1. YAZARLAR

  2. Turgay Şahin

  3. Kutsallara Saygı ve Hukuk
Turgay Şahin

Turgay Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

Kutsallara Saygı ve Hukuk

A+A-

[reklam1]

Ülkenin hukuk sistemini incelemek ve Budapeşte barosu ile görüşmede bulunmak üzere Macaristandayız. Rehberimiz Türkolog bir hanım. Babası da bir Türkolog ve yurdumuzda uzun süre kalarak bir çok türkü, masal, mani derlemiş olan İgnac KUNOŞ…

 

Rehberimiz son derece düzgün Türkçesi ile ülkesinin Türkiye’ye çok benzediğini anlatıyor:

 

“Bizde de aile müessesesi çok güçlüdür, bu yapının bozulmadığı ender Avrupa ülkelerinden birisiyiz” diyor.

 

Ülkesinin dindarlık yönünden de bize benzediğini söylüyoR:

 

“Biz de sizin gibi dindar bir ülkeyiz. Ülkemizdeki ateistlerin oranı çok şükür %30’u geçmez!”

 

Biz afallıyoruz, %30 gibi son derece yüksek oranda bir ateist kesim var ve rehberimiz bu duruma şükrediyor, üstelik bu manzaraya rağmen halkının dindar olduğunu iddia ediyor?

 

Sonra bizim şaşkınlığımız fark etmiş olacak ki duruma açıklık getiriyor:

 

“Evet bizde %30 ama, örneğin komşumuz Çek Cumhuriyetinde durum vahim, burada %75 olduğu söyleniyor!”

 

Avrupa’nın bir çok ülkesinde de durum benzer mahiyette.

 

Kimi ülkelerde ateizm çoktan nüfusun yarısından fazlasının etiketi olmuş; İngiltere gibi bir takım ülkelerde ise halkın hatırı sayılır bir kesimi Hristiyınlık dinini terk ederek eski Pagan dinlerine yönelmişler.

 

Papalık, sureta Hristiyan nüfusun ise dine karşı ilgisizliğinden yakınıyor. Yani manzara şu: Avrupa’da Hristiyanlık şu anda muhtemelen en yaygın din değil! Kağıt üzerinde ve kayden belki öyle görülüyor. Ancak gerçek hiç de böyle değil. Hepimiz biliyoruz, on yıllar önce bile cemaatsizlikten terk edilen bazı kiliseler o ülkelerdeki gurbetçilerimiz tarafından satın alınarak camiye çevrilmiş. Ortalama bir Avrupalı’nın kimliğinde Hristiyan ibaresi varsa da hayatında hiç kiliseye gitmemiş olması kuvvetle muhtemel.

 

Durum böyle olunca dini duyarlılıklar bizdeki gibi değil.

 

Hz.İsa’nın karikatürlerini yadırgamıyor, dini değerlerle dalga geçen film vb. görüntülere hassasiyet göstermiyorlar.

 

İşin kötüsü aynı duyarsızlığı tüm dünyadan bekliyorlar!

 

Oysa Sanayi Devrimi, Reform, Aydınlanma (!) evresini yaşamayan dünyanın kalanında dini inançlar son derece önemli, dinlerin kutsalları son derece saygı görüyor…

 

Kendisi inanç değerlerinden uzaklaşmış ve dolayısı ile kutsallarından vazgeçmiş bir Avrupalı , peygamber için beslenen “fidake-anam babam sana feda olsun” inancını kavrayamıyor.

 

Bu iyi niyetli bir yorum tabi!

 

Asıl sıkıntı, belki de bu konudaki hassasiyetimizi çok iyi biliyor ve bu hassasiyetimizi bir takım toplumsal olayları tetiklemek için kullanıyor, istismar ediyorlar!

