1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Teknoloji Bağımlılığı
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Teknoloji Bağımlılığı

A+A-

Teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz 21. yüzyılda, bir nevi zarurete dönüşen bilgisayar ve internet kullanımı, artık hayatımızın vazgeçilmez alışkanlıkları arasında yer almaktadır. 

Nitekim, “We Are Social ve Hootsuite” tarafından 238 ülkeden toplanan verilerle hazırlanan “Digital in 2017 Global Overview” adlı Rapor’da yer alan istatistiklere baktığımızda; 

Dünya nüfusunun yarısından fazlası artık en az 1 adet akıllı telefon kullanıyor; üçte ikisi en az bir cep telefonu sahibi. Dünya nüfusunun neredeyse yarısı olan 3.773 milyar kişi internet kullanırken, bu kullanımın yarısından fazlası cep telefonundan yapılıyor. İnternet kullanan nüfusun 2.80 milyarı da aktif sosyal medya kullanıcısı. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise, Ülkemizde bilgisayar ve internet kullanımı, 2016 yılında sırasıyla %54,9 ve %61,2 iken, 2017 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla %56,6 ve %66,8 düzeyinde. Hane halkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre de, 2016 yılının Nisan ayında hanelerin %76,3’ü evden internete erişim imkânına sahipken, bu oranın 2017 yılının aynı ayında %80,7’ye yükseldiği görülmektedir.

Söz konusu verileri, teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmanın ötesinde bizleri bir nevi esareti altına aldığını göz ardı etmeden irdelememiz gerekir.

İnternetin temel ortaya çıkış amacı, bilgiye kolay, ucuz, hızlı ve güvenli ulașmak, iletişim süreçlerini kısaltmak suretiyle kolaylaștırmak olmasına rağmen, gelinen nokta itibariyle internetin tahmin edilenden de hızlı yaygınlașması, hem amacı dışında aşırı kullanılmasına, hem de yeni bir bağımlılık türü olarak niteleyebileceğimiz internet bağımlılığına yol açmıştır. 

Ülkemizde de internet bağımlılığı problemi, daha ziyade bu teknolojiye daha yatkın ve hâkim olan gençler ile çocuklarda görülmektedir. Şöyle ki, özellikle genç nüfusumuzun yüksekliği, gelişmekte olan bir ülke olmamız nedeniyle, internet kullanımının giderek yaygınlașması, işsizlik ve internet kafelerin kontrolsüzce çoğalması gibi unsurlar, söz konusu bağımlılığın artmasına yol açmıştır.

“Bağımlılık”, kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz yaşayamaması olarak tanımlanabilir. “İnternet bağımlılığı” ise Dr. Kimberly Young’a göre, internetin aşırı kullanılması isteğinin önüne geçilememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında aşırı sinirlilik hali ve saldırgan tutumlar nedeniyle kişinin iş, sosyal ve ailevi hayatının giderek bozulmasıdır. 

İnternet kullanımına sınırlama getirememe, yol açtığı sosyal ve fizyolojik sorunlara rağmen kullanmaya devam etme ve erişimin kısıtlandığı durumlarda yoğun endişe duyma gibi belirtilerle kendini gösteren bu bağımlılık türü, genel olarak “teknolojik bağımlılıklar” başlığı altında ele alınmaktadır. 

İnsan-makine etkileşimine dayanan ve televizyonun yanı sıra telefon, tablet, bilgisayar oyunları, oyun konsolları, internet ve sosyal medya uygulamalarını içeren teknolojik bağımlılıklar; televizyon izleme gibi pasif bir bağımlılık şeklinde olabileceği gibi, bilgisayar oyunları oynama gibi aktif bir bağımlılık şeklinde de olabilir. 

Hiç şüphesiz teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydalar bulunmaktadır. Ancak, kişinin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması, teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanmaya başlaması çok ciddi zararlara da yol açabilir. Örneğin; teknoloji kullanım süresinin artmasıyla birlikte bireylerin duyarlılıkları azalacağından, genel sağlık düzeyleri de düşebilir. Bu bireylerde depresif, kaygı içeren, düşmanca, korku dolu, şüpheci düşünceler artabilir. 

Yapılan araştırmalar, internette fazla zaman geçiren, özellikle tabletlerini ve cep telefonlarını ellerinden düşürmeyen bilhassa çocuk ve gençlerin giderek yalnızlaştığını ve yüz yüze ilişki kurmakta güçlük yaşadıklarını da ortaya çıkarmıştır. Maalesef, Ülkemizde öğrencilerin bilgisayar/internet, cep telefonu ve televizyon ile geçirdikleri günlük ortalama süre yaklaşık 5-6 saattir. Bunun yanında ders dışı kitap, dergi ve diğer yayınları okuyarak geçirdikleri günlük ortalama süre ise 1 saat civarındadır.

Günlük internet kullanım süresi arttıkça bağımlılık düzeyi de artacağına göre öğrencilere, belirli süreler içerisinde internet kullanma alışkanlığı kazandırılabilir. Bağımlılığa engel olmak için bilgisayar ve internet kullanımını tamamen engellemek yerine ilgililerin bu teknolojileri doğru kullanması konusunda bilinçlendirilmeleri gerektiği unutulmamalıdır.
Bu bağlamda ebeveynlerin üzerine de birtakım görevler düşmektedir. Ailelerin çocuklarının olası teknoloji bağımlılığını engellemesi için sahip oldukları en önemli güç, onlarla kuracakları sağlıklı iletişimdir. Bunun için de öncelikle ebeveyn ve önemli diğer rol model yetişkinlerin teknoloji bağımlısı olmaması gerekir. 

Bununla birlikte, çocuklarının akran grupları içerisinde sosyalleşmesini sağlama; onları yetenek ve ilgi alanlarına uygun sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirme; TV veya internet benzeri teknolojik alet merkezli ev düzeni kurmama; çocuklarının kontrolsüz ve uzun süre internet kullanmasına izin vermeme; onları teselli etmek veya ödüllendirmek için teknolojik araç-gereçleri kullanmama şeklinde birtakım tedbirler alınabilir.
 

Bu yazı toplam 10343 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.