1. YAZARLAR

  2. Orhan Eser

  3. Modern İmparatorluklar 2
Orhan Eser

Orhan Eser

Yazarın Tüm Yazıları >

Modern İmparatorluklar 2

A+A-

Yıl 1911 Osmanlının Afrika kıtasında kalan son toprağı Trablusgarp’ta İtalyanlar ile Harp başladı. Artık 1923’e kadar sürecek olan savaşlar dönemine girilmiş oldu.
 Trablusgarp’ın ardından Balkan Harpleri ardından 1. Cihan Harbi ve Milli Mücadele…
Tam 12 yıl aralıksız savaş verdi Osmanlı...
Savaşların yanı sıra birde iç isyanlar…
4 yıl süren uzun bir Milli Mücadelenin ardından Osmanlının paşaları yeni bir devlet kurdular(Sultan Vahdettin’in emri ile).
Türkiye Cumhuriyeti’ni…
Devleti paşalar kurmasına kurmuştu ama…
Çok kısa bir sure içinde Devletin yönetim kadrosunun tamamını Kemalistler oluşturmaktaydı. Devletin politikası ise Kemalizm oldu. Kemalizm’i en ufak eleştiren, karşısında duran kim olursa olunsun tasfiye edildi. Milli Mücadeleyi yöneten tüm yönetim kadrosu teker teker tasfiye edildi.
Kemalist kadrolar Osmanlı olmasına rağmen onlar için Osmanlı acı hatıralardı. Kendilerinin de Osmanlı mensubu olmalarına rağmen tüm geri kalmışlık ve yenilgilerin temel nedeni olarak Osmanlıyı görmekteydiler. Bundan dolayı Osmanlıyı hatırlatan her şey ortadan kaldırılmak istendi. Aslında kaldırılmak istenen Osmanlı değil, 1400 yıllık milletin hücrelerine kadar işlemiş olan medeniyetti. Önce milleti için kanını, canını, evlatlarını, kardeşlerini feda eden padişahlarımız kötülendi, hain ilan edildi. Sadece resmi makamlarda değil çeşmelerde, saat kulesinde vs. nerede Osmanlı arması varsa kazındı veya üzeri sıvandı. Ama bunlar yetmezdi.
Eskiyi hatırlatan ne varsa unutulmalı ve yeni bir devlet olunmalıydı. Kısaca bizi yenen devletler gibi olmalıydık. Çünkü batı güçlüydü ki bizi yendi, bizde onlar gibi olursak güçlü oluruz mantığı ile hareket ettiler.
Bunu en kolay alfabeyi değiştirerek yapabiliriz dediler. 1 Kasım 1928’de Latin alfabesine geçildi. Böylelikle geçmiş bir gecede unutulacaktı. Yeni rejim, yeni nesle yeni alfabe ile isteği bilgileri verecek ve yeni bir millet oluşacaktı. Bu sözler benim sözlerim değil bizzat İsmet İnönü’nün sözleridir.
Dedemin de bizzat yaşayıp bana anlattıklarını anlatayım sizlere. 
Dedem camide kuran öğrenirken camiye iki jandarma gelir ve hocayı alıp götürürler. Sen kimden izin aldın da burada kuran öğretiyorsun derler ve hocayı nezarethaneye atarlar. Menderes gelesiye kadar da camide kuran kursu verilmez. Ayrıca Osmanlıca kitaplar toplatılır ve köy meydanlığında yakılır.
Bu yapılanların amacı sizce neydi?
Ama ne yapsalar da millet değişmedi. Çünkü birkaç yılda medeniyet oluşmaz veya birkaç kişinin düşüncelerine göre milletin görüşleri değişmez. Medeniyet uzun yıllar içinde şekillenir. İçtimai hayat milletin benimsemesiyle oluşur. İşte bu yüzden de başarılı olamadılar.
Geçmişini reddeden kendini reddeder. Ağaç kökünü reddedemeyeceği gibi bir millette kökünü reddedemez, bu mümkün değildir.
Bazıları şimdi bana diyecektir saltanat meraklısısın cumhuriyet düşmanısın.
Bu sözleri hep söylediler peki sonuç değişti mi? 
Tabi ki hayır…
En güzel cevabı Sezai Karakoç veriyor.
Diyor ki:
“Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki, bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulmayacaklar. 
Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.”

Yıl 1950 çok partili hayata geçiş…
Ve halk ilk defa iradesini yansıtacak...

Bu yazı toplam 905 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.