1. YAZARLAR

  2. Mehmet Aksoy

  3. Şehitlerimiz Bizim Canlarımız
Mehmet Aksoy

Mehmet Aksoy

Sosyolog - Eğitimci
Yazarın Tüm Yazıları >

Şehitlerimiz Bizim Canlarımız

A+A-

“Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Bakara, 154)
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) zamanından günümüze kadar Müslüman milleti şehitlik mertebesini önemsemiş, Yüce Yaratıcımız Allah yolunda vatan, bayrak ve millet uğruna canlarını feda etmenin önemini kabullenmişlerdir.

Şehitler öyle yüce, öyle büyük bir makam ki ne söylesek, ne yazsak hep bir şeyler eksik kalır. Tam manasıyla açıklayabilmiş olamayız. Ama biz gene de bir kısa bir açıklama yapacak olursak şehitlik; bu vatan uğruna, bu topraklar uğruna, en önemlisi bağımsızlık ve özgürlük uğruna kahraman askerlerimizin, polislerimizin, kadın ya da erkek, büyük ya da küçük fark etmeden insanlarımızın canlarını bu uğurda feda etmeleridir diyebiliriz.

Tarihimize bakacak olursak gerek Osmanlı döneminde, gerek I. Dünya savaşı ve kahramanlık destanımızı yazdığımız Kurtuluş savaşı döneminde gerekse yakın tarihimiz, günümüzde binlerce ölümsüz kahramanımız vatan uğruna şahadet şerbetini içmiş ve ölümsüzlüğe doğru yol almıştır. Şehit sayımız sayılamayacak kadar çoktur ki bu da milletimizin bağımsızlığına ne kadar düşkün olduğunu ve topraklarımızı ne denli sevdiğimizi gösterir. Bu vatan uğruna canımızı gözümüzü kırpmadan seve seve verdiğimizin en açık ve net kanıtıdır.

Şehitlerimizin hemen hemen hiç birini tanımadığımız sadece bazı olaylar vesilesi ile meşhur olmuş olanları bilebildiğimiz bilemediğimiz binlercesine her zaman şükran duyduğumuz ve her zaman minnetle andığımız vatansever kardeşlerimizdir.

Bugün bu topraklarda rahat bir şekilde yaşıyorsak bunu şehitlerimize borçluyuz. Şehitlerimiz olmasa idi düşmana karşı korkakça davranan bir millet olsa idik emin olunuz ki şimdi bir millet dahi olamazdık. Milletimizin yaşamasını ve gelecek nesillere ulaşabilmesini sağlayan şehitlerimiz, bu fedakarlıklarını hiç bir şey karşılığında yapmamışlardır. Sadece VATAN SAĞOLSUN düşüncesi ile hareket etmişlerdir. Onlara buradan tekrar tekrar ve defalarca şükranlarımızı sunuyoruz.

Bazı milletlerin tarihleri incelendiği vakit yüzlerce yıl hep esaret altında kaldıklarını görüyor ve okuyoruz. Bizim milletimiz tarihte hiçbir zaman başka bir milletin esareti altına girmemiştir. Emperyalist güçlerin bitmeyen saçma hırsları sebebi ile yapılan savaşlar, ve desteklediği terör yapılanmalarına karşı devamlı uyanık olunmalı vatanı korumak ve savunmak için  geri çekilmek değil dişe diş göze göz çarpışmak gereği de bir gerçektir.

Türk milleti cesur yiğit askerlerimizin gayretleri ile  tarihimiz boyunca asla esaret altına girmemiştir. Vatan uğruna şehit olmuşlar, yaralanıp gazi olmuşlardır ama bağımsızlık bayrağımızı hep dalgalandırmışlardır. Bu da şehitlerimiz sayesinde olmuştur.

Görev yaptığım Taşoluk Kasabası’nda üç kardeşimiz vatanı, milleti ve bayrağı uğruna şehit düşmüşlerdir.Onlar bu uğurda canlarını verdiklerinden dolayı kasaba halkının kalplerinde daima yaşamaktadırlar. Kasabanın çeşitli yerlerinde isimleri yaşatılmaktadır.Eylül 2016 da evlenmesine 15 gün kala şehit düşen kardeşimiz Şehit Piyade Onbaşı Yunus Emre ARAL’ın şehit olmadan iki gün önce babası ile yaptığı telefon konuşmasında ;
Babası -‘Nasılsın oğlum diyor,
Oğlu- ‘İyiyim babacığım, ben dağa çıkacağım teröristlerle karşı karşıya geleceğiz’ diye cevap veriyor.
Babası- ‘Oğlum sen evleneceksin yakında düğünün var komutanlarına rica et seni operasyona göndermesinler’ diye karşılık veriyor.

Oğlu –‘Babacığım ben arkadaşlarıma ve vatanıma ihanet edemem, Allah’ıma ne cevap vereceğim’ diye asil sözünü babasının sözüne karşılık söylüyor.

Yine şehit kardeşimizin nişanlısı ile geçen konuşması da bize ders verecek nitelikte;
Nişanlısı- ‘Sen bu mesleği (uzman onbaşılığı) bırakabilir misin’ diyor.
Şehidimiz –‘ Asla, önce vatan sonra sen diyor, vatan olmazsa bizde olmayız’ diyerek sevginin önce bayrak, vatan olduğunu belirterek vatan sevgisinin önemini güzel bir şekilde dile getiriyor.

Bizler Allah, vatan, bayrak  ve millet sevgisini diğer sevgilerden üstün tuttuğumuzdan dolayı hep bağımsız yaşamışız, tüm dünyaya bağımsızlıkta örnek olmuş bir milletiz.

Yazımı Sakarya’lı Zekeriya Onbaşının şehit olmadan önceden yazdığı şiirle bitirmek istiyorum. 

Olur ya bir gün çatışmada ölürsem, 
Arkamdan yas tutmayın.
Bırakın toprağımda rahat yatayım. 
Bedenimden komando elbisemi çıkarmayın, 

Onlar benim gururumdur, 
Ölünce kefenim olacak.
Başımdan mavi beremi çıkarmayın, 
O benim şerefim olacak.

Ayağımdan botlarımı çıkarmayın, 
Onlar nice yollar aşacak, 
Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek. 
Elimden tüfeğimi almayın, 
O benim mezarıma sembol olacak. 

Yaramın kanını silmeyin, 
Ahrette hesabı sorulacak. 
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın, 
O benim madalyam olacak.

Ey aziz şehitlerimiz biz sizleri toprağa değil kalplerimize gömdük, ruhlarınız şad olsun mekanınız cennet olsun.

Allah’a emanet olunuz , esen kalınız.
 

Bu yazı toplam 1493 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum