1. YAZARLAR

  2. Bülent Elitok

  3. Terör Ve Fitne
Bülent Elitok

Bülent Elitok

Yazarın Tüm Yazıları >

Terör Ve Fitne

A+A-

Terör nerden gelirse gelsin, nerede olursa olsun, kime yapılırsa yapılsın; terör terördür. Hepsini kınıyoruz! Biz terörden en fazla çeken milletlerden biriyiz. Fitne çıkartılırsa, kaçınılmaz sonuçtur terör. Dolayısıyla, her kim ki fitne çıkarıyorsa, bir gün terörle yüzleşeceğini bilmelidir.

Bizim inancımız terörü de terörü besleyen fitneyi de şiddetle yasaklamıştır. Asla bira araya gelemeyecek unsurlardır; terör, fitne ve İslam.

"İslâm evrensel bir din olduğundan son din olmuştur. Onun peygamberi Hz. Muhammed de son peygamberdir. İslâm tebliğ edilmeye başlandığı günden zamanımıza kadar, hiç değişmeyen ilkelerini bütün insanlığa takdim etmiştir. İslâmî kaynaklara göre din, “Akıl sahiplerini kendi hür iradeleriyle peygamberlerin getirdiklerini kabul etmeye davet eden ilâhî emirler manzumesi” olarak tanımlanmıştır. Genel olarak din kelimesi, bir bireyin ya da toplumun doğru kabul ettiği veya eylem ve davranışların onunla düzene sokulduğu bir şey anlamında kullanılmaktadır. Din, Allah’ın kendi merhamet, adalet ve hikmetini dünyaya öncelikle ve doğrudan dinin kurucusu aracılığıyla kendi vahyinde gösterdiğine olan inanca ya da emin olmaya dayanmaktadır. Bu bağlamda İslâm dininin asıl doğasında cebir ve şiddete yer bulmak olanaksız gözükmektedir. Dini yaymak ve anlatmak amacıyla ele silah almak ve teröre bulaşmak, ancak İslâm’ın evrensel mesajını çarpıtarak anlamakla mümkündür. İslâm’ı bu şekilde çarpık, vahyi temellerinden yoksun olarak anlayanların içine yuvarlandığı şiddet ve terör batağı, her türlü terör batağından daha tehlikelidir. Çünkü, bu batağa saplanan bireyler yaptıkları eylemleri din için, Allah’ın buyruklarını yerine getirmek için yaptıklarına inanmaktadırlar. Bu inanç tarzı ise, işlenen cinayetlerin meşru ve doğru olup olmadığı tarzındaki bir sorgulama sürecinin daha ilk başta engellenmesine yol açmaktadır" diyor  Selim ÖZARSLAN Hoca bilimsel makalesinde  (Terror And View of Islam About Terror Than Theological Perspective).

İslam kelimesinin ifade ettiği manalar nedir?

1- İslam: Arapçada harp ve münazaanın (ağız kavgasının) zıddı olan silm ve istİslam manalarına gelir.

2- İslam: Müsalemet, Mütavaat, İnkiyad, İhlas anlamlarına da gelir.

3- İslam: Silme koymak veya silme, yani barışa girmek, selam vermek anlamlarını da içine alır.

Bütün anlamları selam ve selamet kelimelerinin anlamları ile ilişkilidir.

Bu anlama göre İslam genel olarak itaat, teslimiyet, boyun eğmek, samimiyetle bağlanmak hakkında kullanılabilir.

Yalnız Hakka, Allah’a teslimiyettir. Allah’tan ve Haktan başkasına boyun eğip, teslim olmak ise İslam’a aykırıdır. “Kim ki, bir cana karşılık veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık (ceza) olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ OLUR. Her kim de bir hayatı kurtarırsa BÜTÜN İNSANLIĞI KURTARMIŞ GİBİ OLUR” (Mâide Sûresi, 32)buyurmaktadır.

Kur’an, terör ile birlikte her türlü fitne ve fesadı da lanetlemiştir. Kur’an-ı Kerim, fitne çıkartan, toplum hayatında fitneye vesile olan ve yönetime geçtiği zaman fitne tohumları ekenlerin ifsat ve şerlerine dikkati çekmiş, bozgunculuğun dehşetini, fitnenin vahametini açık bir biçimde ortaya koymuştur : “ O yeryüzünde iş başına geçti mi, orada fesat çıkarmaya, ekini ve zürriyeti kökünden kurutmaya koşar. Allah fesadı sevmez” (Bakara Sûresi 2/205).

Kur’an, fitneyi de yasaklamıştır. Bir Ayet-i Kerimede Cenab-ı Hak :“Fitne, zulüm ve baskı adam öldürmekten daha korkunçtur” (Bakara Sûresi, 217 ) buyurmaktadır. Kur’an’ın bu gibi ayetlerinden tam istifade eden bir Müslüman’ın ruhunda düşmanlık, kin, vahşet yoktur. En büyük düşmanıyla bir nevi kardeşliği vardır.Mümin, “Yaratılanı hoş gördük, Yaratandan ötürü” hakikatini kabullenir. Mümin, muhabbet fedaisidir.Husumete vakti yoktur. .Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim de, bir kısım insanların zararlarının diğer bir kısım insanlar tarafından engellenmesi neticesinde mabetlerinin zararlardan korunduğunu ifade ederek, inanların dikkatlerini zararların önlenmesine çekmektedir: “.... Çünkü, Allah insanları birbirlerine karşı savunmasız bıraksaydı, şüphesiz o zaman, içlerinde Allah’ın isminin çokça anıldığı manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler (çoktan) yıkılıp gitmiş olurdu” (Hac Sûresi, 40). “Fitneden kaçının ! Çünkü o esnada dil, kılıç darbesi gibidir.” (İbn-i Mace, Fiten,24 ) “Şurası muhakkak ki, bir fitne, bir ayrılık ve bir ihtilaf olacak.Bu durum gelince Uhud’a kılıcınla git! Kırılıncaya kadar onu taşa çal. Sonra evinde otur. Hatta sana günahkar bir el veya ölüm gelinceye kadar (evinden çıkma)” (İbn-i Mace, Fiten, 24) “Kıyametten hemen önce karanlık gecelerin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mümin olarak sabaha erer, akşama kafir olur ; mümin olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem’in iki oğlundan hayırlısı olsun(ölen olsun, öldüren değil ) ( Ebu Davut, Fiten 2, Tirmizi, Fiten 33).

Görüşmek dileğiyle...

Bu yazı toplam 612 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.