1. YAZARLAR

  2. Muammer Kavşak

  3. Şehitlik Ve Çanakkale Zaferi
Muammer Kavşak

Muammer Kavşak

Bolvadin İlçe Müftüsü
Yazarın Tüm Yazıları >

Şehitlik Ve Çanakkale Zaferi

A+A-

Vatan insanın hali hazırda üzerinde yaşadığı, geleceğe ümitle baktığı; geçmişte de acı-tatlı hatıralarının olduğu bir mekândır. Vatan; yüzlerce yıl üzerinde yaşanmış, uğrunda Şehitler verilmiş, kanla yoğrulmuş toprağın adıdır. Vatan; kendisi için can verilen ve üzerinde medeniyet kurulan yerin adıdır. Şair Mithat Cemal KUNTAY'ın diliyle;

 

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

 

Atalarımız bu vatanın, üzerinde medeniyetler kurarak, camileriyle, türbeleriyle, çeşmeleriyle, saraylarıyla, mezar taşlarıyla, hanlarıyla ve hamamlarıyla bu millete ait olduğunu tescillemişlerdir. Vatan olmadan Millet olmaz, Millet olmadan da Devlet olmaz. Milletin varlığı, vatanın bağımsız olarak varlığına bağlıdır. Namık Kemal ise Vatan Makalesinde vatan sevgisinin önemini şöyle dile getirir: “İnsan vatanını sever. Çünkü Allah’ın insanlara bahşettiği şeylerin en azizi olan hayat vatan havasını teneffüsle başlar. Bir diğer ifade ile, vatanı olmayan bir kimse, kendisine Allah’ın ihsan ettiği şeylerin en azizi olan hayattan yeteri kadar zevk alamaz. Demek ki; hayatın gerçek anlamıyla lezzetine varabilmenin ilk şartı bir vatana sahip olmaktır.” (Türk ve Türklük TSE Yayınları, s. 310-312 Ankara, 1994)

Vatanı korumak Rabbimizin ve dinimizin emridir. Vatanını savunmak için hazırlıklı olmayan, gerektiğinde vatanı, İstiklal ve hürriyeti için maddi manevi bütün varlığını ortaya koyamayan milletler tarih sahnesinden silinir gider ya da esir olarak yaşamaya devam ederler.

Şehitlik; Kişinin Allah yolunda, Allah rızası için canını feda etmesidir. Şehit ise, Allah yolunda canını veren kişidir. Cennete gireceğine şahitlik edildiği, Şehadet anında rahmet melekleri yanında olduğu ve Cenabı Allah’ın manevi huzurunda rızıklandığı için kendisine Şehit diye isim verilmiştir. Rabbimiz bu hususta şöyle buyuruyor: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilâkis onlar diridirler; Allah’ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehid kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.” (Ali İmran suresi, 169-170) Peygamberimiz (s.a.v) ise: “'İki göze ateş dokunmayacaktır. Biri Allah korkusundan ağlayan göz, diğeri de Allah yolunda gece vakti (karakol bekleyen nöbet tutan ) düşman gözleyen göz.” buyurmaktadır. (Tirmizi, Fedailü’l-Cihad, 12)

İnsan çalışarak çok çeşitli rütbeler elde edebilir. Şehitlik ise; hayat karşılığında ve inançla elde edilen bir mertebedir. Bu nedenle rütbelerin en üstünüdür Milletimize tarih sayfalarını süsleten, zaferden zafere koşmalarına sebep olan, 1071’de Anadolu kapılarını, 1453’te İstanbul kapılarını açtıran, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da düşmanı temizleme ruhu veren şehitlik ruhudur. 15 Temmuzda ise 250 Şehit ve 2193 Gazi vererek vatana sahip çıkma ruhu da yine milletimizin iman gücü ve vatan sevgisinin kalplerde zirve yapmasının tezahürüdür. Şehitlik olmadan vatan olmaz. Bugün üzerinde yaşadığımız bu vatanımız, atalarımızın her karışı için kan dökerek bize emanet ettikleri topraklardır. Mehmet Akif ERSOY’un İstiklal Marşımızda dile getirdiği gibi, cennet vatanımızı korumak bizim için vazgeçilmez hayati bir görevdir. Akif bu hususu şöyle dile getirir:

 

Arkadaş; Yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın.

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

 

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun incitme yazıktır, atanı:

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

 

Bizler vatanımızdan asla vazgeçemeyiz. Çünkü Çanakkale Savaşı, bizim var olup-olmama savaşımızdır. Ecdadımız, bu savaşta bütün dünyaya “Çanakkale Geçilmez” dedirterek savaşın neticesinin zaferle sonuçlanmasını sağlamıştır. Dün ecdadımızın, kendisine düşen görevi 250.000 Şehit vererek ifa ettiği gibi bugün de bizler vatanımızı korumakla ve onu gelecek nesillere emanet etmekle yükümlüyüz. Çünkü vatan sevgisi imandandır. Bizler ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak, hatta onun önüne de geçirmekle görevliyiz. Bu nedenle memur, işçi, çiftçi, amir, vs hangi konumda olursak olalım işimizi en iyi şekilde yapmamız gerekir. Biz de dinimize, vatanımıza, milletimize, neslimize ve kendimize en iyi şekilde faydalı olalım. “Bir başkası yapsın” demeyelim. Bizleri ayrıştırmak isteyen, birbirimize düşürmek isteyenlerin olduğunu bilelim. Alevi-sünni diyerek mezhepsel, Türk-Kürt diyerek etnik köken farklılıkları yüzünden birbirimize düşman olmayalım. Bugün ayrışma günü değil, kaynaşma günüdür. Bugün kopma değil, birlik olma günüdür. Benliklerimizden sıyrılıp Biz olma günüdür. Hacı Bektaşi Veli’nin diliyle; “Bir olma, iri olma, diri olma vaktidir.” Bugün Kültürümüze sahip çıkarak en mükemmel din olan İslam’ı hayatımıza taşıma günüdür.

Bu vesileyle, cennet vatanımız için seve seve canını veren aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Yüce Rabbimiz devletimize dirlik, milletimize birlik, ordumuza kuvvet nasip etsin ve bizleri birbirimizden ayırmasın. Âmin...

Bu yazı toplam 7398 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.