1. YAZARLAR

  2. Turgay Şahin

  3. Kültür Kodlarımız
Turgay Şahin

Turgay Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

Kültür Kodlarımız

A+A-

Afganistan’daki bir medreseyi, Bosna’daki bir camiyi, Hindistan’daki TajMahal’i görsel olarakbizim medeniyetimize ait kılan  nedir hiç düşündünüz mü? Anadolu kilimlerini, İran halılarını, Fas’taki gümüş takıları, Endülüs’teki sarayları birleştiren ortak unsur nedir? Herhangi bir BATILI  bir insan bile kolaylıkla “bunların bizim sanatımız olduğunu”  söyleyebilir. Sanat tarihi konusunda hiç bir bilgisi olmayanlar için de şüpheye yer yoktur. Şüpheye yer yoktur da… bu ne acayip bir bilmecedir! Endonezya’dan Fas’a, Kazakistan’dan Nijerya’ya uzanan milyonlarca kilometrekarelik alanda yaşayan, belki 30 belki 40 farklı lisan konuşan sanatkârlar nasıl olmuş da böylesi muazzam bir görsel bütünlüğe sadık kalabilmiştir?

Tüm bu görsel bütünlüğü Abdülkadir Meraği’ye, Dede Efendi’ye , Itri’ye bağlayan nedir?
Bir Mevlevihane’nin mimarisi, tavanındaki hüsn-ü hat, kenarlarındaki tezhip ve bezemeler , içerisinde icra edilen ayini şerifler ve bunların besteleri, adeta bir ana doktrine sadık kalınarak vücuda getirilmiş  ;  sanki tek bir elden, tek bir sanat yönetmeninin zevkinden çıkmışçasına uyumlu bir estetik form kazanmıştır. 

Bizim medeniyetimizin  sanatçılarının,  eserlerindeki  bütünlük tepeden inme bir dayatma değildir… Bir bütünlük vardır  amatektipleştirme, aynılaştırma değil bu; yaşadığı bölgedeki insanların zevklerini, ihtiyaçlarını ve imkânlarını dikkate alan, çoğulcu bir bütünlük. 

Yerel kültür ve halkın tercihleri eserlere yansıyor… 

Çünkü bu coğrafyadaki halk, medeniyetimizin temel değerlerini günlük hayatlarında yaşamakta, bu değerleri solumakta, sindirmekte ve yetiştirdiği sanatçılar eliyle de yeniden üretmektedir.

Nedir halkımızın  su gibi, hava gibi yaşadığı değerler ve bu değerlerin unsurları?
Cumhuriyet Türkiyesi'ndeBir Mesele Olarak İslâm adlı eserinde  İsmail Kara şöyle sıralıyor: 
“Bu unsurlar; sadece bir ibadet mahalli olmayan camidir, tüyü bitmemiş yetimin hakkıdır, sadece namaza çağırma olmayan ezandır, berekettir, cinli-perili dünyadır, sadece bir mimari öge olmayan minaredir, adak adamaktır, sofraya meleklerin inmesidir, ninemizin ak örtüsüdür, bayram sabahıdır, mahremiyettir, bölgenin/beldenin merkezi olan türbedir, ziyaretgâhlardır, adak yerleridir, şifa ve oku(n)ma teknikleri ve gelenekleridir, rüyadır, özellikle Hz. Peygamber'i rüyada görmektir,  yatırlardır, Kadir Gecesi gök kapısının açılışını görmektir, keramettir, şehitliktir, Cuma geceleri evlerine dönen ölüler için Yasin okumaktır, yağmur/rahmet duasıdır, istihareye yatmaktır, sağ elle yemek yemektir, Mevlid metni ve törenidir, mübarek gün ve gecelerdir, namaz niyaz bilmektir, üzerinde muska-hamayıl taşımaktır, ölü için lokma-helva dökmektir, hayır hasenattır, kul hakkıdır, su akıtmaktır, ekmeği/nimeti kutsal bilmektir, komşuluk hukukudur, bereket olarak evde Kur'an, Allah ve Muhammed yazıları bulundurmaktır, ölüm ve mezarlık, öte dünya tasavvurlarıdır, meleklerin sabah vakti açık olan kapılara rızık dağıtmasıdır, yağmurun rahmet oluşudur, Tanrı misafiridir, meczuplara, yetimlere riayettir, şükür ve kanaattır, uğura ve nazara inanmaktır, ilâhîlerdir, türküdür, deyiştir, tesbihtir, seccadedir, yatarken okunan duadır, ölmek üzere olan insanın ağızına damlatılan bir damla zemzemdir, aşuredir, Ramazan'da ağızların mühürlenmesidir, haram-helal gözetmektir, hurmadır, sadakanın ömrü artırmasıdır, yoldan taşı-dikeni kaldırmaktır, kandil simididir, hürmeten saklanan hurma çekirdeğidir, ayıp-günah bilmektir, önceden kefenini alıp saklamaktır, domuz etine karşı hassasiyettir, kuşun kurdun hakkıdır, Kur'an dinlerken ürpermek, Muhammediye dinlerken ağlamaktır, Besmele'dir, ezan sesi gelen bir yerde ikamet etmektir, Mushaf'a hürmeten ayakaltında kalan kağıt parçalarını kaldırmaktır, sakal-ı şerif ziyaretidir, mübarek bir yerde oruç açmak, orada nafile namaz kılmaktır..., bunlar üzerinden diğer inananlarla kurulan iletişim ve dildir, hissiyattır, yapıp eylemedir, dini yaşamaktır, mensubiyettir.” 

Halkın yaşadığı medeniyet değerlerimiz işte bunlardır.
Peki biz avukatların bu değerlere katkısı nedir:
Yine bu değerlerden bazılarını sayarsak mesele anlaşılacaktır
Sulh etmektir, barıştırmaktır,  kucaklaşmaktır…
Uzlaştırmaktır, arabulmaktır, vazgeçmektir, feragattir.
Hakkın yanında durmaktır, zayıfın hakkını savunmaktır…
Sadece geçtiğimiz bir yıl içinde burada sanat icra edecek arkadaşlarımızla birlikte avukat meslektaşlarımız 11.000 CMKve  Adli Yardım, 1000 Civarı uzlaştırma ve arabuluculuk görevini ifa ettiler.

Bu ne demektir açıklayayım:
Yaptıkları avukatlık görevi ile insanları kanun önünde savunan ve haklarına ulaşmasını sağlayan, uzlaştırma ve arabuluculuk  görevi ile insanları yargı önüne çıkmadan barıştıran, sulh olmaya ikna eden arkadaşlarımızın hizmet verdiği kimseler sizlersiniz, sizlerin tanıdıkları… Sulh olan, kavgasından vazgeçen, husumetini sürdürmeyen insanlar sizlerin arkadaşı, komşusu, iş ortağı, müşterisi, amiri veya memuru… 
Bir sabah bu insanları işinde , gücünde güler yüzlü ve huzurlu görüyorsanız ; size bir negatif enerji aksetmiyor kavganın, gürültünün bir parçası olmuyorsanız bunda emin olun özveri ile çalışan avukatların rolü çok ama çok büyük.

İşte böyle, dedik ya bizim medeniyetimiz davasından ve alacağından vazgeçmektir, kavgasını sürdürmemek bir selamla barışmak yeniden dost olmaktır
 

Bu yazı toplam 770 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.