1. YAZARLAR

  2. Muammer Kavşak

  3. Sıla-İ Rahim
Muammer Kavşak

Muammer Kavşak

Bolvadin İlçe Müftüsü
Yazarın Tüm Yazıları >

Sıla-İ Rahim

A+A-

Akraba ve yakınları ziyaret etmenin, hal-hatır sormanın ve gönülleri almanın ifadesini kendinde bulan İslami ahlak terimidir.

İslamda insanlar arası ilişkilere önem verildiği gibi özellikle de yakından başlayarak anne-babanın ve diğer akrabaların ziyaret edilip gözetilmesi prensibi olarak son derece önemlidir. Halid bin Zeyd (Ebu Eyyup el- Ensari) Hazretlerinin rivayetine göre bir adam Hz Peygamber(sav) gelerek;  ‘’Ya Rasulallah beni cennete sokacak bir ibadet söyler misin?’’ dedi.  Rasulullah (SAV) şu cevabı verdi. ‘’Allah’a ibadet eder ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar,zekat verir ve sıla-i rahim edersin.’’ (Buhari,Zekat;1 ) 

Peygamber efendimizin bu kadar önemle üzerinde durduğu ve yapıldığı zaman Müslümanların cennete girmelerine  sebep olacağını haber verdiği sıla-i rahim; her türlü hayır işlerinde akraba ve yakınların görülüp gözetilmesidir. Gerek ayetlerde, gerekse hadislerde bunun, namaz ve zekat gibi farz ibadetlerden hemen sonra zikredilmesi, İslamdaki önemini göstermektedir. Alimler, sıla-i rahimde bulunmanın vacip olduğu görüşündedirler. Sıla-i rahimin terk edilmesi yani akrabalarla ilişkilerin kesilmesi büyük günah sayılmıştır. Cenab-ı Hak  şöyle buyuruyor: ‘’Allah’tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının’’ (Nisa Suresi ;1)  ‘’Fakat  Allahın tevhit akidesini kabul ettikten sonra onu bozanlar ve Allahın bağlanmasını emrettiği bağları koparanlar ve yeryüzünü fesada verenler var ya işte onlar; lanet onlara ve yurtların kötüsü cehennem de onlara’’ (Rad,21,25)  Ayet ve hadislerde geçen ‘’rahim‘’ (akraba) sözünün hangi derecede akrabayı içine aldığı hususunda farklı görüşler vardır. Bazılarına göre kendileri ile evlenilmesi haram olanlar, bazılarına göre varisler akraba sayılır. Bazı alimler de mahrem olsun olmasın kişinin bütün yakınları akrabadır demişlerdir. Bu görüş toplumsal dayanışma ve yardımlaşma açısından daha kapsamlıdır. Allahın ve Rasulünün emri olan sıla-i rahim’in nasıl yapılması gerektiğini de iyi bilmek gerekir.

 Sıla-i Rahim ‘in üç derecesi vardır.

1-    Akrabalara karşı güler yüzlü , tatlı sözlü olmak, karşılaşınca selamlaşmak, hal hatır sormayı ihmal etmemek,daima kendileri hakkında iyi  işler düşünmek ve hayır dilemektir.

2-    Ziyaretlerine gitmek, çeşitli konularda yardımlarına koşmak özellikle yaşlıları zaman zaman yoklayarak yapılacak işlerini takip etmek ve onları sevindirmektir.

3-    Akrabalara mali destek sağlamaktır. Buda en önemlisidir. Tabi ki bu yardımlar herkesten beklenmez. Hasta ve yatalak olandan akrabasını ziyaret etmesini istemek anlamsızdır. Fakir birisininden de akrabasına mali yardımda bulunmasını beklemek abes ve yanlıştır.  Zengin birisinin de sadece ziyaret etmesi , hal-hatır sorması ile bu görev yerine getirilmiş sayılmaz. Böyle zenginden akrabalarına mali destekte bulunması beklenir ve istenir. Bu destek  borç para vermekle olacağı gibi karşılıksız mali yardımla da olabilir.

Şu  halde; yakınları gözetmek deyince yukarıdaki saydığımız hallerden hangisine gücü yetiyorsa onu yapması beklenir. Yapabileceği görevi yapmamak müslümanı bu konuda sorumlu kılar. Yukarıda zikrettiğimiz ayeti kerimede Allah-u Teala ‘nın bu görevi yerine getirmeyenlere yönelttiği lanet unutulmamalıdır.

Peygamberimiz (SAV) şöyle buyuruyor: ‘’Her Cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah’a arz olunur. Yalnız sıla-i rahimde bulunmayanların amelleri kabul olunmaz.’’ (Ahmet b. Hambel, Müsned 2; 484) 

Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: ‘’Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin.’’ (Buhari, İlim: 37) ‘’Akrabalık arş’ta asılıdır. Der ki; Beni gözeteni Allah gözetsin, beni terk edeni Allah terk etsin.‘’

(Müslim, Birr ve Sıla: 17) ‘’Akrabalık bağlarını kesip koparan cennete giremez.’’ (Buhari, Edep: 11) ‘’Herkim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin.’’ (Buhari, Edep: 12) ‘’Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadakadır.’’ (Tirmizi, Zekat: 26) Akrabalarımız, özellikle hala, teyze, amca, dayı yakınlarımızdır. Aileden sayılır. Onlara karşı hal ve tavırlarımızı iyi ayarlamalıyız.

Peygamberimiz (sav); ‘’Teyze anne yerindedir.’’ (Tirmizi, Birr: 5) buyurmaktadır.  Yine amca da baba yerindedir. Bu  kadar yakın olan akrabalara karşı bazı yerine getirilmesi gereken görevlerin olması tabiidir. Bu görevlerden birisi olan ziyaretlere özel bir yer ayrılmasıdır. Başta bayramlar, dini geceler olmak üzere zaman  zaman  akrabaları ziyaret etmek hediye götürmek güzel davranışlardandır. Yapılan ziyareti iade etmek de gerekir. Müslümanı ziyarete  gelene gitmemek aradaki bağların  kopmasına sebeb olur. Ziyaretler bağları güçlendirir. Dargınlıkları  sona erdirir. Sevinç ve üzüntülerin karşılıklı paylaşılmasına, sıkıntılara beraber çare aranmasına sebeb olur. Özellikle yaşlılar yalnız kalmadıklarını, çevrelerinde kendilerini seven arayıp soran insanların bulunduğu inancı ile son yıllarını mutluluk içinde geçirirler.

Sıla-i rahimde dikkat edilecek hususlardan biri de şudur. İyilikte karşılık beklenmemeli , sadece iyilik yapana ziyaret yapılmamalı , unutana da,  akrabalık bağlarını koparana da ziyaret ve iyilik yapılmalıdır.

Peygamberimiz (sav ); ‘’İyiliğe  benzeri ile karşılık veren kişi tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla kişinin kendisiyle ilişkiyi kesenleri görüp gözetmesidir.’’ (Buhari, Edep, 15) buyurmaktadır.

İyiliğe karşı iyilik her kişinin halidir. Kötülüğe  karşı iyilik ise er kişinin halidir.
 

Bu yazı toplam 1089 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.