1. YAZARLAR

  2. Turgay Şahin

  3. Sivil Anayasa Hedefimiz
Turgay Şahin

Turgay Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

Sivil Anayasa Hedefimiz

A+A-

[reklam1]

2014 benim için sivil anayasanın yapılamadığı bir yıl olarak kayda geçti.

 

Demokratik uzlaşma kültürünün eksikliği mi yoksa sivil anayasa taleplerinin samimiyetsizliği mi derseniz ben oyumu ikinciden yana kullanacağım.

 

Demokrasi, insan hakları, modern ve açık toplum nutuklarının atıldığı; siyasi rakiplerin bu kavramlara sahip çıkmamakla suçlandığı ülkemde iş sivil anayasaya gelince nedense ıslık çalarak başka yöne bakma durumu sözkonusu…

 

Şakayla karışık; geçtiğimiz yıllarda Angola bile sivil anayasasını yaptı, üstelik hiç de fena olmayan bir anayasa dediğimizi hatırlıyorsunuz. Hatta yargı bölümünün düzenlenme şeklinin örnek alınabileceğini belirterek bir de Türkiye Sivil Anayasası için Yargı bölümü teklifi bile hazırladık.

 

Bizdeki darbe mahsulü ve otoriter anayasanın aksine Angola anayasasında, yargı bölümünde barolara ve avukatlara da yer verilmiş. 1982 Anayasası metnini önünüze alın “avukat” kelimesini aratın; hiçbir sonuç alamayacaksınız!

 

Her neyse, halen darbe mahsulü bir Anayasaya sahip olmanın utancını dile getirdiğimizde bunun bir karşılığı, bir yansıması olması gerekmez mi?

 

Sivil ve demokratik bir anayasa için neler yapıyoruz? Sivil Anayasa için yeni kavramlara hazır mıyız? Yoksa halen darbe döneminin baskıcı, totaliter ve tek-tipçi kavramları mı dünyamızı şekillendiriyor?

 

“Ne kadar söz varsa düne ait! Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

 

Gerçekten sivil anayasa taleplerinin samimi olup olmadığını test etmenin en güzel metodu kişi veya kurumların söylemlerine bakmaktır: Hala 1982 anayasasının kavramları ile arası hoş, bu çerçevede düşünen ve bu kavramları kullanan birisinin sivil anayasa söylemi bizi aldatmamalı. Fırsat verirseniz muhtemelen eskisinden beter bir anayasa metni kaleme alacaktır !

 

Bu arada anayasayı sadece sivillerin yapması yetmez, ruhu da üniformalardan arınmış; sivil ve özgür düşünceli insanların; yaşadığımız coğrafyayı, milletini, tarihini ve misyonunu bilenlerin yazdığı bir metin olmalı ama içeriği de özgürlükçü, hukukun üstünlüğü idealinin gerçekleştiği, milletimizin tüm unsur ve özelliklerini dışarıda bırakmadan kuşatmış ve herkesin içine sinen bir metin de olmalı…

 

Sıradan bir mevzuat değil, şiirsel bir hukuk başyapıtı olmalı.

 

Başında Anayasa ibaresi yazan boş bir kağıt bile kabulümüz…

 

Ama sivil inisiyatifle hazırlanmış ve mutabakatla kabul görmüş olmalı…

 

Dağdaki çobanın da görüşü alınmalı, kürsüdeki akademisyenin ve uygulamacı hukukçunun görüşleriyle yetinilmemeli…

 

Eskilerin “efradını cami, ağyarını mani” dedikleri türden gerekli tüm hususların yer aldığı ama olabildiğince kısa ve öz bir anayasa olmalı…

 

Kendi öz değerlerimizin yansıdığı milli bir metin olmalı ama bundan sonra kendi anayasasını hazırlayacak milletlere de ilham verecek evrensel bir dille yazılmalı.

 

Boş tartışmalara meydan vermiş, milletimizi bölmüş ve ayrıştırmış, devletin ceberut baskılarına zemin ve gerekçe olan kavram ve düzenlemelerden arındırmalı.

 

Milli Egemenliğin mücessemleştiği, kerameti ve meşruiyeti kendinden menkul özerk kurum ve kuruluşların milli iradeye ortak edilmediği demokratik bir anayasa olmalı.

 

Kuvvetler ayrılığının doğru tanımının yapıldığı ancak parlamentonun bir adım önde olduğu bir sistemi getirmeli.

 

Bu sistemde Yasama gibi yürütme de doğrudan seçim ile belirlenmeli ama Yargı da mutlak suretle milli irade ile irtibatlandırılmalı, (öyle kurum için seçim illüzynu ile değil,  gerçek anlamda milli egemenliğin yansıdığı bir biçimde).

 

Yargı bölümü özenle düzenlenmeli, “Ankara’da Yargıçlar Var” dedirtecek adil, tarafsız ve bağımsız bir yargı inşa edilmeli; adalet ve tarafsızlık bağımsızlığa kurban edilmemeli…

 

Anayasa Yargısının mevcudiyeti tartışılmalı ama bu şekli ile bir yargı vesayet kurumu yapılmaksızın düzenlenebilecekse anayasada yer almalı aksi takdirde anayasa metinlerinin zorunlu unsuru olmadığı bilinmeli…

 

Başlangıç kısmı Anayasa’ya dahil midir? Hep tartışılır ama başlangıç metninin önemi de bilinir. Milli bir anayasa olduğu hususunun belirginleşmesi, milli hedeflerimiz ve ortak değerlerimizin vurgulanması için de başlangıç kısmı istiklal marşı olmalı…

 

“Ben ezelden beridir hür doğdum hür yaşarım

 

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım…” dizeleri ile de bitmeli…

 

Böyle “bir rüyam var”...

 

 

 

 

Bu yazı toplam 2307 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.