1. YAZARLAR

  2. Ahmet Gazi Arpacı

  3. Kur’an Nasıl Okunmalı ?
Ahmet Gazi Arpacı

Ahmet Gazi Arpacı

Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’an Nasıl Okunmalı ?

A+A-

[reklam1]

Allah\'ın emirlerini öğrenebileceğimiz Kutsal Kitapların sonuncusu olan Kur’an-ı Kerim 1400 yıl önce peygamber efendimize vahyedilmiştir. İslamiyet’in temellerinin anlatıldığı Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim, bugün Müslümanlar tarafından titizlikle korunan, saygı duyulan ancak okunmayan bir kitap olarak raflarda ya da duvarlarda asılı halde korunmaktadır. Oysa Kur’an bizlere öğüt almamız, Allah\'ın emirlerini ve yasaklarını öğrenmemiz için indirilmiş bir rehberdir.

“Andolsun Biz Kur\'an\'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?” (Kamer Suresi, 17)

Günümüzde insanların çoğu dinimiz hakkındaki bilgileri Kutsal Kitaplarla örtüşmeyen kaynaklardan öğrenmekte, bu da yanlış ve hurafelerle dolu din bilgisinin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Oysa Allah\'ın emir ve yasakları Kutsal Kitaplar da açıkça bildirilmiştir. Kutsal Kitaplarla örtüşmeyen hatta tamamen tezat bilgilerden oluşan Kutsal Kitap dışındaki kaynaklardan dini öğrenmek son derece sakıncalı bir durumdur.

‘Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah\'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah\'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.\' (Nahl Suresi, 116),

‘Biz sana bu Kur\'an\'ı güçlük çekmen için indirmedik.\' (Taha Suresi, 2) ayetinden de anlaşıldığı gibi, Kuran insanların güçlük çekmeleri için indirilmemiştir. Rabbimiz;‘Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.\' (Bakara Suresi,185)  ‘ve seni kolay olanda başarılı kılacağız.’ (A\'la Suresi, 8) ayetleri ile kullarına olan merhametini ve seçip beğendiği dininin kolay olduğunu bildirmiştir.

Allah kolaylık dilerken insanlar, İslam dinini icra edilmesi zor ve karmaşık bir hale getirerek Kutsal Kitap ahlakından uzak toplumların oluşmasına neden olmaktadırlar. Dine uzak olup tanımak ve yakınlaşmak isteyen insanlar için bu yanlış bilgiler ve hurafeler olumsuz bir etki yaratmakta ve dinimizin yanlış bir şekilde anlaşılmasına sebep olmaktadır.

Bütün bunların dışında en önemlisi Allah\'ın ayetlerinin yerine başka kaynakları önde tutmak ve onları uygulamak insanı şirke götüren büyük bir tehlikedir. ‘Gerçekten, Allah, Kendisi\'ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah\'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.\' (Nisa Suresi, 48)

Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed\'in ‘Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum.\' (Ahkaf Suresi, 9) diyerek Allah\'ın emirlerinin dışında bir şeye uymadığını anlıyoruz. Bu durumda bizlerin de sevgili peygamberimizi örnek almamız ve sadece vahyedilene uymamız gerektiği çok açıktır. Ayrıca,‘Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur\'an\'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar.\' (Furkan Suresi, 30) sözünden, Kuran\'ın okunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Dünya hayatına karşılık ahireti umanlar için ‘O (Kur\'an), âlemlere bir \'öğüt ve hatırlatmadan\' başkası değildir.\" (En\'am Suresi, 90) Ve “(Bu Kur\'an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir Kitap\'tır.” (Sad Suresi, 29) ayetiyle de anlaşılacağı gibi Kuran, kenara kaldırılmak ve unutmak için değil, okumak ve öğüt almak için indirilmiş mübarek bir kitaptır.

