1. YAZARLAR

  2. Orhan Eser

  3. Kimlik Kavramı Nedir?
Orhan Eser

Orhan Eser

Yazarın Tüm Yazıları >

Kimlik Kavramı Nedir?

A+A-

Kimlik, insana özgü olan belirti, nitelik ve özelliklerle kişiyi, kişi yapan unsurlar bütünüdür.
Kimlik kavramı toplumu var eden temel kavramlardan bir tanesidir.

Kimlik kavramında bir sorun, bir sıkıntı, bir eksiklik çıktığı zaman toplumsal varlık tehlikeye düşer. Dünya üzerinde gereken yeri işgal edemediğini ve gereken rolü oynayamadığını görürüz.

Kimlik kavramını idrak ederken bize yardımcı olacak bir kavram var o kavram ise fark ve farklılıktır.
Bir kez daha belirtiyorum, fark ve farklılıktır.
Eğer insan daima aynı çevrede yaşar ve aynı kişilerle görüşürse aynı çevrenin rengini, kokusunu, havasını teneffüs ederse farkı algılayamaz.

Çünkü insanın farkı fark etme yeteneği vardır. Eğer fark söz konusu değilse insan o çevreyi sadece o çevreden ibaret dünyayı da sadece o çevrenin oluşumundan ibaret zanneder.

Hâlbuki her çevrenin zamana ve mekâna bağlı olarak bir değişimi söz konusudur ve şu anda olduğu gibi bütün geçmiş zamanlarda da farklı coğrafyalarda, farklı çevrelerde; farklı algılar, farklı modalar, farklı düşünceler ve insanlar var olmuştur ve var olacaktır.

Buraya kadar bahsettiklerim hakkında iki tane örnek vermek istiyorum. 
Daha iyi anlaşılabilmesi için…
Sadi Şirazi’nin “Bostan ve Gülistan” eserinde ki bir hikaye var ki, tamda bu konuyu örnekleyerek tavzîh etmiş.
Hikaye şöyle:
Bir köy reisi oğlu ile yolda giderken padişahın bulunduğu bir alaya rast gelmiş.
Çocuk alaya hayretle bakmaya başlamış.
Dev gibi iri cüsseli adamlara, pehlivanlara, askerlere, yağız atlara, yaylara, kılıçlara, kalkanlara, ipek kumaştan kaftanlara, hüsrevi külahlara, altın başlıklara bakakalmış.
Çocuk o şehveti, o ihtişamı, o debdebeyi görünce babası onun gözünde pek küçülmüş.
Babasına gelince hali pek değişmiş rengi atmış korkusundan bir bucağa kaçmış.
Çocuk babasına sormuş:
¬“Baba sen köyün en büyüğü değil misin?”
“Bütün büyüklerin büyükleri değil misin?”
“Sana ne oldu canından ümidi kestin, heybet yelinden söğüt yaprağı gibi titredin” demiş.
Babası şöyle cevap vermiş:
“Evet, oğlum köyün en büyüğü benim, buyruk sahibiyim fakat benim büyüklüğüm köyüme göredir” demiş.
Kıymetli okur!..
Dünyayı ne kadar iyi tanırsak, kendimizi de o kadar iyi tanımış oluruz. Aynı umde bir fert içinde geçerlidir. İnsanları tanıdıkça kendisini daha iyi tanıyacaktır.
O yüzden devleti oluşturan biz fertler, sadece bulunduğumuz dar bölgeyi tanımakla, bilmekle kani olmayıp tüm dünyayı takip eden âlem şümul bir bakış açımız olmalıdır. 
Hem şimdiki zamana, geçmişe ve geleceğe karşı…
İşte o zaman sisli bir yolda değil aydınlık bir yolda ilerleriz!


 

Bu yazı toplam 2460 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.