1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Radyo ve Televizyonda Ses ve Müzik
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Radyo ve Televizyonda Ses ve Müzik

A+A-

Ses, kulağımızdaki işitme duyusunu uyaran, kulağımızın algıladığı titreşimler sonucu meydana gelen akustik bir enerjidir. Sesin oluşması için, titreşen bir madde olan herhangi bir ses kaynağının, bu titreşimi ileten bir ortamın ve bir de algılayıcının bulunması gerekir. 

Ses dalgalarının yayılması ise su dalgalarına benzer. Tek fark, söz konusu yayılımın su dalgaları gibi görünen dairesel dalgalar şeklinde değil de, görünmeyen küresel dalgalar şeklinde olmasıdır. 

Müzik ise; duygu, düşünce veya olayları anlatmak amacıyla ölçülü ve düzenli seslerin sanat düşünceleri içerisinde ritimli veya ritimsiz şekilde bir araya getirilmesidir. 

Müziğin yüzyıllar içinde o günkü zamana, o zamanın insanlarına, o insanların oluşturduğu toplumlara göre kendini çoğaltarak, yenileyerek ve geliştirerek günümüze kadar varlığını sürdürdüğünü söyleyebiliriz.

Tanımı nasıl yapılırsa yapılsın hayatımızın her anında varlığını hissettiren müzik olgusu, zaman içerisinde pek çok farklı açıdan ele alınmış, diğer canlılar kadar insan üzerindeki etkisi de anlaşılmaya çalışılmıştır. 

Bir toplumun sosyal hayatından siyasî yapısına, dinî inançlarından o toplumun genel veya yöresel geleneklerine göre şekil alan müzik, insan yaşamının da önemli bir parçasıdır. Her kültürde bir müzik oluşturulmuş, müzik de bu sayede kültürün taşıyıcısı olmuştur. 

Çok eski zamanlardan günümüze kadar eğlence, dinlenme, eğitim, askerî, dinî, terapi, rehabilitasyon, pazarlama, sağlık vb. alanlarda bir araç olarak kullanılan müziğin insan yaşamındaki önemine dair Ahmet Say’ın açıklaması ise şu şekildedir: “Ana kucağında ya da beşikte, evde, sokakta, işyerinde, okulda, eğlenme ve dinlenme yerlerinde, radyo ve televizyonda, tören ve toplantılarda müzikle iç içe oluruz”.

Görsel-işitsel yayın hizmetlerinin içeriğinde önemli bir yer teşkil eden ses ve müzik kullanımına baktığımızda müzik, radyo ve televizyonu diğer kitle iletişim araçlarından ayırt eden en belirgin niteliğini oluşturmaktadır. İnsan duygularını harekete geçirme ve etkileyebilme yeteneğine, diğer bir deyişle duyguların uyandırılmasına yardımcı olan müzik, ustalıkla kullanılması durumunda çok etkili bir medya unsurudur. Ses ve müzik, izleyiciyi veya dinleyiciyi ekran ve/veya radyo başına çekebilme ve orada tutabilmede önemli rol oynar.

Nitekim, herhangi bir medya ürününde müzik, salt dinlenmesi amacıyla kullanılabileceği gibi, “fon müziği, bilgi veren müzik, yükseltici müzik, karakter belirtici müzik, dramatik müzik, ruhbilimsel müzik, vurgulayıcı ya da noktalayıcı müzik” adı altında farklı şekillerde de kullanılabilir. 

Müzik yoluyla, radyo ve televizyon yayın hizmetlerinin hedef kitle üzerindeki etkinliği daha da arttırılabileceği gibi, farklı format ve türlerdeki program ve yapımların istenilen başarıya ulaşmasına katkı da sağlanabilir.

Televizyon, Jeremy Butler’a göre, sessiz olmayan bir araçtır; konuşma bir yana, gerisinde müzik duymadığımız çok az an ve diyalog vardır. Bu bağlamda, televizyonda müziğin hangi amaçlarla ve biçimde kullanılması gerektiğini ortaya koyan Micheal Rabiger’in şu sınıflandırmasına değinmek gerekir. O’na göre müzik, sahte duygular yaratmamalı; bir karakterin ya da konunun iç dünyasına geçişi sağlamalı ve izleyicinin gösterilmekte olanı takip etmesini sağlayacak düzeyde bir duygusallık yaratmalıdır.

Müziğin televizyonu, televizyonun müziği kullanmasından daha gösterişli bir biçimde kullanmasından dolayı müzik, televizyonda daha çok eğlenceyle özdeşleştirilmektedir. Tematik yayın yapan, yani günlük yayın süresinin en az yüzde yetmişini sadece müziğe ayıran medya hizmet sağlayıcılarda yayınlanan programlar ve video klipler bir kenara bırakıldığında, kimi zaman televizyonda yayınlanan talk-showlarda, tartışma ve haber programlarında dahi müziğin arka planda fon olarak kullanılmadığı, doğrudan canlı müzik performanslarına yer verilebildiği de görülmektedir.

Müziğin radyo ve televizyon programları kadar önemli rol oynadığı alanlardan bir diğeri ise reklamlardır. Radyo ve televizyon reklamlarında mesajın ulaştırılmasında ses ve görüntüler kadar müziğin de ön planda olduğunu söyleyebiliriz.

Müzik, reklamlarda kimi zaman sesi ve görüntüyü destekleyici, kimi zamansa ses ve görüntüden daha ön plana çıkaran bir temel öğe olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda müzik, reklamlarda kullanılırken ürünün özelliklerine dikkat çekebildiği gibi, ürünün görüntülerinin değerlendirilmesinde ve anlamlandırılmasında da yardımcı olur.

İzleyici/dinleyiciler, bir çocuğa verilen şeker gibi kendilerine sunulan reklamları müzik eşliğinde alılmadıkları gibi, müziğin de etkisiyle oluşturulan rahatlık ve akıcılık, izler kitlenin reklamlara kendilerini kaptırmasını sağlamaktadır. Tüketicilerin beğeni ve ilgilerine göre reklamlarda kullanılan müzik türü değişse de ya da yeni müzik türleri kullanılmaya başlansa da, gelecekte de müziğin reklamlar için vazgeçilmez olması muhtemeldir. 

Önümüzdeki hafta, Türkiye’de yayın yapan radyo ve televizyonların ses ve müzik kullanımına ilişkin uymaları gereken hukukî düzenlemelerle bu konuya değinmeye devam edeceğiz.
 

Bu yazı toplam 1094 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.