1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Özel Radyo Ve Televizyonlarda Düzeltme Ve Cevap Hakkı
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Özel Radyo Ve Televizyonlarda Düzeltme Ve Cevap Hakkı

A+A-

Anayasal bir temel hak olan düzeltme ve cevap (tekzip) hakkı, özel radyo ve televizyonlar bakımından 6112 sayılı “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun”da düzenlenmiştir. 

Kanunun “Yayın Hizmeti İlkeleri” başlıklı 8. maddesinin (o) bendinde, görsel ve işitsel yayın organlarının “kişi veya kuruluşların cevap ve düzeltme hakkına saygılı olmak zorunda” oldukları öngörülmüştür. Söz konusu hakkın kullanımının sınırları ise, Kanunun 18. maddesinde düzenlenmiştir. 

Gerçek ve tüzel kişiler, kendileri hakkında şeref ve haysiyetlerini ihlâl edici veya gerçeğe aykırı yayın yapılması hâlinde, yayın tarihinden itibaren 60 GÜN içinde hazırlayacakları tekzip metnini ilgili medya hizmet sağlayıcıya gönderebilecekleri gibi doğrudan bulundukları yerin sulh ceza mahkemesine de başvurabilirler.

Medya hizmet sağlayıcılar (özel radyo ve televizyonlar), tekzip metnini hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, metni aldıkları tarihten itibaren en geç YEDİ GÜN içinde, cevap ve düzeltmeye yol açan yayının yapıldığı saatte ve programda, izleyiciler tarafından kolaylıkla takip edilebilecek ve açıkça anlaşılabilecek biçimde yayınlanmalıdır. 
Eğer hakkı doğuran program yayından kaldırılmış veya yayınına ara verilmiş ise, düzeltme ve cevap hakkına, söz konusu programın yayın saatinde yer verilir.

Kanun koyucu böyle bir hüküm getirerek, aslında düzeltme ve cevabın buna neden olan programın ulaştığı kitleye ulaşmasını hedefleyerek, düzeltme ve cevap hakkı ile bu hakka sebep olan yayın arasında bir denge kurmak istemiş ve ilgili yayının yol açtığı zararı en aza indirgemeyi amaçlamıştır. 

Öte yandan ilgili kişi, düzeltme ve cevabın yedi gün içinde yayınlanmaması hâlinde bu sürenin bitiminden; Kanunda belirtilen hususlara aykırı şekilde yayınlanması hâlinde ise metnin yayınlandığı tarihten itibaren ON GÜN içinde mahkemeden düzeltme ve cevabın Kanunda belirtilen hükümlere uygun olarak yayınlanmasına karar verilmesini isteyebilir.

Yetkili ve görevli mahkeme, başvuru sahibinin ikamet ettiği yerdeki sulh ceza mahkemesidir. Başvuru sahibinin yurt dışında ikamet etmesi hâlinde ise Ankara Sulh Ceza Mahkemesi yetkilidir.

Sulh ceza hâkimi, istemi ÜÇ GÜN içinde duruşma yapmaksızın (dosya üzerinden) karara bağlar. Bu karara karşı tebliğden itibaren YEDİ GÜN içinde yetkili asliye ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Asliye ceza mahkemesi ise itirazı ÜÇ İŞ GÜNÜ içinde inceleyerek KESİN KARARA bağlar.

Hâkim tarafından düzeltme ve cevabın yayınlanmasına karar verilmesi hâlinde, ilgili yayın kuruluşu metni YEDİ GÜN içinde yayınlamak zorundadır. Söz konusu süre, sulh ceza hâkiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten; itiraz edilmişse asliye ceza mahkemesi kararının tebliği tarihinden itibaren başlar.

Yayın hizmetleri yoluyla kişilik haklarının ihlâlinden kaynaklanan maddi ve manevi zarardan dolayı, medya hizmet sağlayıcı kuruluş ile birlikte programın yapımcısı da müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Yargı kararına rağmen düzeltme ve cevap hakkına uyulmaması durumunda, Kanunda adlî anlamda özel bir cezaî hüküm getirilmemiştir. Kanaatimce bunun bir eksiklik olduğu söylenebilir. Nitekim, ağır bir yaptırım olmasa da en azından adlî para cezasını gerektiren bir hüküm getirilerek mahkemenin otoritesi korunabilirdi.

Buna rağmen, tekzip metninin yayınlanmamasının tamamen yaptırımsız olduğu söylenemez. Medya hizmet sağlayıcılara uygulanması öngörülen ve Kanunun 32. maddesinde belirtilen “idari yaptırımlar”, düzeltme ve cevap hakkının ihlalinde de geçerlidir. Böyle bir durumdan, şikâyet yolu ile haberdar olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun “uyarı ve idari para cezası” gibi yaptırımlar uygulaması mümkündür.

Başlıkta her ne kadar “özel” kelimesini kullanmış olsak da, 6112 sayılı Kanunda yer alan hükümler, sonradan düzenlendiği ve herhangi bir sınırlama yapmadığı içindir ki, geçtiğimiz hafta değindiğimiz TRT yayınlarını da kapsar niteliktedir. Bu nedenle, 2954 sayılı TRT Kanununun düzeltme ve cevap hakkını düzenleyen 27. maddesi uygulanabilme kabiliyetini yitirmiştir.

TRT Kurumu yayınları ile özel radyo ve televizyon yayınları açısından düzeltme ve cevap hakkının amacına daha çok ulaşabilmesi için radyo ve televizyonlarda anons ve duyurulara da yer verilebilir.

Böylece, hem söz konusu hakkın etkin kullanımı sağlanmış olacak, hem de yayın yoluyla zarara uğrayan kişinin mağduriyetinin giderilmesine katkıda bulunulacaktır.

Öte yandan düzeltme ve cevap hakkı, yalnızca radyo ve televizyon programlarında yapılan görüş açıklamaları ya da olay açıklamalarından dolayı değil, aynı zamanda programlara katılan izleyici ve dinleyicilerin görüş ve açıklamaları için de söz konusudur.
 

Bu yazı toplam 961 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.