1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Reklâm Kurulu
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Reklâm Kurulu

A+A-

Prof. Dr. Muazzez Babacan’a göre, reklâm; işletmeler, kurum ve kuruluşlar veya bireyler tarafından, kendi ürün ve hizmetleri veya fikirleri hakkında, belli bir hedef kitleyi bilgilendirmek ya da ikna etmek amacıyla, satın alınmış özel zamanlarda kitle iletişim araçlarına yerleştirilen mesajlardır.

Türkiye’de reklâm hukukunun kaynakları değişik metinlerde toplanmıştır. Örneğin; reklâmlar vasıtasıyla haksız rekabet ve kişilik haklarına yönelik bir saldırı söz konusu olduğunda, hukuki problemlerin çözümünü sağlamak üzere Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri devreye girmektedir. Diğer taraftan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile birlikte Reklâm Kurulu, kitle iletişim araçlarında yayınlanan reklâmlara yönelik birtakım idari kararlar alarak, farklı müeyyideler uygulamaktadırlar.

Bunların dışında başka birçok özel kanunda da, kendi konularına ilişkin olmak üzere reklâmlara ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bunlar, reklâmlara ilişkin genel bir hukuki rejim oluşturmamakta; sadece kendi konularına ilişkin özel düzenlemeler içermektedir.

6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un 61. maddesi gereğince, ticari reklâmların Reklâm Kurulu’nca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esastır. Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklâm yapılamaz.

Reklâm olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklâm yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması “örtülü reklâm” olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklâm yapılması yasaktır. 

Reklâm verenler ise, ticari reklâmlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür. Reklâm verenler ve reklâm ajanslarının uymakla yükümlü oldukları söz konusu kurallar, hangi sektöre ait olursa olsun, her türlü mecrada (TV, radyo, gazete, dergi, internet, broşür, açık hava vb.) yayınlanan ticari reklâmlar için geçerlidir.

6502 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile öngörülmüş olan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren, 19 üyeli  “Reklâm Kurulu”, Ülkemizde genel olarak reklâmların idari denetimi görevini yerine getirmektedir. 

Kurul; ticari reklâmlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre, “reklâmları durdurma ve/veya düzeltme ve/veya para cezası veya gerekli görülen hallerde 3 aya kadar tedbiren durdurma cezası verme” hususlarında görevlidir.

Reklâm Kurulu’nun uyguladığı idari para cezaları, reklâmın yayımlandığı mecraya göre değişmektedir. 2017 yılı itibariyle, aldatıcı ticari reklâmlar için idari para cezaları, yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile yapılmışsa 12.070 TL, ülke düzeyinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığıyla gerçekleşmişse 241.413 TL’dir. Söz konusu ihlâl, ülke düzeyinde süreli yayın aracılığıyla yapılmışsa 120.706 TL, ülke düzeyinde yayın yapan radyo ve internet aracılığıyla gerçekleşmişse 60.353 TL yerel düzeyde radyo veya süreli yayın aracılığıyla gerçekleşmiş ise 6.034 TL idari para cezası uygulanacaktır. Ayrıca idari para cezaları, idari işleme konu ihlâlin 1 yıl içinde tekrar edilmesi hâlinde, 10 katına kadar uygulanabilmektedir.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan Kurul kararları, tüketicilerin bilgilendirilmesi, aydınlatılması ve ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla yine Bakanlıkça açıklanmaktadır.

Sizler de reklâmlar ve haksız ticari uygulamalarla ilgili şikâyetlerinizi Reklâm Kurulu’na yapabilirsiniz. Tüketicileri aldatıcı veya ilgili mevzuata aykırı ticari reklâmlar ile ilgili olarak; tüketiciler, kurum ve kuruluşlar, rakip firmalar başvuruda bulunabileceği gibi, Kurul re’sen (kendiliğinden) inceleme de başlatılabilir. Kurul’a başvurular yazılı olarak veya elektronik ortamda yapılır. 

Ticari reklâma ilişkin başvurularda şikâyet edilen reklâmın yayınlandığı mecra, tarih, şikâyetin konusu gibi belirleyici hususlara; haksız ticari uygulamaya ilişkin başvurularda ise şikâyetle ilgili bilgi ve belgelere yer verilir. Şikâyet edilen reklâmın, yazılı ya da basılı olanlarının asılları dilekçesine eklenir. Eklenecek nitelikte olmayanların görüntüleri ise başvuru sahibi tarafından sağlanır.

Kamu düzeni ve güvenliği gibi toplumun öncelikleri, elbette reklâmcıları bağlayan unsurlardır. Zira, reklâmcı, daha çok dikkat çekmek, diğer bir deyişle daha çok satmak için toplumsal değerleri manipüle etmekten kaçınmalı; ölçülülük ilkesine uymalı; ayrımcılığa varan, nefret söylemi içeren, ötekileştirici yaklaşımlardan uzak durmalıdır. 

Yapılması gereken ise, reklâm sektöründe özdenetim sistemine işlerlik kazandırmaktır. Böylelikle, hem bugün şikâyet edilen pek çok sorun ortadan kalkacak; hem de hukuk kuralları, etik ilkeler ve toplumsal normlara uygun, daha başarılı ve ikna edici reklâm üretimi mümkün hale gelecektir. 

Önümüzdeki hafta “Reklâm Etiği ve Özdenetim” konusuyla, reklâmcılığa değinmeye devam edeceğiz.
 

Bu yazı toplam 667 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.