1. YAZARLAR

  2. Zekeriya Koşum

  3. İsraftan Kaçınmak
Zekeriya Koşum

Zekeriya Koşum

Hocalar İlçe Müftüsü
Yazarın Tüm Yazıları >

İsraftan Kaçınmak

A+A-

İnsanların bitmek tükenmek bilmeyen ihtiyaçlarının karşılanması için Allah-ü Teâlâ çeşitli kaynaklar yaratmıştır. Bu kaynaklar değerlendirilirken; insan ile ihtiyaçları arasındaki denge sağlanması gerekir. Günlük hayatımızda ihtiyaçlarımızın çok çeşitli olması ve gün geçtikçe bu ihtiyaçların çeşitlenmesi, daha fazla kaynağın ve insan gücünün kullanılmasını gerektirmektedir. İhtiyaç duyduğumuz şeyler hem çok hem de farklıdır. En başta da yiyecek, giyecek, barınak, can güvenliği, temiz hava, iletişim, sosyal çevre, ulaşım, ibadet ihtiyaçlarımız vardır. Bizler kendimizi modern insan kabul ederek maddi hayatımızın arzu edilen seviyede olmasını, teknolojinin bütün imkânlarıyla insan hizmetinde olmasını istiyoruz.

Hz. Âdem’den günümüze kadar Allah-ü Teâlâ’nın insan için yarattığı kaynaklar kullanılmıştır. Elbette biz de kullanacağız. Bizden sonra gelecek nesiller de bu kaynaklardan istifade edecekler. Fakat kendi evlatlarımıza iyi bir miras bırakmaya, güzel bir gelecek hazırlamaya çalıştığımız halde, konu yeni nesillere bir şey bırakmaya gelince işin ucunu kaçırıyor, israf etmeye başlıyoruz.

İhtiyacımız nedir? Ne kadar yerine getirilebilir? Nüfus başına düşen üretim ne kadardır. Yaşayan insan ihtiyaçlarını yerine getirirken, başkalarının da aynı şekilde ve aynı şeylerde ihtiyaçlarının olabileceğini unutmamalıdır. 

Can, mal, her şey insana Rabbimiz tarafından emanet olarak verilmiştir. Emaneti, israfa yönelmeden yerinde ve zamanında kullanmak inanmanın ilk şartıdır. Dinimiz hayatla imanı birleştirmiş, insanı diğer insanlara en güzel bağlarla bağlamıştır. İslam dini her türlü iş ve hareketimizde çevremize karşı ölçülü olmayı emretmiş, orta yolu tavsiye etmiştir. “Ben her hususta, orta yolu gösteren, tatbiki kolay bir dinle emrolundum. İşlerin hayırlısı orta olanıdır” buyuran Peygamberimiz (s.a.v.) mü‘mine istikametini çiziyor. Bu ölçünün dışına çıkmak israftır veya bunun zıddı cimriliktir. Sahip olduğumuz bütün nimetleri ferde ve cemiyete yararlı olacak şekilde kullanmak şarttır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Elini bağlı olarak boynuna asma. Onu büsbütün de açıp saçma. Sonra kınanmış pişman bir halde oturup kalırsın.” (İsra, 17/29) Ayet-i kerimede ifade edilen “boynuna asma" tabirinden, cimrilik etmenin, “Açıp saçma” tabirinden ise, israfın kastedildiği belirtilmektedir.

İslam’ın emri iktisattır. İktisat; tüketim ve harcamada itidal üzere olmak, lüzumundan fazla ve noksan harcamaktan kaçınmaktır. İsrafın mukabili olan iktisat, mü’minlerin bâriz vasıflarından birisidir. İtidal prensibinin en önemli belirişlerinden biri Kur’an’da ekonomik ahlak diye ifade edebileceğimiz; harcamada denge esprisidir. Kur’an, dünya nimetlerinden yararlanmayı “ilahi istek ve arzu”  olarak tespit eder...

İsraf, Kur’an ahlakının özündeki denge prensibini bozmaktadır. Çünkü birimizin gerektiğinden çok harcaması için, bir ötekimizin gerektiğinden az harcaması icap edecektir. Allah, yeryüzü sofrasına nimetleri dengeli bir biçimde göndermiştir. İsrafa gidenler, bu dengeyi, kendi lehlerine bozan isyancılardır.

İnsan, elinde avucunda olanı saçmayacak, her şeyi yerinde ve zamanında kullanacak, “her şey benimdir, benim olmalıdır” zihniyetiyle kapısını diğer insanlara kapatmayacaktır. “Sade bir hayat yaşamak imanın gereğidir” buyuran örnek insan Peygamberimizin  (s.a.v) tavsiyesine uyalım. Gösterişten uzak, gurur ve kibire yer olmayan, başkalarının da hayattan istifade edebileceğini kabul eden bir yürekle hayata bağlanalım. İmtihan için geldiğimiz şu fani âlemin geçici zevkleri bizi israfa götürmesin.
 

Bu yazı toplam 212 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.