1. HABERLER

  2. AFYON HABER

  3. “Teleferiğe değil 140 bin yolcu garantisine karşıyız”
“Teleferiğe değil 140 bin yolcu garantisine karşıyız”

“Teleferiğe değil 140 bin yolcu garantisine karşıyız”

Saadet Partisi haftalık basın toplantılarını sürdürüyor. Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan idaresinde düzenlenen toplantıda gündeme dair açıklamalarda bulunuldu. Arslan, Afyonkarahisar kalesine yapılması planlanan teleferiğe değil firmaya v

A+A-

 

Arslan açıklamasında,  Saadet Partisi olarak amaçlarının ülkede ve tüm dünyada iyinin, doğrunun, faydalının ve güzelin yapılmasını sağlamak olduğunu söyledi. Arslan şöyle devam etti: “Teleferiğe değil 140 bin yolcu garantisine karşıyız. Bu minval üzere, geçen hafta yaptığımız basın açıklamasında, “kaleye yapılacak olan teleferiğe karşı olmadığımızı ancak, verilen müşteri garantisinin yanlış olduğunu belirtmiştik. Yıllık 140 bin müşteri garantisi. Bu rakamın çok fazla olduğunu bir kere daha ifade etmek istiyorum. Belki ilk yıl bu rakam tutabilir, ama sonraki 24 yıl cebimizden para ödemek zorunda kalırız. Yazık, günah, yol yakınken vazgeçin. Prensip olarak bu yolcu, müşteri garantili işlerden vazgeçin. Bu işlerden hep biz zararlı çıkıyoruz.”

SEVGİ YILI PROJESİNİ DESTEKLİYORUZ

Valiliğin ‘Sevgi Yılı’ projesini desteklediklerine dikkat çeken Arslan: “Biz bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak, inancımız gereği yapıyoruz. Sayın belediye başkanına düşman olduğumuz için değil. O’nu sevmediğimiz için de değil. Biz kişilere değil, yanlış olan icraat ve düşüncelere karşıyız. Biz her zaman sevgi ve kardeşlik diyoruz.  Sayın valimizin belirlemiş olduğu ‘Sevgi Yılı’ projesini önemsiyor ve destekliyoruz. Özellikle siyasiler arasında olan gerilimin, mutlaka düşürülmesi gerektiğine söylüyoruz. Bu bağlamda siyasi parti liderlerinin bir araya gelebilmelerinin çok önemsiyoruz. Bu konuda sorumluluğun daha çok iktidarda olduğunu da hatırlatıyoruz. Biz her zaman, siyasi partileri, bir birinin düşmanı değil, sadece rakibi olduğunu belirtiyoruz. Farklı düşüncelere sahip olmamız, düşman olmamızı gerektirmez” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İPTAL EDİLSİN

İstanbul sözleşmesinin iptal edilmesi gerektiğini dile getiren Arslan: “İmzalanan İstanbul Sözleşmesi ve çıkartılan 6284 sayılı kanunun ardından, kadına şiddet olaylarının her yıl artış gösterdiği gibi, kadın cinayetleri de 5 kat arttı. Türkiye Aile Meclisi’nin açıkladığı istatistiklere göre, 2015 yılında, 269 bin 159, 2016 yılında 318 bin 363, 2017 yılında 410 bin 934, 2018 yılında 516 bin 132, 2019 yılında ise 553 bin 463 olmak üzere, toplamda yaklaşık 2 milyon baba,  kadının beyanı esas alınarak evinden uzaklaştırıldı. Şimdi erkeği evden uzaklaştırınca kadını korumuş mu oluyoruz? Yoksa tehlikelere karşı daha açık hale mi getiriyoruz? Bu yapılan aileyi yok etmekten başka ne işe yarar? Bu kanunlar, aileyi ayakta tutmak için değil, yok etmek için planlanmış kanunlardır. Kadına şiddeti önlemek gibi kulağa hoş gelen süslü lafların arkasındaki amaç, aile yapımızı bozmak ve yok etmektir. Eğer maksadınız aileyi ve kadını korumaksa, erken yaşta evlenen ve mutlu olan insanlara neden ceza veriyorsunuz? Erken yaşta evlendiği için, haklarında kamu davası açılan ve yıllar sonra cinsel istismar suçundan hapse atılan 8 bine yakın kişi ceza evinde. Kocalarını bekleyen kadınları her türlü tehlikeden kim koruyacak? Söz konusu durum ailelerin dağılmasına, çocukların psikolojisinin bozulmasına ve sayısız mağduriyete sebep oluyor.  Ayrıca İstanbul Sözleşmesine göre erken yaşta evlenmek suç, ancak erken yaşta cinsel ilişkide bulunmak suç değil. Sadece bu bile, bu sözleşmenin ne amaçla hazırlandığının apaçık göstergesidir. Buradan bütün yetkililere sesleniyoruz, İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı kanunu derhal iptal edin” dedi.

GAZA GELMEYELİM, AKLISELİMLE HAREKET EDELİM

Dış politikayla ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Arslan: “Beşşar Esad güçlerinin İdlib'de Mehmetçiğe yönelik saldırısını lanetliyoruz. Bu alandaki gelişmelerin endişe verici olduğunu, gerginliğin müzakere ve diyalogla çözülmesi gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyoruz. Soçi ve Astana yok demek ister istemez savaşa sürüklenmek anlamına gelebilir. Türkiye’nin Suriye ile savaşa girmesini arzu eden çevrelerin taktiklerine dikkat etmek gerekir. Bizi beklemediğimiz yerden vurabilirler. ABD’nin bölgede oynadığı oyunu tam olarak idrak etmezsek, aldatıcı politikaları bizi yanlış politikalar uygulamaya teşvik eder. ABD’nin amacı ‘Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Bu ABD’nin vazgeçilmez politikasıdır. ABD’ye hiçbir zaman güvenilmez.” Bazen bizim askerlerimize saldırı oluyor. Bazen de bizden oluyor. Merak ediyorum biz veya birileri bu saldırının kimler tarafından yapıldığını biliyor mu? ABD’nin kışkırtması da olabilir. Bu hükümet yanlış yaptığı zaman uyarırız. Aldıkları doğru kararlarda yanlarında olduk ama Allah rızası için, lütfen bir daha düşünün. Gaza gelip yanlış kararlar almayalım. Suriye'yi vurmak yok etmek bize fayda sağlamaz. Suriye konusunda en büyük kazancı, israilin sağladığını göz önünde tutalım. Bölgede akacak olan kan sadece İsrail’i memnun edecektir. Bu düşüncelerle hepinize teşekkür ediyor, hayırlı günler diliyorum” şeklinde konuşmasını tamamladı.

>> İZZET IŞIK

Bu haber toplam 4963 defa okunmuştur
Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.