Kur\'ân-ı Kerim toplumumuzda en çok okunan kitap olmasına rağmen en az anlaşılan kitap durumundadır. Allah Kurân\'ı sadece bir kısmımızın okuyup anlaması, diğerlerinin anlayamasalar da Arapça metninden okuyup kulluk vazifelerini yerine getirmeleri için indirmemiştir. Bazı ayetlerde \"Biz, onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur\'ân yaptık\" (Yusuf Suresi 2. Ayet), \"İyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur\'ân yaptık\" (Zuhruf Suresi 3. Ayet) belirtildiği üzere Allah bizim Kurân\'ı okuyup anlamamızı ve hayatımızı Kur’ân-ı Kerim de belirtildiği gibi yaşamamızı istemiştir. Yüce Allah kulları arasında mutlak adalet sahibidir. Hiçbir kuluna adaletsiz davranmaz. Kurân\'ı sadece belli bir topluluğa değil tüm insanlığa göndermiştir.

Kur’ân-ı Kerimi anlamadan sadece Arapça metninden okuyarak hikmetlerini tam anlamıyla bilip hayatımıza uygulamamız ne kadar mümkün olabilir sizce? Örneğin her Müslüman Fatiha Suresi\'ni ezbere bilir ve bu süreyi günlük hayatımızda okuyoruz. Peki, okurken anlamını bilerek okuyabiliyor muyuz? Fatiha\'yı okurken Hamdın Âlemlerin Rabbi olan Allaha mahsus olduğunu, O\'nun Rahman ve Rahim olduğunu, hesap gününün sahibi olduğunu, yalnız ona ibadet edip yalnız O\'ndan yardım dilediğimizi ve bizi sapmışların yoluna değil doğru yola iletmesini istediğimizi aklımızdan geçirerek okuyabiliyor muyuz? Okuduğumuz surelerin anlamını bilmeden, Allah\'a nasıl dua ettiğimizi bilmeden O’na yakın olmamız ne kadar mümkün olabilir? Okuduğumuzun manasını bilmek ve dua da bunu düşünmek için okuyacağımız Kur\'an-ın meâlini okuyup mana ve içerik üzerinde düşünmeliyiz.

Allah\'a kulluğumuzu tam olarak yerine getirebilmemiz için Kutsal Kitaplarda Yüce Allah\'ın bize Peygamberler aracılığıyla bildirmiş olduğu hükümleri bilmemiz gereklidir. Kutsal Kitapları bilmeden tam anlamıyla Allaha yakınlaşmamız mümkün olmaz. Allah bize neyin helal neyin haram olduğunu, neyi yapıp yapmamamızı ve ne şekilde ona kulluk vazifemizi yerine getirebiliriz bunların hepsini bize Kutsal Kitaplarda bildirmiştir. Bunların hepsini bilip hayatımıza uygulayabilirsek tam anlamıyla doğru yola ermiş oluruz.

Tüm Kutsal Kitaplar gibi Kur’an da bize hak ile batılı birbirinden ayırıp doğru yolu bularak hidayete ermemizi sağlamak için bir yol gösterici olarak indirilmiştir. Günümüze bakıldığında Kur\'an daha çok ölülerimizin ruhu için, büyü ve nazardan korunma için, hastalarımıza şifa olması için ve namazlarımızda gerekli olduğu için okunmaktadır. Kur\'an-ı sadece bu sebepler için değil bize bildirilmiş olanları bilmemiz için de okumamız ve anlamamız gerekmektedir.

Burada belirtmek istediğimiz Arapçayı öğrenip Kur\'an-ı Arapça olarak okumak değil, mealler ve tercümeler aracılığıyla Kur\'an\'da belirtilen hükümleri öğrenmeye çalışmamızdır. Birçoğumuz Arapça yazıyı okumakta zorlandığı için sadece aklında kalıp ezberledikleriyle yetinmektedir. Bu ve bunun gibi sebepleri bir kenara bırakıp Kur\'an\'da belirtilen hükümleri öğrenmemiz gerekmektedir. Buda meal ve tercümelerin okunmasıyla mümkün olacağından bunları bol bol okumamız gerekmektedir. Türkçe meal ve tercümelerin de okunması sevap olacağından buda bir anlamda ibadettir.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 3821 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.