1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. ​​​​​​​Radyo ve Televizyonlarda Düzeltme ve Cevap Hakkı
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

​​​​​​​Radyo ve Televizyonlarda Düzeltme ve Cevap Hakkı

A+A-

Anayasamızda (m.32) tanımlanan temel bir hak olan düzeltme ve cevap (tekzip) hakkı konusuna değinmeye devam ediyoruz.

Bu hafta ise düzeltme ve cevap hakkı müessesesi özelinde görsel-işitsel yayın hizmetlerine yani radyo ve televizyon yayın hizmetlerine değineceğiz.

Radyo ve televizyon yayınlarıyla da kişilerin haysiyet ve şeref gibi kişilik değerlerinin ihlâl edilebileceğini veya ilgili hakkındaki kimi yayınların gerçekleri yansıtmayabileceğini düşündüğümüzde, tıpkı yazılı basında olduğu gibi bu tür yayınlara karşı da düzeltme ve cevap hakkımızı kullanmamamız mümkün.

Nitekim günümüzde, medya hizmet sağlayıcılar, daha fazla izlenme oranını elde etmek için, yayın içerikleri veya konuk ettikleri kişiler aracılığıyla kasten olmasa da kişilerin haysiyet ve şereflerine saldırı niteliğinde ve onlar hakkında gerçeğe aykırı açıklamalar yapabilmektedirler. Haliyle ilgili kişilerin bu tür yayınlara karşı korunması da bir zaruret halini almaktadır.

Düzeltme ve cevap hakkı ile kamunun doğru haber alması sağlanmakta; kısaca kötü niyetle olmasa bile yayından doğan zararlı sonuçların, gerek kişi gerekse kamu yararına ortadan kaldırılması, giderilmesi amacı güdülmektedir. Ancak, radyo ve televizyon yayınlarında mağduriyetin tam manada telafisi mümkün olamamakta; söz konusu hakkın kullanılması, hatanın tekrarlanmasını önleyici bir tedbir olmaktan öteye gidememektedir.

Bunun sebebi de radyo ve televizyon yayınlarının günlük, geçici nitelikte yayınlar olması ve yayınlandıkları anda amacına ulaşan özellikleridir ki; yargı süreci işletilse dahi çoğu zaman iş işten geçebilmektedir.

Ayrıca, günümüzde radyo ve televizyon haberciliğinde habere konu olan olay, yalnızca sözlü olarak aktarılmıyor, görüntüler ve yorumlar eşliğinde, ayrıntılarına inilmesi suretiyle izleyenlere sunuluyor. Yine, yazılı basında okuyucuların düzeltme ve cevap hakkı metinlerini okumama inisiyatiflerini kullanmaları gibi, elbette radyo ve televizyon izleyicilerinin de kanal değiştirme imkânları var.

Bunun yanı sıra, hakkın kullanılmasıyla, bu hakka konu olan olayın hatırlatılması ve daha önce bundan haberdar olmayan kitlenin de haberdar olması halinin, yazılı basında da söz konusu olduğu unutulmamalıdır. Tabi bu noktada, söz konusu hakkın radyo ve televizyonda kullanılması ile bir anlık da olsa yayın bütünlüğünün bozulabileceğini, yayını kesintisiz takip etmek isteyen izleyicilerin rahatsız olabileceklerini de belirtmek gerekir.

Öte yandan genellikle kamu ve özel radyo ve televizyon yayınlarında rastlanan “anında cevap hakkı” üzerinde de durmamız gerekir. Zira, yayın yoluyla zarara uğrayan kişi yahut kişiler, bu durumdan haberdar olur olmaz, haklarında yapılan yayına, programa bağlanmak suretiyle anında cevap verebilirler.

Canlı yayınlanmakta olan bir radyo veya televizyon programında bir tartışma söz konusu olduğunda ve bu tartışmanın taraflarından biri stüdyoda bulunmadığında, burada yayıncının sorumluluğu devreye girer.

Aynı zamanda özellikle sohbet ve tartışma programlarında, program konuklarının unvanlarına yahut kendileriyle ilgili kimi olaylara ilişkin yanlış söylemler, ilgili tarafça hata yapıldığı anda düzeltilebilir. Ancak, canlı yayınlarda sürenin kısıtlılığı ve yayın akışında başka konuların bulunması gibi nedenlerle, kişilere, gereğince konuşma imkânı verilmediğini, çoğunlukla kişiler ifade etmek istediklerini ifade edemeden sözlerinin kesildiğini veya başka müdahalelerle karşılaştıklarını görürüz.

Bu tür konuşmaların düzeltme ve cevap hakkının kullanılması olarak sayılabilmesi için, program içerisinde kendisine uygun zaman tanınan kişinin, ifade etmek istediklerini herhangi bir müdahale olmaksızın söylemiş olması gerekir.

Görsel-işitsel basın temel alındığında, dayanağını Anayasamız ile Avrupa Birliği Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Yönergesi’nin 28. maddesinden alan ve basın hürriyetinin kötüye kullanılmasını engellemeye yönelik yollardan birisi olan “düzeltme ve cevap hakkı”, Ülkemizde TRT Kurumu yayınları ile özel radyo ve televizyon yayınları bakımından her birinin özelliklerine göre ayrı ayrı düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelere TRT ile özel radyo ve televizyon yayınları bakımından önümüzdeki hafta değinmeyi sürdüreceğiz.

*****

Habertürk Gazetesi Magazin Eki Yayın Koordinatörü ve TV Yazarı, değerli dostum Mustafa Doğan’ın katılımıyla 2 Mart 2017 Perşembe günü, saat 15.00’te gerçekleştirilecek olan “Televizyon Okuryazarlığı” konulu söyleşiye tüm okurlarımızı davet ediyorum. Etkinlik, Afyon Kocatepe Üniversitesi ANS Kampüsünde Güzel Sanatlar Fakültesi İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda düzenlenecek.

Yine, ilimizde yayımlanan Kocatepe Gazetesi muhabiri, gazeteci ve yazar Murat Arısoy kardeşimi de yeni yayınlanan “Muhabirliğin Gümüş Kuralları” isimli kitabından dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Bu yazı toplam 933 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.