1. YAZARLAR

  2. Fevzi Nuri Kara

  3. Kültür, Küreselleşme ve Çağdaş Sanat 
Fevzi Nuri Kara

Fevzi Nuri Kara

Yazarın Tüm Yazıları >

Kültür, Küreselleşme ve Çağdaş Sanat 

A+A-

Kültür kavramı, Samuel von Pufendorf'tan Herder’e, E.B.Taylor’dan Edward C.Stewart’a  birçok düşünürü meşgul etmiş ve her defasında yeniden tanımlanmıştır. Örneğin Peter Caws, “Kimlik ve Çokkültürlülük Kavramı” başlıklı makalesinde kültürün yüzün üzerinde farklı tanımını ortaya koymuştur. 

Tüm bu tanımları buraya taşımadan, fakat tüm bu tanımlardan yola çıkışla kültürü, belli bir toplumun doğa karşısında yarattığı insan ürünü olan her şey olarak değerlendirebiliriz. 

Sanatın kaynağı da içinde yaşadığımız kültür dünyasıdır. Sanatçı, içinde bulunduğu kültürel ekinin bir parçası olarak bu ekini yapıtlarıyla besler ve zenginleştirir. Her sanatçı kendi toplumunun kültürel kodlarını evrensel kültür kodlarıyla genişleterek yapıtlarına taşır. 

Toplumların kültür dünyası, coğrafyaları şekillendiren akarsular gibidir. Akarsular bitki örtüsünü canlandırıp, o bölgenin florasını şekillendirdiği gibi, kültürde içine doğan bireyi-insanı, dolayısıyla toplumu şekillendirmektedir. Nehir yatağı kültürün kendisidir ve bu yatağın temel kaynaklarından biri olan sanat da toplumların kültür dünyasının şekillenmesinde önemli paya sahiptir. Sanat da sular gibi önce büyüklü küçüklü kaynaklardan yüzeye doğar, dışsallaşır. Sonra birçok kol birleşerek koca bir yatağa dönüşür. İşte bu kollar sanat disiplinleri, nehir ise kültür-sanat dünyası olarak tanımladığımız akardır. Nehrin akışı gibi sanat ve kültür dünyasının hızı da bulunduğu zemine göre bazen derinleşir, bazen yüzeyden çağlar, bazen durgunlaşır, etrafa yayılır, bazen yeni kollara ayrılarak yeni floralar oluşturur. Tümü bütün sistemi belirler. 

İşte kültür sanat dünyasında da sistemi belirleyen şey, tıpkı nehir yatağının niteliğini belirleyen zemin gibi, toplumsal zeminin nitelikleri, kültür sanat politikalarındaki yapıcı unsurlar, sertlikler, gevşeklikler,... vb. olarak belirlenebilir. Nasıl ki flora ve faunanın genişliğinde coğrafi zemin ve iklim sistemleri etkinse, bol yağışlı zamanlarda akarsuların faaliyetleri artıyor, kurak geçen günlerde azalıyorsa, kültür-sanat dünyasının derinliği ve etkinliğinde de, kültürel zemin ve kültür-sanat politikalarının niteliği önemli belirleyenler arasındadır.

Eğer bir coğrafyada akarsu kaynakları kurumuşsa çölleşme gerçekleşir. Fakat bunun tam tersi de söz konusudur. Eğer bir kaynak çölde dahi doğsa, doğduğu yere yaşam taşır. Bu işte vahadır. Canlıların yaşam alanıdır. Yolcuların umut ve uğrak yeridir. Sanat ve kültür bağlamında, Rönesans örneğinde olduğu gibi kültürel uyanış ve kültürel canlanıştır. Tıpkı akarsular gibi sanat dünyasının ürünleri de doğdukları yerlere olduğu kadar, ulaştıkları yerlere her açıdan zenginliği taşır. Toplumsal florayı-yaşamı canlandırır. 

Nasıl ki, milattan önceki dönemlere uzanan tarihsel süreçte gerçekleşmiş birçok savaşta, su kaynakları hastalıktan ölmüş hayvan ve insan cesetleriyle kirletilerek biyolojik silah olarak kullanılmışsa, özellikle küreselleşme sürecinde kültürel kaynaklar, “kiç”, “popüler kültür”, “tüketim kültürü”, “fast-food”, “market kimliği”, “kitle kültürü” olguları ile uluslararası tehdit altındadır. İşte bu nedenle sanata bakış açımızı yenileyerek, güncel sanatı; salt bir yansıtma veya düzenleme olarak değil, kimlik, kültür, kültürel kimlik, kültürel bellek sorunsalları, küreselleşme ve çok kültürlülük vb. güncel kavramlar çerçevesinde, salt duyusal yolla değil düşünsel çabayla kavramak zorundayız.

Bu bağlamda, bu yazının devamı olarak küreselleşme olgusuyla birlikte, özellikle günümüzün etkin kavramları olan “Sanayi Sonrası Toplum”, “Neo Liberalizm, “Yeni Dünya Düzeni”, “Enformasyon Toplumu, “Teknolojileşen Dünyadaki Dönüşümler; Yapay Zeka, Otomasyon Süreci ve Üretimin İnsansızlaştırılması” gibi kavramlara değinilecek ve tüm bu süreçte gerçekleşen siyasi, iktisadi ve sosyal değişimlerin toplumsal etkisi ve güncel sanattaki yansımalarına bakılarak, güncel sanatın çok boyutlu yapısı kavranılmaya çalışılacaktır.
 

Bu yazı toplam 1076 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.