1. YAZARLAR

  2. Turgay Şahin

  3. Referanduma Beş Kala - V
Turgay Şahin

Turgay Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

Referanduma Beş Kala - V

A+A-

Bir önceki yazımızı şu sorularla bitirmiştik:

“Mevcut sistemdeki denetim mekanizmaları yerine yeni sistemde (başkanlık) hangi denge mekanizmaları getiriliyor?”

 “Mevcut sistemdeki denetim mekanizmaları gerçekten işlevsel midir? Ve bu güne kadar bir işe yaradığı görülmüş müdür?”

 Bu soruların cevaplarını arıyoruz:

DENETİM MEKANİZMALARI

Mevcut parlamenter sistemin denetim mekanizmalarını daha önce de saymıştık:

Soru, Meclis Araştırması, Genel Görüşme , Gensoru ve Meclis Soruşturması…

İlk üç mekanizma, halk oylamasına sunulacak başkanlık sisteminde de muhafaza ediliyor.  Gensoru ise referandumda “EVET” çıkarsa anayasada yer almayacak. O halde meseleye Gensoru yönünden bakmamız gerekiyor:

Evet, geçmişteki parlamenter sistem deneyimimizde Gensoru ve Meclis Soruşturması ne kadar işlevsel ve etkili oldu?

GENSORU NEDİR?

Önce GENSORU nedir? Bunu izah etmekle başlayalım:

Gensoru, milletvekillerinin başbakandan ya da bir bakandan bir sorunla ilgili olarak sözlü açıklama istemesine dayanan ve genel bir görüşmeden sonra hükümetin ya da ilgili bakanın görevden uzaklaştırılması sonucunu doğurabilen, Meclis'e ait bir denetim yetkisidir.

GENSORU en az 20 milletvekilinin imzası ile verilir ve “üye tamsayısının salt çoğunluğuyla” sonuç doğurur! Burada genel kurula katılan vekillerin çoğunluğundan değil, tüm milletvekillerinin  çoğunluğundan söz edilmiştir. Yani GENSORU ile bir bakan yahut bakanlar kurulunun tamamını düşürmek için şu an itibari ile 276 milletvekilinin “GÜVENSİZLİK” oyu vermesi lazımdır.

Ancak parlamenter sistemimizde güven oyu almış bir hükümetin istisnalar haricinde mecliste çoğunluk sağlamış olacağı düşünüldüğünde güvensizlik oylarının 276 yı bulması pratikte pek mümkün gözükmemektedir.

Ancak koalisyon hükümetlerinde, hükümeti oluşturan siyasi partilerin anlaşmazlığa düşmesi halinde güven oylaması neticesinde bir bakanın yahut bakanlar kurulunun tamamının düşmesi söz konusu olabilir. Yakın siyasi tarihimizde onlarca koalisyon hükümeti deneyimimiz bulunmasına karşın, GENSORU neticesinde güvensizlik oyu çıkan sadece  2 (iki) durum tarihi kayıtlarımıza geçmiştir.

Zira meclisin kendi içinden bir çoğunluğun hükümet çıkarması esasına dayalı parlamenter  sistemde GENSORU bir paradokstur; GÜVENOYU alarak (bu çoğunluğa sahip)işbaşına gelen bir hükümete karşı GÜVENSİZLİK OYU yeter sayısına ulaşmak pratikte mümkün gözükmemektedir.

TARİHTEN ÖRNEKLER

1982 Anayasasının yürürlükte olduğu süre içinde verilen gensoru önergesi örnekleri şöyledir:

  • 1. 1984 senesinde Başbakan Turgut Özal hakkında önerge verilmiş ve reddedilmiştir.
  • 2. 1992 senesinde Devlet Bakanı Güler İleri hakkında gensoru önergesi sunulmuştur. Ancak Güler İleri’nin istifa etmesi sonrası önerge işlemden kaldırılmıştır.
  • 3. 1998 senesinde Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında iki adet önerge verilmiştir. Önergeler birleştirilmiş, bu şekilde görüşmeler yapılmış ve sonucunda gündeme alma kararı çıkmıştır. Bu önerge sonucunda Mesut Yılmaz Hükümeti düşürülmüştür.