 

Aynıyla karşılık veremeyeceğimizi de biliyorlar. Çünkü onların kutsal değerleri bizim için de aynı kudsiyete sahip. Attıkları taşın geri gelemeyeceğini biliyor hınzırlar…

 

Hadi onları anladık da, dini ve dinin kutsallarına hakaret eden bir karikatürü ifade özgürlüğü gibi sunan, bunları ülkemizde de yayınlarlarsa özgürlüklerin genişleyeceğini savunan yerlilerimize (!) ne buyrulur?

 

Üstelik halen yürürlükte olan Türk Ceza Kanununa göre de suç olan bir eylemi ülke insanlarının hoşgörüsünü veya tahammülünü sınamak için kullanıyorlar.

 

Hem dine ve dinin kutsallarına karşı yapılan eylem suç hem de bu eylemin halkı kışkırtmak için kullanılması suç. İki ayrı suç var:

 

Birincisi TCK 125 maddede düzenlenen “Hakaret suçunun; Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi”  eylemi,

 

İkincisi, TCK 216.maddede düzenlenen “Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” eylemi…

 

216.maddede düzenlenen suçun oluşabilmesinde ön şart, suça konu fiilin kamu düzenini bozmaya elverişli olması… Kanun koyucu, aşağılama suçunu somut tehlike olarak düzenlemiş ve failin aşağılama içeren açıklaması, kamu barışının bozulmasına dair açık ve mevcut tehlikeyi içerirse ve yargı makamı alenen aşağılama fiilinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu tespit ederse ; bir de  toplumun bir kesiminde huzursuzluk çıkması veya yaygın şekilde çıkma ihtimali doğarsa suçun oluşacağının belirlemiştir! Örneğin tepki oluşması, protesto içeren toplantı veya gösteri yürüyüşünün yapılması, insanların yapılan açıklamaya huzursuzluklarını dile getirecek şekilde tepki göstermesi, suça konu fiilin kamu düzenini bozmaya elverişli olduğuna dair örnekler arasında gösterilebilir.

 

Ve en önemlisi suçun takibi şikayete bağlı tutulmamıştır.

 

Burada görev savcılık makamına, hassaten basın savcılarına düşmektedir.

 

Yani bir şikayet aranmayacak, kendiliğinden harekete geçilerek soruşturma başlatılacak ve gereken tedbirler de alınacak…

 

Son günlerde maalesef bizi de ilgilendirir hale gelen, dinin kutsallarını aşağılayan karikatür ve yaklaşımlara bu açıdan bakılmalı.

 

Öyle ben çok özgürüm, istediğimi yazar ve söylerim diyerek köşenizde sevgili peygamberimizi aşağılamaya yeltenirseniz, bunun özgürlük değil; toplumun büyük kısmının hakkına tecavüz olduğunu görmelisiniz, yahut gösterilmeli…

 

Tabi ki densizliğe şiddetle cevap vermek olmaz. Üstelik bu kolaycılık ve düşüncesizlik olur.

 

Yukarıda yazdık.

 

Bu tür hakaret ve aşağılamalarla dinimize ve kutsallarımıza dil uzatanlara gösterilecek en iyi ve yerinde tepki bunları şikayet etmek, haklarında dava açmak veya açılmasını sağlamak, bu densizleri binlerce, milyonlarca dava ile hukuken pişmanlığa zorlamak.

 

Ben şahsen bu dinin en edna ve kemter bir mensubu olarak, çirkin karikatür ve benzer görsellerin kullanılmasından son derece incinmiş bulunmaktayım.

 

Bunu yapanları yargı mercilerine şikayet edeceğim.

 

Dahası haklarında manevi tazminat davası açacağım.

 

İsteyen olur ve ben de varım diyenler çıkarsa (ki çıkmalıdır!) onlara da dilekçe yazmak konusunda yardımcı olacağım. Büyük bir zevkle, bunu bir vazife bilerek ve tabi ki ücret almadan bu hukuki yardımı isteyen herkese yapacağım.

 

Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, ancak sahiplerinin de son daraca medeni, ölçülü ve hukuka saygılı olduklarını göstermemiz şart !

 

 

 

Bu yazı toplam 2454 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.