı imzaya bırakmadan kendilerinin yaparak bir demokrasi örneğini göstermelerini beklerdik. Ancak böyle bir beklentiye cevap verilmediği gibi bu konuda kendileri ile aynı düşünmeyen insanlar olarak nitelendirdikleri teşkilatları tek tek kapattılar” eleştirisinde bulundu.

“TEŞKİLATINIZI YOK SAYDIĞINIZ ZAMAN LİDER OLMA ZAFİYETİNİZ ORTAYA ÇIKAR”

Afyonkarahisar İl Yönetimi için Mehmet Karagöz’ün bu görev için yetkilendirildiğini biliyorum ama böyle bir dönemde yönetim kadrosunu oluşturmak zor” diyen MHP Merkez İlçe Eski Başkanı Alper Yağcı; “MHP her şeyden önce bizim partimiz, ülkücülerin partisi, rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in bize emanet ettiği, tüm ülkücülere emanet ettiği bir parti. Elbette ki lider, teşkilat, doktrin, MHP’de ülkü ocakları geçmişi olan insanların çok önemsediği bizim de ülkü ocakları geçmişimiz olduğu için çok önemsediğimiz bir durum. Yalnız lideri var eden teşkilatlar ise teşkilatınızı yok saydığınız zaman da lider olma özelliğinizde bir zafiyet olduğu da ortaya çıkar. Biz teşkilatların sözünün dinlendiği, fikirlerinin alındığı bir demokrasi örneğinin olduğu Milliyetçi Hareket Partisi’nin var olması için mücadele ettik. Yeri gelmişken şunu da ifade etmekte fayda var 2012 kongresinde de ben üst kurul delegesi idim. 2015’de genel başkanın tek aday olduğu kongrede de üst kurul delegesiydim. Olağanüstü büyük kurultay çağrısı yapmak için imza toplanan süreçte de üst kurul delegesiydim. 2012’te bir dönem daha genel başkan olması yönünde oy kullandığımızda ülkücü irade olarak değerlendirilirken, neden imza verip olağanüstü kongre olması konusunda beyan ortaya koyduğumuzda hain olduk, neden biz 2015 yılında genel başkana oy verirken başarılı teşkilatlar arasında yer alırken, imza verdikten sonra neden başarısız, muhalif bir teşkilat olarak görevden alındık. Tüm bu soruların yanıtları muallakta olan konular ve yanıtlarını da hala alabilmiş değiliz” dedi.

“AKŞENER FETÖ’CÜ OLSAYDI SEÇİM HÜKÜMETİNDE BAKANLIK TEKLİF EDİLMEZDİ”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye olağanüstü genel kurul çağrısı yapan muhalif kanatta yer alan isimlere yönelik yaftalama girişimlerinin olduğunu da belirten Yağcı; “Genel Başkan adaylığını açıklayan isimler arasında en güçlü isim Meral Akşener olarak görünüyor ve Akşener, FETÖ ile bağlantılıymış gibi beyanatlar veriliyor. Yaptıkları bu algı ile de muhalefet kanadını dağıtmaya çalışıyorlar. 2012 yılındaki kongrede Koray Aydın genel başkan adayı olmuştu ve ben kendisini desteklemiştim çünkü bir değişimin olmasını istiyordum. MHP’nin kendi yayın organı olan Ortadoğu Gazetesi’nde Koray Aydın’ın dönemin Zaman Gazetesi yöneticileri ile görüşmeleri boy boy manşetten verildi ve FETÖ mensubu olduğu iddia edilmişti. Bugün de en güçlü aday olan Meral Akşener olduğu için aynı ithamlar ona yapılmaya çalışılıyor. Bu oyunun bozacak bir şeyi hatırlatmakta fayda görüyorum. 7 Haziran Seçimi sonrasında alınan erken seçim kararı sonrasında MHP’den 3 isme seçim hükümetinde bakanlık teklifi yapıldı. Bu 3 isimden bir tanesi Meral Akşener’dir. 1 Kasım2015 çok uzak bir tarih değil daha 1 yıl geçti. 15 Temmuz Darbe Girişiminin olduğu o hain geceden 6-7 ay öncesinde yaşandı. Pekii AK Parti, Meral Akşener’in böyle bir yapının içerisinde olduğunu bilerek mi bakanlık teklif etti? Öngörü olarak söylenecek bir sözdür bu Tuğrul Türkeş kabul etti ve halen bakan olarak görev yapıyor. Meral Akşener’de seçim hükümetinde bakan olmayı kabul etseydi hala milletvekili ve bakan olarak görev yapıyor olacaktı” değerlendirmesinde bulundu.

“BAHÇELİ MHP’Yİ REFAHA KAVUŞTURACAKSA GENEL KURUL KARARI ALMALI”

