1. YAZARLAR

  2. Fevzi Nuri Kara

  3. Sanatta Güncel Olmak ve Dış BÜKEY +1 Sergisi
Fevzi Nuri Kara

Fevzi Nuri Kara

Yazarın Tüm Yazıları >

Sanatta Güncel Olmak ve Dış BÜKEY +1 Sergisi

A+A-

20. yüzyıl, sanatın tüm yönleriyle (biçim-içerik ilişkisi, tanım) sorgulandığı bir çağdır. Estetik yargı ve ölçüt sınırlarının dışına taşarak, düşünsel, sosyal, tinsel boyutun öne çıktığı 20. yüzyıl sanatında, sanatçının sübjektif ifadesi önem kazanmıştır. Ayrıca, yüzyılın özellikle ikinci yarısında sanayi, teknoloji ve bilim dünyasındaki gelişmeler, üretim sisteminden, yaşam biçimimize birçok şeyi değiştirmiş, doğal olarak bu değişim sanat alanına da etki etmiştir. 

Geleneksel anlatım olanakları, sanat üretim biçimleri, sanat yapıtı ve alımlayıcı arasındaki ilişki biçimi değişime uğramıştır. Nasıl ki, etrafımızı saran nesneler dünyası ve onların üretim biçimleri değişmişse, sanat alanında da geleneksel yöntem, teknik ve malzemenin yerini, çağdaş malzeme, yeni teknik ve ifade arayışları almıştır. Hatta, Yves Klien'nın 1958’de boş galeriyi sergilemesiyle, sanat yapıtının alınıp satılan bir meta olarak algılanması da sorgulanmaya başlanmıştır. 

Bu dönemden sonra bazı sanatçılar, geleneksel üretim tekniklerini ve galeri mekânında sergileme yöntemlerini terk ederek, kavramsal sanatın ve kuramsal eleştirinin ilk örneklerini ortaya koymaya başladılar. 1960’lı yıllarda galerinin ve müzenin dışına çıkarak eserlerini doğada, doğanın elemanlarıyla inşa etmeye başlayan Land Art (Arazi Sanatı) sanatçıları bunun ilk örneklerini verdiler. Yine 20. yüzyılın özellikle ikinci yarısında, Computer Art, Fluxsus, Happening, Dada, Neo Dada, Yeni Gerçekçilik, Performans Sanatı, Installation Art (Yerleştirme Sanatı), Video Art, Arte Povera, Funk Art, Elektronik Sanat, Kinetik-Kibernetik Sanat, Pop Art, Neo Pop, Dijital Sanat... yeni çağın ifade biçimleri olarak karşımıza çıkmıştı.

Sanatsal içeriğin düşünsel bir çabayla kavranılması temeline dayanan bu çağ, aynı zamanda manifestolar çağıdır. Latince manifestare (belirtmek, açığa çıkarmak) fiilinden türetilen manifesto, bir hareketin oluşumu ve duyurulmasını bildiren yazı anlamına gelmektedir. Dışavurumcu, Fütürist, Dada manifestoları, dünya savaşlarının felaketinde parçalanan topluma, sanatçının ütopik bir çağrısı ve hatta haykırışıydı. Paul Klee’nin ifade ettiği gibi doğanın kabuğunu terk ederek gerçekliğe, öze nüfus etme, doğayı ve toplumu iyileştirme çabasıydı. Bu nedenle, bu akımların ortaya koyduğu manifestolar sanat yapıtları kadar önemlidir. Kavramsal sanatla birlikte, görünüş yerini içeriğe, sanatsal haz ise yoğun zihinsel çabaya ve bilme eylemine bırakır. Aynı zamanda kavram üzerine kurulan sanatsal anlatı, bireysel ütopya ve manifestoların ortaya çıkışının da kaynağını oluşturur. Sanatçı, eserleriyle birlikte kuramsal çerçevede ortaya konan metin veya sözlü sunumla kitlelere ulaşır.

25 Nisan Salı günü, Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi'nde, Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesi lisans ve yüksek lisans öğrencilerinden altı genç arkadaşımızın (Ahmet Taner, Ayşenur Azbay, Burçak Yazıcı, Eda Yıldız, Feyzanur Acar, Seçil Aras), oldukça zengin bir görsellik ve içeriksel kaygıyı dışlaştıran “Dış Bükey +1” adlı sergisinin açılışı gerçekleşti. Genç arkadaşlarımızın, farklı üsluplarda fakat ortak bir sanat metninde buluştuğu sergi, söylemin birlikteliğine karşın, bireysel yorumların önemi üzerinde bir bellek ortaya koyması açısından da kanımca dikkate değer bir sergi oldu. 

Eserlerin yapım aşamasına tanık olan biri olarak şunu ifade edebilirim ki, çalışmaların en önemli özelliği (özellikle soyut çalışmalarda), görsele dayalı bir büyütme değil, üzerinde düşünülerek, hatta savaşılarak ortaya konulması. Salt leke ve doku etkilerinin belirlediği çalışmalarda, renk-ton-değer arayışları, dokusal katmanlar, sanatçının düşün sürecinin ve mücadelesinin yansımaları olarak dışlaşmakta. Gerçeklikten alınıp sanat alanına taşınan imgelerin yer aldığı eserlerde ise, gerçekliğin temsiliyetinden daha çok tinsel ve imgesel ifade öne çıkmakta.

Ayrıca; gençlerin düzenlediği bu sergiler, hocalarının yanı sıra, izleyici kitlesinin yorumlarını almaları, günümüz sanat ortamında kendi konumlarını tartmaları açısından önemsenmeli ve desteklenmelidir.

Hocalarımızın bizlere söylediği gibi, sanat eğitimi, uzun soluklu bir maratonda koşmaya benzer. Hatta bu koşu hiç bitmeyen, hayat boyu süren bir koşudur. Tüm öğrencilerimize bu maratonda başarılar diliyor, kentimizde görsel sanatlar alanındaki etkinliklerin aralığı dikkate alındığında, sanat kültür ortamımıza küçükte olsa bir bahar esintisi taşıdıkları için arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
 

Bu yazı toplam 1393 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.