1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. Referanduma İki Kala
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Referanduma İki Kala

A+A-

“Tarih yazmak korkaklara göre bir iş değildir.” diyor cennetmekan Fatih Sultan Mehmet Han..
Mazisinde çok defa ağır yüklerin altında imtihan veren milletimiz, varlık-yokluk mücadelesi verilen süreçlerde dahil olmak üzere alnının akıyla sonuca ulaşmıştır. Yakın geçmişte yaşadığımız 15 Temmuz, milletçe varlık-yokluk mücadelesi verdiğimiz ve dahi cesaretle milletimizin direniş/diriliş destanı yazdığı bir imtihan olmuştur.

Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Ve yükümüz ağır dahi kıymetli. Sorumluluğumuz aynı sınırlar içinde yaşadığımız insanımızla sınırlı değil elbette.. İnancımız sorumluluğumuzu önemli, cihanşümul ve kıymetli kılıyor. Hesabımız ötelere dair, hesabımız bizden öte.. 

Sıkıştırılmaya çalışıldığımız coğrafyada, zihnimize, duygu dünyamıza, düşüncelerimize çizilen kalıplar bize dar geliyor. Çünkü ötelerden, ebede uzanan bir tarihin, bir mirasın, bir inancın sahibiyiz.

Ülkemiz, insanımız bu dar kalıplardan kurtulma yolunda geçmişte ciddi bedeller ödedi. Her on yılda bir yaşadığımız darbeler kabına sığmayan milletimizi, fabrika ayarlarına dönmeye çalışan ülkemizi akamete uğratma, önümüze set çekme girişimidir aslında.  Ve onca darbeden/ödenen bedelden alınan derslerle artık darbe yapılamayan bir millet olma tecrübesine ulaştık. 

Yakın geçmişimizde kendi insanına, kendi insanının değerlerine yasaklar ve engeller koyan yönetim anlayışı, yerini devletin milletiyle kol kola yürüyeceği karşılıklı güven ve kardeşlik iklimine bırakmıştır. 15 Temmuz gecesi milletin, liderinin bir işaretiyle meydanlara akın etmesi ve gözünü kırpmadan şehadete koşması, işte tesis edilen bu karşılıklı güven ve kardeşlik ikliminin bir eseridir.

Geldiğimiz noktada, yaşadığımız zor coğrafyanın şartlarının getirdiği bir durum olarak ülkemizin hızlı karar alma gerekliliği ciddi bir ihtiyaçtır. İstikbalimizin bürokrasi çarklarında heba edilmesine izin vermeyecek bir sistem değişikliği önümüzde. 

Ülkemize dışarıdan ayar vermeye müsaade etmeyecek bir sistem değişikliği.. 
Uluslar arası  egemen emperyal güçlerin pijamalı kuklalarına hükümet kurduramayacağı bir sistem değişikliği, 
Hiçbir siyasinin milleten aldığı gücü milletin zararına sermayeye, güce peşkeş çekemeyeceği bir sistem değişikliği..

 Evet, 16 Nisan..

16 Nisan milletimizin yeniden şahlanışının önemli basamaklarından bir tanesi. Yolumuz uzun, biz maraton koşucusuyuz. 

16 Nisan’a iki hafta kaldı. Herkes üzerine düşeni ve kendine yakışına yaptı/yapıyor. Milletimizin de 16 Nisan günü üzerine düşeni, kendine yakışanı yapacağına inancımız tamdır. Sivil toplum kuruluşlarımız sahada çalışmalarına devam ediyor. Lakin bireysel anlamda da boş durulmaması gereken kritik bir zaman yaşıyoruz. Komşularımıza, akrabalarımıza, dostlarımıza, insanımıza imkanları zorlayarak ulaşmak, sistem değişikliğinin getirilerini anlatmak, yalanlarla propaganda yapanların tuzaklarını boşa çıkarmak durumundayız. Evet buna mecburuz. Gerektiğinde telefon rehberimizdeki aynı şehirde yaşamadığımız dost ve arkadaşlarımızı da arayacak bir seferberlik hali elzemdir. Rehavet yok inşallah.

Cesaretini 15 Temmuz’da ortaya koyan milletimizin, 16 Nisan’da da basiret ve ferasetle ülkemizin önünü açacak sistem değişikliğine güçlü bir evet diyerek tarih yazacağına inancımız tamdır.

Esen kalın.

 

Bu yazı toplam 689 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.