Meral Akşener’e yönelik yapılan ithamların ardında yatan nedenleri de aktaran Yağcı; “Meral Akşener’in taraflı tarafsız her kesimden insanı kucaklayacak bir kimliğinin olduğunu ve merkez sağdaki muhafazakar kesimleri de kendisine çekebilecek bir yeterliliğinin farkında olanların Meral Akşener’in genel başkanı olduğu MHP’nin anketlerde yüzde 25 ile 35 arasında oy alabileceğine ilişkin sonuçların ardından 15 Temmuz sonrasında böyle ithamlarda bulunulmaya çalışıldı. Görüyorsunuz ki MHP’nin seçim beyannamesine ve sözlerine sahip çıkan insanların başında gelen Meral Akşener, anayasa paketine referandumda da hayır demek için Yalova ve Antalya’da başlattığı MHP tabanı ve muhafazakar kesimin neden hayır demesi gerektiğini anlattı. Referanduma kadar da Afyonkarahisar’da dahil olmak üzere bir çok şehirde çalışma yapacak. Biz MHP Genel Merkezinin ithamlardan, söylemlerden sıyrılıp gerçeklerle yüzleşmesi adına 47 yıllık MHP’yi daha ileriye götürebilmek için delegasyonun verdiği karara genel başkan kendisi seçildiğinde saygı duyuyorsa yine aynı şekilde saygı duyup olağanüstü kongreyle MHP’de tekrar kendisi genel başkan seçilirse başımızın tacıdır ama başka bir aday genel başkan seçilecekse de onun üzerinde bir lekeleme yapmadan MHP’yi bir refaha kavuşturmasında fayda olacağını düşünüyoruz” dedi. 

“MAHKEMENİN VERDİĞİ DURUŞMA TARİHİNİ MANİDAR KARŞILIYORUZ”

Büyük kurultay yapılması için başlatılan imza kampanyasının sonrasında tüzük kurultayının dönemin Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un itiraz talebiyle mahkemeye başvurusunun ardından askıya alındığını belirten MHP Merkez İlçe Eski Başkanı Alper Yağcı, mahkemenin verdiği duruşma tarihinin de akıllarda soru işareti bıraktığını söyledi. Alper Yağcı; “Genel Başkanın ifade ettiği ve olması gereken genel kurul 18 Mart 2017’idi ama kısa bir süre kaldı hala bir hareketlilik yok. Bu saatten sonra da yetişmesi mümkün değil. MHP’de il kongreleri bitene kadar mevcut üst kurul delegeleri görevine devam eder yani ben ve görevden alınan tüm üst kurul delegeleri halen görevinin başındadır. Dolayısıyla 19 Haziran’da Ankara’da bir Tüzük Kurultayı gerçekleştirdik ve 10 Temmuz’da da genel başkanlık seçiminin olacağı bir kongre tarihi aldık. Ankara’da İlçe Seçim Kuruluna da başvurularımızı yaptık. Bu müracaatların yapıldığı esnada MHP Ordu Eski Milletvekili Cemal Enginyurt genel merkez adına Tüzük kurultayının incelenmesi ve iptali için bir mahkeme başvurusunda bulundu ve bizim Tüzük Kurultayımız otomatik olarak askıya alınmış oldu ve 10 Temmuz’da kongre yapamadık. Genel Başkan ise Bahçeli Sözü diyerek 10 Temmuz’da genel merkezin kongre yapacağını söyledi ancak sebebi ve sonucu açıklanmamak kaydıyla o kongreden de vazgeçildi. Tüzük Kurultayının incelenmesi ve iptali için açılan dava çok enteresandır ki 28 Mart 2017 tarihinde görüşülmek üzere duruşma tarihi verildi. Duruşma tarihi ile 2-9 Nisan tarihleri arasında referandum yapılacak olması nedeniyle oluşan tarih yakınlığı bizler tarafından çok manidar olarak anlaşılmıştır. Mahkeme incelemesinin ardından sakınca olmadığına karar vermesi durumunda 15 gün içerisinde kongre yapılması gerekiyor. Referandumda MHP Genel Merkezi tarafından evet oyu kullanılacağının açıklanması genel merkeze evet için çalışmazsan muhaliflerin lehine karar çıkabilir uyarısı olarak görülebilir” değerlendirmesinde bulundu.

“MHP DIŞINDA BİR OLUŞUM OLMAYACAK”

Değişimi isteyen Genel Başkan Adayları, milletvekilleri, ülkü ocakları başkanları ve üst düzeyde görev almış isimlerin katılımı ile 18 Şubat’ta Ankara’da bir toplantı gerçekleştirilerek yol haritasının çizileceğini ve referandumda hayır oyu kullanılması için halkı bilinçlendirmek adına sahaya inileceğini belirten Yağcı, referandumdan çıkacak sonucun da kendileri için önemli bir değerlendirme ortamının oluşmasını sağlayacağını söyledi. Yağcı; “18 Şubat’tan sonra bağımsız bir yapı değil, tüm ülkücü hareketi kucaklayacak bir yapıyla bu seçim ziyaretleri ortaya konulacaktır. Biz MHP’nin bekasını, geleceğini düşünerek çok daha ileriye gitmesi açısından Meral Akşener’in doğru bir isim olması sebebiyle destekliyoruz. Meral Akşener’e, delegasyonun ve MHP üyelerinin aktardığı görüş de budur. Yapılan tüm mücadeleler MHP içerisinde devam edecektir. Amacımız kesinlikle yeni bir oluşum değil, MHP’de önce genel başkanlık sonra başbakanlığı alabileceğimiz güçlü bir MHP’yi meydana getirmektir. Bu nedenle ilk tur diyeceğimiz bir seçim atmosferi referandum olarak önümüze gelmiştir. Dolayısıyla MHP’de değişim olmasını isteyen tüm genel başkan adayları ve onlara destek veren üst kurul delegeleri hayır için sahada olacak. Sandıktan çıkan sonuç MHP’de değişim isteyenlerin ne kadar haklı olum olmadıklarını da ortaya koyacaktır. Bu sonuç bizim için çok önemli bir tartı olacaktır” diye konuştu.

Bu haber toplam 1996 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.