1. YAZARLAR

  2. Fevzi Nuri Kara

  3. Sanatsal ortam, kültür bahçesinin renkleridir
Fevzi Nuri Kara

Fevzi Nuri Kara

Yazarın Tüm Yazıları >

Sanatsal ortam, kültür bahçesinin renkleridir

A+A-

[reklam1]

 

 

Sanat, kültürün en temel öğelerinden biridir. Sanatsal üretimin kültürel bir nesneye dönüşümünü sağlayacak şey ise eleştirmen, sanatçı, eser ve alımlayıcının buluştuğu güçlü bir sanat ortamının varlığıdır.

 

Peki bu ortam nasıl bir ortamdır?

Öncelikle bu ortam, sanatın çağsal değerler çerçevesinde yeşerebileceği ve gelişebileceği uygun bir zemini tanımlar.

 

Sanatsal ortam; kentin hem görünür yüzü hem de özüdür. Bu anlamıyla sanatsal ortamı rengârenk çiçekler ve seslerle dolu bir bahçeye benzetebiliriz. Bu benzetme bizi ilkin duyusal alana götürür. Ama güzeli kozmosla, çirkini kaosla özdeşleştirirsek, kozmosun aslında pratik-duyusal alandan çok, kuramsal-düşünsel alana özdeş olduğunu görürüz. Bu bağlamda sanatsal ortam duyuşsal bir katılım kadar, düşünsel bir çabayı da gerektirir.

 

Sanatsal ortam, kültür bahçesinin (kentin) renkleridir. Fakat sadece özel alanlardakiler değil, bahçenin her tarafındaki rengârenk açan çiçeklerdir. Yani sanatsal ortam günümüz sanat dünyasının alımlayıcı ile buluştuğu galerilerin ve müzelerin varlığı yanında sokağın kendisidir. Meydanlardaki anıtlar, toplu kullanım alanlarındaki eserler, duvar panoları, rölyefler, mozaikler, kent mobilyaları, içinde yaşadığımız binalar... kentsel kimliğin dolayısıyla kent sanat ortamının göstergeleridir.

 

Kültürel kimlik, ancak kent-sanat ortamının göstergeleriyle karşılaşan izleyicinin kültürel deneyimi sonucunda ortaya çıkar. O halde sanatsal-kültürel deneyim ancak bir eser okuduğunda, konserde, tiyatroda, sinemada, galeride, müzede, sokakta, meydanda... yani eserle karşılaşıldığında doğar. Duyusal bir karşılaşmanın devamında gerçekleşen tinsel ve zihinsel kavrayış sonrasında sanatçı sujesinin ortaya koyduğu nesne, kültürel bir değer yüklenir. Ayrıca kamusal alan, dolayısıyla toplu kullanım mekânları, sosyalleştiğimiz alanlar olmakla beraber, ulusal kimliklerin eserlerle yaşatıldığı, milli değerlerin hafızalarda canlı tutulduğu mekânlara dönüşmesi bakımından da kanımca önemlidir.

 

Unutulmamalı ki, bahçenin sahibinin ve bahçede yaşayanların estetik tavırları o bahçenin güzelliğine ön koşuldur. Bahçenin sahibini halk ile toprağı çapalayan, düzenleyen, besleyen işinin ehli bahçıvanları kent yönetimi ve kentsel hizmetlerle özdeşleştirebiliriz. Ekinin iyileştirilmesine yönelik çabalar ise eğitim, kültür ve sanat politikalarıdır. Bu politikalar ışığında şekillenen sanatsal etkinlikler ise, bu bahçenin sokağa açılan kapıları gibi, kentin tarihini, değerlerini içeren kültür politikası olarak dünyaya açılan kapılardır. Dolayısıyla etkinliklerin hedef kitlesi toplum olduğu kadar tüm dünya kamuoyudur. Dünyaya açılan pencerelerini sanat ve kültür etkinlikleri ile devamlı açık tutan kentler, kanımca bir dünya kenti olma imajına daha yakın olacaklardır. Sanatsal etkinlikler, kültürel etkileşim sürecini canlandırdığından, Venedik Bienali, İstanbul Bienali örneklerinde olduğu gibi dünya kamuoyunda kente kültürel ve politik bir statü eklemekte, kentin ticari yaşamına da önemli katkılar sağlamaktadır.

 

Kültürlerarası etkileşim süreci, kentsel dokuyu çağsal gelişmelere açarak yeniden biçimlendirirken, kendi farklılıklarımızı tanır, dilsel ifade olanaklarımızı artırırız. Dilimiz (sanat varlıklarımız) kendimizi ifade edebilecek zenginlikte olduğu kadar anlaşır ve anlaşılırız. Bu bağlamda, estetik ereğin ürünleri olan sanat eserleri bilgiyi, kültürü bünyesinde taşıyan evrensel dil olması bakımından önemlidir. Bu dil bireyleri topluma, toplumları dünyaya bağlayan iletişim aracı olduğu kadar, Chambers'in dediği gibi kültürel bir inşa aracıdır.

.......................................................

Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Şirzad, Adana Büyükşehir Belediyes’nin 12-19 Ocak tarihleri arasında, Adana’nın uluslararası düzeyde tanıtımını sağlamak amacıyla düzenlediği “1. Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı”na katıldı. 17 ülkeden davet edilen 77 sanatçının katılımıyla halka açık ortamda yapılan “Resim Çalıştayı”nda Sayın Prof. Şirzad iki eserini “Adana Resim Koleksiyonu”na bağışlayarak katkı sundu. Hocamızı tebrik ediyor, buna benzer sanatsal ortamların ilimizde de gerçekleşmesini diliyorum.

Bu yazı toplam 1367 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.