1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Radyo ve Televizyonda Koruyucu Sembol Sistemi
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Radyo ve Televizyonda Koruyucu Sembol Sistemi

A+A-

Televizyonda sunulan özellikle şiddet içeriğinin, çocukların ve gençlerin korunması amacıyla nasıl kontrol edileceğine dair tartışmalar, 1990’lı yıllardan itibaren medyada ticari yayıncılığın yaygınlaşmasıyla daha da artmıştır.

Öncelikli amacı kâr elde etmek olan televizyon endüstrisinin, olumsuz içerikleri sunmaya devam ederek, soruna bulduğu çözüm, ebeveynleri televizyon içeriği konusunda uyarmak için sembol geliştirmek olmuştur. Bu sisteme de “sınıflandırma sistemi” adı verilmektedir.

Ülkemizde de özellikle çocukların ve gençlerin televizyon yayınlarının zararlı etkilerinden korunmaları amacıyla Hollanda örneğinden yola çıkılarak, “Akıllı İşaretler” (Smart Figures) adıyla “Koruyucu Sembol Sistemi” oluşturulmuş ve sistem, 23 Nisan 2006 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır.

Toplumun farklı kesimlerinin temsil edildiği geniş çaplı bir araştırma sonucunda, anne ve babaların %80’e yakınının televizyon programlarının içeriği konusunda bilgilenmek ve uyarılmak istediklerinin tespit edilmesi, sistemin en önemli gerekçesini oluşturmuştur.

2011 yılında yürürlüğe giren 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile hukuki dayanağa kavuşan “koruyucu sembol sistemi”, Kanunun 24. maddesi ile düzenlenmiştir.

İlgili maddede, medya hizmet sağlayıcıların söz konusu sistemi kullanarak, izleyicileri program hizmetlerinin içeriği hakkında sesli veya yazılı olarak bilgilendirecekleri; koruyucu sembol sistemi ile ilgili usul ve esasların Üst Kurulca belirleneceği; maddenin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu hakkında da uygulanacağı öngörülüyor.

Yayın hizmetinin içeriği hakkında izleyicilerin bilgilendirilmesi amacıyla kullanılan sembollerle ilgili usul ve esasları belirleme görevinin RTÜK’e verildiğini; diğer taraftan üçü yaşa, üçü konuya, ve biri de hem yaşa hem de konuya dair olmak üzere toplam 7 adet koruyucu sembol belirlendiğini görüyoruz.

Semboller, yayın hizmetlerinin olası zararlı içeriği (şiddet ve korku, cinsellik ve örnek oluşturabilecek olumsuz davranışlar: ayrımcılık, alkol ve sigaranın aşırı kullanımı, madde kullanımı, yasa dışı davranışlar ile kaba konuşma / küfür) ve hangi yaş grubuna uygun olduğu (genel izleyici, 7 yaş, 13 yaş ve 18 yaş) konusunda izleyicilere bilgi veriyor.

6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrasına göre, radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâkî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programların da bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanması yasaklanmıştır. Ancak, 29/04/2017 tarihinde yürürlüğe giren 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çocukları ve gençleri olası zararlı içerikten korumak amacıyla “koruyucu sembol kullanılmadan” ibaresi, “koruyucu sembol kullanılsa dahi” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

“Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 23. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında saptanan yaş ve içerik sembolleri, programın başında 5 saniye süreyle ekranın tümünde (tam ekran) ve her kesintiden sonra da 15 saniye süreyle ekranın sağ üst köşesinde olacak şekilde yayınlanmaktadır.

Aynı yönetmelikte 2014 yılında yapılan değişiklikle “13+” ve “18+” sembolleri programın yayını süresince ekranın bir köşesinde sabit ve sürekli olarak yayınlanması öngörülmektedir. “7+” bir programın günün her saatinde yayınlanabileceği, “13+” bir programın 21.30’dan sonra yayınlanabileceği, “18+” bir programın 24.00-05.00 aralığı dışında yayınlanamayacağı anlamına gelmektedir.

Öte yandan, bir program için uygun “yaş sembolü” yanında birden fazla “içerik sembolü” kullanılabildiği gibi, sembollere haber bültenlerinde yer verilemiyor. Sembol kullanılması zorunlu programların tanıtım duyurularında da sembollerin bulunması zorunlu. Bu tür programların tanıtım duyurularında, şiddet/korku, cinsellik vb. içeren görüntülerin kullanılmaması; buna ilişkin duyuruların da saat 21.30’dan sonra yapılması gerekiyor.

Tüm bu bilgiler ışığında Ülkemizdeki nihai uygulamaya baktığımızda, koruyucu sembol sisteminin tam anlamıyla işlemediğini söyleyebiliriz. Zira sistem, televizyon endüstrisini mevzuatın gerektirdiği yaptırımlardan korurken, aynı zamanda endüstrinin kâr elde etmek için olumsuz içeriği sunmaya, sınırsız ve sorumsuzca içerik üretmeye devam edebilmesini sağlıyor. Dolayısıyla da sistem, bu hâliyle izleyiciden çok medya hizmet sağlayıcıları koruyor.

Olması gereken ise koruyucu sembol sisteminin, yasaklayıcı ya da denetleyici değil; esasen medya hizmet sağlayıcıların çocukları ve gençleri televizyonun olası zararlı etkilerinden koruma sorumluluğuna işlerlik kazandıran, bilgilendirici bir özdenetim mekanizması olarak faaliyet göstermesidir.

Bu yazı toplam 1303 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.