1. HABERLER

  2. AFYON HABER

  3. Milletin Verdiği Oy Uzlaşmacı Bir Anlayışın Mesajıdır
Milletin Verdiği Oy Uzlaşmacı Bir Anlayışın Mesajıdır

Milletin Verdiği Oy Uzlaşmacı Bir Anlayışın Mesajıdır

Referandum oylamasında sandıktan çıkan sonucun çok yakın olduğunu belirten MHP İl Başkanı Mehmet Karagöz, “Milletin sert üsluptan, kavgadan, kaostan uzak, uzlaşmanın sağlandığı bir Türkiye’den yana olunması gerektiğinin mesajıdır” dedi.

A+A-

90 gün süren referandum çalışmalarının sandığa yansımasını değerlendiren MHP İl Başkanı Mehmet Karagöz, AK parti ve MHP’nin oylarının yüzde 60’lar seviyesinde olması gerektiği belirtilerek MHP üzerine yapılan eleştirilerin doğrulukla bir bağı olmadığını söyledi.

“AK PARTİ + MHP EŞİTTİR ANAYASA OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMELİ”

Anahaber Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan MHP İl Başkanı Mehmet Karagöz; “90 gün süren referandum süreci çalışmaları Pazar günü yapılan halk oylaması ile sonuçlandı. Referandum çalışmalarıyla birlikte partimizin de ilçe kongreleri vardı. İlçe kongrelerimizde büyük kalabalıkların toplandığı ortamlarda referandum ile alakalı hem anayasayı yazan Milletvekili Mehmet Parsak ile beraber çalışmalar yürüttük Milletvekili Mehmet Parsak anayasanın teknik konularını anlattı  bende anayasa çalışmalarında teşkilat bazlı konuşmalar yaptım. Lider, teşkilat, doktrin üçlemesine uyulması gerektiğini, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin bugüne kadar söylediği hiçbir konuda yanılmadığını 3-5 ay sonra söylediklerinde haklı çıktığını bunun anlaşılması gerektiğini söyledim. Yine Milletvekili Mehmet Parsak’ın ülkü ocaklarında yetiştiğini anayasada devletin ve milletin zararına olan hiçbir konunun altına imza atmayacağını, Devlet Bahçeli’nin de böyle bir şeye müsaade etmeyeceğini, devletin ve milletin bekasına zarar verecek hiçbir hareketin içerisine girmeyeceğini anlattık. Dolayısıyla genel başkana ve teşkilatlara güvenip teşkilatlarla hareket edilmesi gerektiğini anlattık. Mutlaka MHP içerisinden de fireler vardır. Bunun anayasa çalışmaları ya da halk oylaması sonrasında çıkan yüzde 51,3’lük oranı AK Parti + MHP eşittir anayasa olarak değerlendirmek doğru değildir. Hayır oylarını da CHP, HDP ve x partiler olarak görmemek lazım. Nihayetinde bir parti çalışması değil anayasa çalışması ve oylamasıydı” dedi.

“HAKLI OLSALAR DA GENEL MERKEZ VE TEŞKİLATA UYMALILARDI”

Halk oylamasından çıkan tablonun ardından MHP’nin yeteri kadar destek vermediği yönünde ortaya atılan iddialar ve eleştirilere de yanıt veren MHP İl Başkanı Mehmet Karagöz; “Bizimle sohbet eden ve hayır diyeceğini ifade eden AK Partililerin de olduğunu biliyorum, bizim içimizde de hayır diyenlerin olduğunu biliyorum, CHP’den evet diyeceğini bizzat ifade eden isimlerin olduğunu da biliyorum. Yurt içinden ve yurt dışından oy kullanan vatandaşların olduğu bir referandumdu. Millet bir şekilde sandığa geldi ve tercihini yaptı. Referandumla alakalı olarak üzücü olan taraf ise çalışmayı yapanların ülkede yaptıkları hizmetleri anlatırken anayasa değişikliğinin yapılacağı 18 maddeyle ilgili teknik açıklama yapmadan yanlış propaganda yaptılar. Vatandaşlarımız da Recep Tayyip Erdoğan figürüne kızdıkları, Genel Başkanımıza olan kızgınlıkları nedeniyle hayır verenler çok oldu. Anayasa değişikliğine ilişkin maddelerin içeriğine bakmadan daha önce yaşanmışlıkları göz önünde tutup ona göre evet veya hayır oyu kullandılar. Bizim içimizden hayır oyu kullananların haklı sebepleri de var ancak nihayetinde ne kadar haklı sebepleri olsa da genel başkan ve teşkilata uymalılardı” yorumunda bulundu.

“SANDIĞA YANSIYAN ORANLAR MİLLET İRADESİDİR”

Devlet Bahçeli’ye ağır hakaretlerde bulunanlar ile anayasa değişikliği referandumunda aynı safta hareket edilmesinden rahatsızlık duyanların sandıkta teşkilattan ayrı davrandığına işaret eden İl Başkanı Karagöz; “Anayasa değişikliğine ilişkin Devlet Bahçeli’nin ağzından çıkan ilk cümle devletin ve milletin bekasının tehlikede olduğu, ülkemizin kuşatıldığı, ülkemizde derin çalışmaların olduğu bunun önüne geçebilmek için yeni anayasanın yapılması gerektiğini söyledi. Bu sözlerini söylerken de eleştiri haklarımız saklı kalmak kaydıyla diye de ekledi. Bize bugüne kadar yapılanları bir kenara koyduk ama unutmadık. Söz konusu vatan bugün bu anayasayı çıkartalım diyerek çalışmalara başladık. Arkadaşlarımız da oylarını kullanırken buna dikkat etmeliydi. Bizim içimizden hayır veren insanların olduğunu da biliyoruz. Bu sadece MHP, AK Parti, CHP, HDP, PKK meselesi değil ülkemizde yaşayan insanların özgür iradeleri ile kullandıkları oylardı. Nihayetinde yüzde 51,3 ile kabul edildi. Vatandaşın verdiği mesaja göre bundan sonra dikkat edilmesi gereken uzlaşma kültürünün gelişmesi, yumuşak dilin kullanılması, evet diyen vatan haini, hayır diyen PKK’lıdır gibi cümleleri bırakıp bugün yeni bir sayfa açılmalı. 17 Nisan sabahında devletimiz hala yerinde yıkılmadı, kuşatılmadı. Eski dönemdeki o bozuk dilleri, bozuk hitabetleri, kaosu, karmaşayı bir kenara bırakıp bundan sonra kucaklaşmak lazım. Vatandaşın da sandıktan verdiği mesaj da aslında bu” diye konuştu.

