1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Kamu Spotları
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Kamu Spotları

A+A-

Devletler, kamu kaynaklarının kullanılması suretiyle kamu yararına sunulan radyo ve televizyon yayın hizmetlerine ilişkin halkın eğitim ve kültür düzeyini yükseltmeye katkı sağlanması amacıyla birtakım düzenlemeler yapmaktadırlar.

Yapılan bu düzenlemelerden biri de kamu hizmeti duyurularının (kamu spotları), Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) tavsiyesi üzerine ücretsiz bir şekilde yayınlanması hükmüdür. 

İlgili Yönetmelikte (m.4/l) “Üst Kurul tarafından tavsiye edilen ve ücretsiz yayınlanan kamu hizmeti duyuruları” şeklinde tanımlanan kamu spotu, Kamu Spotları Yönergesi’nde ise “Kamu kurum ve kuruluşları ile dernek ve vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarınca hazırlanan veya hazırlatılan ve Üst Kurul tarafından yayınlanmasında kamu yararı olduğuna karar verilen bilgilendirici ve eğitici nitelikteki film ve sesler ile alt bantlar” olarak ifade edilmiştir (m.3/1-b).
Kamu spotlarının Ülkemizdeki ilk örnekleri, Özal’lı dönemlerden itibaren adına kamu spotu denilmeden televizyon skeçleriyle uygulanmaya başlanmıştır. Nitekim, dönem ekonomisinin yeniliklerinden olan katma değer vergisi (KDV) ve bu bağlamda ortaya çıkan alışverişlerde fiş alınması gerekliliği, kamuoyuna kamu spotlarıyla anlatılmaya çalışılmıştır. Örneğin; TRT’de yayınlanan “1 Dakika” isimli yayın kuşaklarında, Ali ve Ayşegül Atik’in oynadıkları“Önce alışveriş, sonra fiş” sloganıyla gösterime giren uygulama ile Özay Gönlüm’ün oynadığı “Fişini de al Mustafa Ali” sloganını kullanan skecin, bu alandaki ilk yapımlar olduğu söylenebilir. 

Ülkemizde, çeşitli konularda kamuoyunu uyarmak için kullanılan yöntemlerden biri olan kamu spotları ile bireylerde sosyal bilinç arttırılmaya çalışılmaktadır.

Toplumsal sorumluluk anlayışı içerisinde uygulanan iletişim faaliyetlerinden biri olan kamu spotları; Muazzez Babacan’a göre içki, sigara gibi zararlı alışkanlıkların önlenmesi, çevre ve doğanın korunması, hastalıklar hakkında vatandaşların bilinçlendirilmesi, eğitime yönelik kampanyalar, kamu yararına çalışan derneklerin desteklenmesi gibi amaçların güdülmesi suretiyle hazırlanmaktadır.

Son birkaç yıldır, 6112 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte Başbakanlık, Bakanlıklar ve Bakanlıklara bağlı Genel Müdürlüklerin, hatta bağımsız idarî otoriteler (RTÜK, BDDK) ile sivil toplum kuruluşlarının (Türk Eğitim Vakfı-TEV, Çöpüne Sahip Çık Vakfı, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı-TEMA, Lösemili Çocuklar Vakfı-LÖSEV, Arama Kurtarma Derneği vb.) da projelerini ve en önemli gündem konularını kamu spotları aracılığıyla geniş kitlelere tanıtma ve anlatma fırsatı buldukları görülmektedir. 

Kamu spotlarının geniş bir biçimde planlanmış, medyanın bir parçası olduğunu aktaran bir görüşe göre, prodüksiyon masraflarının yüksek olması, kamu spotlarının kontrolünün tamamen savunucuların elinde olmaması, mesajlara karşı oluşabilecek politik hassasiyetler, kamu spotlarının dezavantajlı yönlerini oluşturmaktadır. Kamu spotlarında yer alan bireylerin, dış ses ve göstergelerin gerçekçiliği arttırdığından yola çıkan bir diğer görüş ise, izleyicilerin kendilerine ait bir öğeyi spotlarda yakalayabilmesinin kolaylaşmasını söz konusu yapımların olumlu özelliği olarak nitelemektedir.

Üst Kurul tarafından uygun bulunan “kamu spotları”na erişimin kolaylaştırılması amacıyla www.rtuk.gov.tr  adresindeki Üst Kurul web sitesinde “kamu spotları” adı altında bir link açılmıştır. Başta medya hizmet sağlayıcılar olmak üzere kamuoyunun tamamının erişimine açık olan bu linkten “kamu spotları”na ulaşılabilmekte ve böylece söz konusu videolar yayınlarda kullanılabilmektedir. 

Öte yandan, negatif, üzücü, kötü ve iç yaralayan görüntülere dayanma eşiğimizin diğer toplumlara göre yüksek olmasına rağmen kamu spotlarında sürekli olumsuz, karamsar ifade ve görüntüler gösterilmesi, alışılagelmiş bir yöntem olduğundan izlenme oranını düşürmektedir. Bu bağlamda, kamu spotları, itici olmaktan çıkarılmalı; topluma ders verip, onu hizaya getirmeye çalışırcasına mesajlar vermekten kaçınılmalıdır. 

Mesajların çok daha ilgi çekici ve düşündürücü şekillerde verilmesi gerekir. İzleyiciyi yakalayamayan, vermek istediği mesajı sonuna kadar izletemeyen, izleyiciyi önerdiği davranış değişikliğini sağlamaya dönük eylemlere yöneltemeyen kamu spotlarının amacına ulaşması mümkün değildir. Zira, toplumsal meselelerin basitçe geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğu günümüzde, kamu spotlarına da daha fazla zaman ve emek harcanmalı; yayınlar daha geniş kitlelere ulaştırılmalı, hatta başkalarıyla paylaşılacak şekilde yapılmalıdır.

Etkililik ve farkındalık noktasında önemli değere sahip olan kamu spotlarının “başvuru süreci, yayın süreleri ile tavsiyenin geçerlilik süresi” olmak üzere içeriğinin ifade edildiği ilgili mevzuata ise önümüzdeki hafta değineceğiz… 
 

Bu yazı toplam 793 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.