Yani mevcut 1982 Anayasası döneminde sadece 1 (bir) gensoru önergesi ile hükümet düşürülebilmiştir

1982 Anayasasından önceki dönemde ise Altan Öymen’in 1977 senesinde o dönemin başbakanı Süleyman Demirel için CHP grubu adına verdiği gensoru önergesi kabul edilmiş ve Süleyman Demirel Başbakanlığındaki hükümet düşürülmüştür.

Demek oluyor ki GENSORU meclisin hükümet üzerinde “ETKİLİ” bir denetim mekanizması değildir…

YENİ SİSTEMDE DENİTİM MEKANİZMALARI

O zaman, yazının başındaki diğer soruya geçelim:

Mevcut sistemdeki denetim mekanizmaları yerine yeni sistemde (başkanlık) hangi denge mekanizmaları getiriliyor?”

1.1982 Anayasasında yürütmenin başı olarak kabul edilen, geniş yetkilerle donatılan ancak sorumluluğu bulunmayan ve yargılanamayan Cumhurbaşkanı için Meclis kararı ile soruşturma açılabilecek ve Cumhurbaşkanının yargılanması mümkün olacaktır. (Meclis Soruşturmasına benzer bir mekanizma)

2.Yazılı soru, Genel Görüşme ve Meclis Araştırması mekanizmaları korunmaktadır. (Bunlar her ne kadar denetim değil bilgi alma vasıtaları ise de, önceki anayasada denetim mekanizmaları olarak sayıldığı için bahsetmemiz gerekmiştir)

3.TBMM üye sayısının 3/5 çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilecektir. Böylece Cumhurbaşkanının yeniden seçilme mecburiyeti ortaya çıkacaktır.

4.Her ne kadar Cumhurbaşkanı da seçimlerin yenilenmesine karar verebilecekse de hakkında soruşturma başlatılmışsa bu kararı alamayacaktır. Yani seçimlerin yenilenmesi mekanizmasında Cumhurbaşkanının bu yetkisini kullanabilmesi TBMM tarafından engellenebilmektedir.

5.Mevcut sistemde kanun teklifi vermek yetkisini haiz hükümet, başkanlık sisteminde bu hakkından mahrum bırakılmaktadır. Uygulamada Adalet Bakanlığının ağırlıklı bir etkinliğinin bilindiği yasama faaliyetlerinde muhalefet partilerinin teklif ettiği hemen hiçbir kanun  değişikliği görüşülememekte ve meclisten geçmemektedir. Bu durum yürütmenin yasama üzerinde neredeyse mutlak anlamda etkin olduğu bir durumu ortaya koymaktadır. Referandum ile önümüze gelecek sistemde öncelikle Adalet Bakanlığının hükümet çoğunluğu üzerinden sağladığı baskın rol ortadan kalkmaktadır. Mevcut sistemde ne yazık ki yasaları milletvekilleri  değil adalet bakanlığı bürokratları hazırlamaktadır. Öyle sanıyorum ki bunu hiç kimse inkar etmeyecektir.

Aslında yıllar öncesinde yapılması gereken, Meclisin yasama faaliyetlerindeki etkisizliği konulu tartışmanın başkanlık ekseninde gündeme gelmesi asıl sorunu görmemizi engellememelidir.

Referandum öyle veya böyle neticelensin, TBMM ne asıl görevi olan yasala faaliyetlerinde güç ve etkinlik kazandırmak önemli bir problemdir ve bunun acilen çözülmesi elzemdir.

Gelecek yazımızda hükümet-yargı ilişkileri ve özelde HSYK üyelerinin seçimi üzerinde duracağız…

Bu yazı toplam 1216 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.