“TEK BAŞINA KİMSE YÜZDE 50’Yİ AŞAMAZ”

Türkiye’de hiçbir siyasi partinin şu anda tek başına yüzde 50’nin üzerine çıkmasının mümkün olmadığını referandumdan çıkan sonucun da bunun bir kanıtı olduğunu belirten Başkan Karagöz; “Yeni sistemde koalisyon hükümetleri dönemi kapanmıştır ancak partiler arası uzlaşma dönemi devam etmek mecburiyetindedir. AK Parti + MHP +BBP birlikte hareket etmesine rağmen yüzde 51,3 oy oranı elde edildi. Tek başına hareket edilseydi evet oyu çıkmayabilirdi. Bu nedenle siyasi partilerin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi gerekecek. Tüm siyasi partiler birbirlerinin ortak görüşünü mutlaka almalı ortak hareket etmeli. Ortak hareket etme kültürü geliştirilmeli, yumuşak bir dil kullanılmalı, kaosu, karmaşayı ya da gerilim politikasını artık bırakmalı. Ne kadar gererseniz gerin bundan sonra yüzde 50’yi kimse tek başına bulamaz” dedi.

MHP, AK PARTİ VE CHP UYUM YASALARINI BİRLİKTE HAZIRLAMALI”

Referandumdan çıkan yüzdelik oranların yakınlığının insani bazda da bir araya gelinmesi gerektiğinin mesajı olduğuna değinen MHP İl Başkanı Mehmet Karagöz; “Türkiye, evet oyu kullanan vatandaşımızın da ülkesi, hayır diyen vatandaşımızın da ülkesi. Hatta Türkiye sadece Türkiye’de yaşayan Türklerden ibaret bir ülke de değil. Bizlerden ümit bekleyen Türk dünyası var, İslam dünyası var. Dolayısıyla onlara da hizmet etmek için biz bir araya gelmek zorundayız. Biz bir araya gelmezsek bizi parçalayacak insanlar ve ülkeler o kadar çok ki tüm düşmanlara karşı ülke olarak bir araya gelmek zorundayız. Devlette yetkili olan insanlar, siyasi parti liderleri ve toplumun önde gelenleri bir araya gelmek zorunda bundan sonra da böyle olmalı. Anayasada değişiklik yapılmasına evet denildi. Bundan sonra uyum yasaları düzenlenmeli. 18 maddenin geriye dönük yansımalarının kanunlarla düzenlenmesi lazım. Düzenlemeler de belli bir süre içerisinde çıkarılacak kanunlarla düzeltilmiş olacak. Yapılacak olan düzenlemelerde de AK parti, MHP ve CHP bir araya gelecek noktasına, virgülüne kadar fikir birliği içerisinde kanun çıkartmaları gerekecek. Fikir birliği ile çıkarılacak kanunlar yoruma açık dahi olmamalı. Kanunda yazan cümleyi köydeki insanımızın da şehirdeki insanımızın da anlayabileceği bir dil kullanılmalı” yorumunda bulundu.

“UYGULAMADA YAPILACAK HATALAR YENİ HATALAR OLARAK GERİ DÖNER”

Referandumdan çıkan evet ile hayata geçeceği ifade edilen Yeni Türkiye sloganının geleceğe dönük yansımasının ne olacağına ilişkin de düşüncelerini paylaşan Karagöz; “Siz ne yazarsanız yazın uygulamada hata yaptığınızda size hata olarak geri döner. Uygulama şu anda mükemmel bir sistem çıktı. 2007 yılında yapılan referandumda Cumhurbaşkanını halk seçsin ile başlayan hatadan bugün gelinen nokta burasıdır. Yapılan hatayı düzeltmek için de bu anayasa değişikliği düzenlendi. Cumhurbaşkanını ve Başbakanı halk seçiyor peki hangisi devleti yönetecek karmaşası yaşanıyordu. Yapılan referandum ile birlikte sadece Cumhurbaşkanlığı sistemi hayata geçmiş olacak. Eğer bu sistemi doğru işletmezseniz yarın hatalar zinciri olarak geri döner. Yine tekrarlamakta yarar görüyorum uzlaşma kültürümüzü geliştirmemiz lazım, birbirimizin hatalarını aramamamız lazım, yapılan işlerin de şurası hata, burayı düzeltelim deyip o hataları düzelterek ilerlememiz lazım. Birbirimizin hatasından politika yaparak üste çıkmaya çalışmamalı. Ben yaptım oldu anlayışının yerine karşıdakilerinin de fikirleri alınarak hatanın olmadığı bir yönetim anlayışı oluşturulmalı çünkü başka ülke yok” değerlendirmesinde bulundu. 
 

Bu haber toplam 858 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.