Ahmet Gazi Arpacı

Ahmet Gazi Arpacı

Yazarın Tüm Yazıları >

Kalp

A+A-

“Kalb bir şehrin yahut memleketin hükümdarı gibidir. Beden ise nefsin vatanı,
memleketi ve şehri gibidir. Bedenin diğer organları ve kuvvetleri sultanın işçileri ve sanatkârları
gibidir. Akıl ve düşünce ona yol gösteren müsteşarları ve vezirleri gibidir. Şehvet ve arzu beden
ülkesine yiyecek ve içecek taşıyan bir hizmetçi gibidir. Öfke ve hamiyet sultanın muhafızları
gibidir. Ülkeye erzak taşıyan şehvet ve arzu yalancı, habis ve düzenbaz olduğu halde samimi
görünür. Samimiyet görüntüsünün altında korkunç kötülükler ve öldürücü zehirler vardır. Onun
asıl vazifesi düşüncelerinde samimi olan vezirlerin düşünce ve tedbirlerine karşı çıkmaktır. O,
itirazlarından bir an bile geri durmaz. Beden ülkesinin sultanı hikmetli veziri ile istişare ederek
bu habis hizmetkârın iğvalarına aldanmaz, ondan yüz çevirir, söylediklerinin doğru ve hakikat
olmadığını tespit ederse, muhafızları onu tedip eder, vezir onu yönetimi altına alırsa, kendisini
ve avânesini sultana boyun eğdirirse ülkenin işleri düzelir, âdalet hâkim olur; nefis akıldan
yardım alır Gazab’ın hamiyeti ile edeplenirse, öfkeyi şehvete musallat ederse bütün kuvvetleri
düzene girer ve ahlakı güzelleşir.” 
Ona göre Allah’ın kalplerde, ruhlarda ve diğer âlemlerde sayısını ve hakikatini
bilmediğimiz, kendisinden başka kimsenin bilemediği pek çok askerleri vardır. Nitekim
“Rabbinin askerlerini Ondan başkası bilmez ancak o bilir.” buyrulmuştur. (
Buna göre kalbin iki çeşit askeri vardır. Biri dünya gözü ile görülür, biri de ancak kalp
gözü ile görülür. Göz ile görülen askerleri; el, ayak, göz, kulak, dil, dudak… Bunların hepsi
kalbin emrinde ve hizmetindedirler. Kalp dilediği gibi bunlar üzerinde tasarruf eder ve istediği
istikamete sevk eder
Her sultanın asıl gayesi ülkesini huzur ve refaha erdirmektir. Ancak bu sultanın asıl
gayesi sadece beden ülkesini huzur ve sükûna erdirmek değildir; asıl gayesi cihad-ı ekber ilan
ederek askerleriyle, nefse karşı mücadele vererek sinesine masivayı sokmamaktır; asıl gayesi
sultanlar sultanına doğru yolculuk etmektir. Beden ülkesi bütün askerleriyle sadece sultanın
binitidir. Akıl kalbin veziridir. Allah’a giden yolda en önemli azık marifettir. Sultan beden
ülkesinde kalarak ve ülkesini iyi yöneterek dünyadan geçmezse Allah’a ulaşamaz. Enginleri
geçmeden yükseklere çıkamaz. Hakîm Tirmizi hem Kur’an’da hem de hadislerde geçen kalp,
fuad (gönül) lübb, sadr (göğüs) kelimelerini ve aralarındaki farkları izah etmek için müstakil
 kitap kaleme almış ve bu kitapta kalbi Kabetullah’a benzeterek sadri de kalbin harem
bölgesi olarak tarif etmiştir. Sultanın asıl görevi haremine masivayı sokmamaktır. 
Kalbin haremine sokulmaması gereken masivanın izahını başka bir hadisin yorumuna
bırakarak sevgili peygamberimiz (a.s)’in en çok yaptığı bir dua ile bitirelim:
Şehr b. Havşeb der ki, bir heyet olarak Ümmü Seleme validemize giderek dedik ki: “Ey
Mü’minlerin annesi, Allah Resulü senin yanında iken en çok yaptığı dua ne idi?” Onun en çok
yaptığı duanın şöyle bir dua olduğunu söyledi:
 “Ey Kalpleri bir halden diğer bir hale çeviren Rabbim, benim kalbimi senin dinin üzere
sabit kıl.” ben kendisine “Ey Allah’ın resulü neden bu duayı çokça yapıyorsun.” diye sordum.
Şöyle buyurdular: “Hiç kimse yoktur ki onun kalbi Allah’ın parmakları arasında olmuş olmasın,
dileyenin kalbini düzeltir, doğru yola kor, dileyenin de kalbini kaydırır, yoldan çıkarilk sonra şu ayeti okur! “Ey Rabbimiz bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi
saptırma katından bize rahmet bahşet. Şüphesiz sen bağışı en çok olansın
Yürekleri tükenmiş insanların dünyasında; beden ülkesinin sultanına, kalbimize
mukayyet olabilmek için insana, eşyaya, kâinata kalp gözü ile bakabilmek, gönül dili ile
konuşabilmek için en çok yapacağımız dua bu olsa gerektir.
 

Bu yazı toplam 853 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.