1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Keipa 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi
Keipa 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi

Keipa 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi

TBMM Başkanı İsmail Kahraman:- "Kudüs'teki gelişmelere sessiz kalınmaması gerektiği tabiidir. Filistin devletinin vücut bulması ve Filistin halkının gözyaşlarının dindirilmesi için Orta Doğu barış sürecinin sağlıklı bir zeminde yeniden canlandırılması ger

A+A-

İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Kudüs'teki gelişmelere sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, "Filistin devletinin vücut bulması ve Filistin halkının gözyaşlarının dindirilmesi için Orta Doğu barış sürecinin sağlıklı bir zeminde yeniden canlandırılması gerekir. ABD büyükelçiliğinin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınarak, uluslararası hukukun en temel ilkelerini, uluslararası toplumun iradesini, tarihi ve sosyal gerçekleri hiçe sayma tutumu yanlıştır. Bu sürdürülmemelidir." dedi.

Kahraman, Anadolu Ajansı'nın "Ev Sahibi Fotoğraf Sağlayıcısı" olduğu "Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi"ndeki konuşmasında, Türkiye'nin, kuruluşuna öncülük ettiği KEİ ve KEİPA'ya özel önem atfettiğini ifade ederek, geçen yılın ilk yarısında Türkiye'nin üstlendiği dönem başkanlığının ana temasını "Sürdürülebilir Kalkınma İçin Ortaklığın Geliştirilmesi"nin oluşturduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin, kuruluşundan bu yana KEİ'nin bölgede ve uluslararası alanda etkinlik ve öneminin artılması, üye ülkeler arasında iş birliği imkanlarının geliştirilmesi ve ekonomik iş birliği aracığıyla üye ülkeler arasındaki bağların güçlendirilmesi için yoğun çaba sarf ettiğini anlatan Kahraman, "Karadeniz Havzası ülkeleri olarak bir araya gelsek de aslen çok daha geniş bir coğrafyayla bağlantılı gelişmelerden etkilenmekteyiz. Bölgemizi Akdeniz, Orta Doğu, Körfez ve Balkanlar'dan bağımsız düşünemeyiz. Küresel boyuttaki terörizm, aşırıcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, yasa dışı göç, ekonomik kriz, insani trajediler, çevre sorunları gibi meseleler hepimizi ilgilendirmektedir. Bölgemiz, hatta tüm dünya olarak bugün zor bir dönemden geçmekteyiz. Barışa, hoşgörüye, istikrar ve güvenliğe, ekonomik ve insani kalkınmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Küreselleşme çağından birçok bölgesel sorun, aslında potansiyel küresel bir sorun olarak karşımızda duruyor." diye konuştu.

Kahraman, Karadeniz coğrafyasının son derece kritik bölgelere komşu olduğuna değinerek, "Hemen yanımızda vuku bulan kriz ve çatışmaların çözümü, bölgemizin ve ülkelerimizin güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir. Filistin ve Kudüs, uluslararası toplumun vicdan ve adalet meselesidir." dedi.

Meclis'teki olağanüstü Kudüs toplantısı nedeniyle dün KEİPA 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapamadığını dile getiren Kahraman, şöyle devam etti:

"Bir trajedi oldu ve bir kara pazartesi yaşadık. 128 ülkenin reyiyle, 9 ülkenin karşı koyması ve 35 ülkenin çekimser kalmasıyla BM'de alınan karara muhalif olarak maalesef ABD, İsrail'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıdı. Buna karşı halk Gazze'de bir gösteride bulundu, karara tepkisini ortaya koymak istedi, demokratik bir karşı görüş ifade etti. Buna karşı terör estirildi ve maalesef şu andaki rakama göre 62 kişi öldü ve 2 bin 770'in üzerinde insan yaralandı, aralarında ağır yaralılar var. Bir trajedi meydana geldi. Tabii bu sadece bölgeyi ya da bir devleti ilgilendirmiyor, aynı zamanda dünya barışına da bir araya geldiğimiz topluluğumuza da zarar meydana getiriyor. Bu ve benzeri olaylara karşı biz, duygumuzu, düşüncemizi ifade etmek durumundayız. Özlemimiz barış içinde, huzur içinde bir dünya oluşturmada elimizden geleni yapmak. Kudüs'teki gelişmelere sessiz kalınmaması gerektiği tabiidir. Filistin devletinin vücut bulması ve Filistin halkının gözyaşlarının dindirilmesi için Orta Doğu barış sürecinin sağlıklı bir zeminde yeniden canlandırılması gerekir. ABD büyükelçiliğinin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınarak, uluslararası hukukun en temel ilkelerini, uluslararası toplumun iradesini, tarihi ve sosyal gerçekleri hiçe sayma tutumu yanlıştır. Bu sürdürülmemelidir. ABD hak, adalet ve hakkaniyet şuuruyla bağdaşmayan bu adımıyla tüm ilgili BM kararlarını, hatta kendi müktesebatını bile ihlal etmiş, uluslararası toplum nezdindeki inandırıcılığına zarar vermiştir. İsrail'in Amerika'nın bu hukuk dışı karar ve uygulamasına karşı haklı, meşru tepkilerini gösteren savunmasız sivil Filistinlilere saldırısı insanlık dışıdır ve utanç vericidir. Masum Filistinlilerin katliamı, tarihe kara leke olarak geçmiştir. Artık bu, bir kara pazartesidir. Bu katliam karşısında uluslararası toplumun tepkisini en sert şekilde ortaya koyması ve ABD'nin kararına karşı verdiği 21 Aralık 2017 tarihli cevabının arkasında durduğunu göstermesi gerekmektedir."

Kahraman, Türkiye'nin, İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında 18 Mayıs 2018 Cuma günü İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi düzenlemek üzere çağrıda bulunduğunu hatırlatarak, "Konunun başta BM olmak üzere uluslararası kuruluşlar nezdinde de takipçisi olacağız. Filistin'e başta BM olmak üzere uluslararası platformlarda desteğin devam etmesi elzemdir. Haklı davalarında Filistinli kardeşlerimize her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Filistin sorunu çözüme kavuşmadan Orta Doğu'da adaletin ve barışın tesis edilmesi mümkün değildir." diye konuştu.

- "PYD ve YPG'ye destek veren ülkeleri yanlıştan dönmeye çağırıyoruz"

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasının, yeniden imarının önem arz ettiğini dile getirerek, Irak'ın yeniden imarı konusundaki en yüksek meblağı içeren bir taahhütte bulunulduğunu kaydetti.

Suriye ihtilafının 8'inci yılına girdiğine değinen Kahraman, "Suriye rejimi hala kimyasal silah kullanımı da dahil insanlık dışı saldırıları sürdürüyor. Bu krizin kalıcı çözümünün tüm uluslararası topluluğun sorumluluğunda olduğu unutulmamalıdır." dedi.

Kahraman, terörle mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

"PKK, PYD, YPG, DEAŞ, FETÖ ve diğerlerine karşı aynı anda mücadele ediyoruz. Harekatlarımızla Suriye'de 4 bin kilometrekarelik alanı teröristlerden kurtardık, sivilleri kesinlikle hedef almadık ve Suriye'de ilelebet kalmak ve işgal etmek gibi bir niyetimiz olmadığını da vurgulamak isterim. Terör örgütleri arasında ayrım yapılmasını kesinlikle kabul etmiyorum. Terörün dini ve milliyeti olmaz, terör bir insanlık suçudur. Devletler birlikte el ele bu belayı, derdi bertaraf etmek durumundadır. PKK'nın Suriye uzantısı PYD ve YPG'ye destek veren tüm ülkeleri bu yanlıştan bir an önce dönmeye çağırıyoruz. Unutmayalım ki tüm terör örgütleri gerektiğinde birbirleriyle iş birliği yapmaktan da çekinmezler."

FETÖ'nün yeni nesil bir terör örgütü olduğunu anlatan Kahraman, FETÖ tehdidinin Türkiye dışında diğer ülkeleri, BM ve AGİT gibi uluslararası örgütleri kapsayan geniş bir alanda geçerli olduğunu ve teröristlerin kökünü kazımak için iş birliği mekanizmaları geliştirmek gerektiğini belirtti.

Kahraman, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Karadeniz'de barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasında asli bir unsur olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin sözleşme hükümlerinin ruhuna sadık kalarak, titizlikle uygulamaya devam edeceğini, böylece Karadeniz'in güvenli bir istikrar havzası olarak kalacağını vurguladı.

Keipa 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi

Keipa 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi

Keipa 25. Yıldönümü: Meclis Başkanları Zirvesi

Bu haber toplam 349 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.