1. YAZARLAR

  2. Fevzi Nuri Kara

  3. Sanatta Disiplinlerarasılık
Fevzi Nuri Kara

Fevzi Nuri Kara

Yazarın Tüm Yazıları >

Sanatta Disiplinlerarasılık

A+A-


Günümüzde sanatta görsel imge üretimi (sanatsal üretim); estetik, anlambilim, metin (yazılı dil–edebiyat), sosyoloji, psikanaliz, fonetik (müzik), sinema, mimarlık vb. birçok disiplinle ilgi içindedir. Bu bağlamda sanat üretiminde disiplinlerarasılık ve disipliner (çok disiplinli – birden farklı disiplinin bir arada kullanımına imkân tanıyan) üretim yöntemleri önemli bir yer tutmaktadır. Sanatta disiplinlerarasılık tasarım aşamasından, estetik nesne aşamasına kadar sanatsal ürünün tüm üretim süreçlerini, farklı disiplinlerin kavram, kuram, bilgi, teknik ve yöntemleriyle etkileşim içine soktuğundan, sanatsal üretimin görsel-imgesel-bilgisel alanını da genişletmektedir. 

Bu bağlamda, gazetemizde bana ayrılan köşemizden, Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü 4.sınıf öğrencilerinin yıl içine yayarak düzenlemiş oldukları, “Disiplinlerarası Atölye Çalışmaları ve Sanat Söyleşileri” adlı etkinliği hem duyurmak istiyor, hem de genç arkadaşlarımızı kutluyorum.

Farklı disiplinlerdeki kavram, teknik ve yöntemlerin etkileşiminin hedeflendiği bu akademik atölye çalışmaları, genç sanatçı adaylarının kendi disiplinlerinin sınır alanlarını genişleterek, farklı disiplinler ile düşünsel-pratik ilgi kurması, bu kapsamda yeni anlatım olanaklarına kapı aralaması bakımından önemli gibi durmaktadır. Sanatı geleneksel malzeme ve yöntem kalıplarının dışına çıkararak tartışma ortamı yaratan ve çağsal etki alanını genişletmeye yönelen bu etkinlikler, sanatta estetik biçim, sanatsal değer, fonksiyonellik, strüktür, konstrüksiyon, bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler, malzeme ve yöntem alanlarındaki yenilikler ve bu gelişmelerin çağdaş sanat alanındaki yansımaları, örnek yapı ve eser çözümlemelerine dayalı çok kültürlü bir yaklaşımı ortaya koyması bakımından da önemlidir.

Sanat okullarında ana sanat-bilim dalları (bölümler) genellikle katlarla,  atölyeler - stüdyolar ise duvarlarla birbirlerinden ayrılmışlardır. İşte sanat eğitiminde de disiplinlerarasılık, bilgilenme ve yaratım süreçlerinde sanat öğrencisini, fiziki varlığı olan bu duvarların sınırlarını aşarak gerek kurum içindeki diğer atölye ve bölümlerle, gerekse farklı bilim disiplinleriyle ilgi içine sokması bakımından önem arz etmektedir. Bu nedenle sanat okullarında mekânları (alanları-disiplinleri) birbirine bağlayan koridorlar, aynı zamanda tüm atölye ve dersliklerdeki bilgi ve üretimin paylaşım alanı olması bakımından önemli mekânlardır. Yani sanat kurumlarında koridorlar, kültürün yaşamsal organları olan sanat disiplinlerine kanı (disipliner-çok yönlü bilgiyi) taşıyan ana damarlar gibidir. Atölye etkinliklerinin kendi kapılarının dışına taşması ile bu kan akışı hızlanır. Ayrıca, sanat okullarında koridorlar birer sanat galerisi görevi gördükleri gibi, sanat öğrencisinin sanat ve yapıt üzerine tartışma platformunu da oluşturur. Bu nedenle ana damarlar gibi yaşamsal önemi olan bu mekânların kültür sanat etkinlikleriyle, gerekirse stenlerle sürekli açık kalmasının sağlanması, kanımca bilgi akışıyla paralel sanat üretimini olumlu yönde etkileyecektir.

O halde, sanat üretiminde disiplinlerarasılık kendi odamızın kapısının arkasındaki şeyleri merak etmekle başlamaktadır.  Bilim alanında da böyle değil mi? Örneğin, Albert Einstein "Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım" diyerek başarının sırrını görünürün arkasındaki bilimsel gerçeğe duyulan merak olarak vurgulamıştı. Özellikle günümüzde eğitim alanında başarı endeksi yüksek olan ülkelere bakıldığında, disiplinlerarası eğitim yöntemlerinin önem kazanmış olduğu ülkeler öne çıkmaktadır. Çünkü eğitimde disiplinlerarasılık, çoklu zekâ kuramında olduğu gibi bireyi temel alan bir anlayışa dayanmakta, nesnelere, olaylara çağımızın çok yönlü bilgisel boyutuyla çok boyutlu bakabilme ve kavrayabilme olanakları sağlamaktadır. 

Nasıl ki köprüler yakaları birleştiriyorsa, nasıl ki aralanan kapılar mekânları birbirine bağlıyorsa; disiplinlerarası eğitimde bilgilenme sürecini birçok kaynaktan besleyerek güçlendirmektedir.

Ünlü fizikçi Newton "Aşk, köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kurmak yerine, duvar ördükleri için yalnız kalırlar" demektedir. Biz bu cümleyi şöyle de söyleyebiliriz. Sanat köprü kurmaktır. Toplumlar köprü kurmak yerine, içe kapandıklarında yalnız kalırlar. Sanatla kurulan köprüler, aralanan kapılar insanları, toplumları, kültürleri bir birine bağlar ve yaşamı genişletir.

Bu yazı toplam 1333 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.