Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

İslamofobi

A+A-

Son yıllarda özellikle batı toplumlarında İslam’a ve Müslümanlara karşı hem fiili hem de sözel düşmanlık gösterisi ciddi anlamda artmış bulunmaktadır. Bunun en son örneklerini de ABD başkanı Donald Trump’un 7 Müslüman ülke vatandaşlarının ülkesine girmesini yasaklaması ve Kanada’nın Quebec eyaletindeki bir camiye düzenlenen silahlı saldırıda 6 Müslümanın hayatını kaybetmesi olayında yaşadık. Almanya Başbakanı Merkel’in ülkemizi ziyaretinde sarf ettiği ‘’İslami Terör” ifadesini de bu bağlamda değerlendirebiliriz. Gerçi Sayın Cumhurbaşkanımız bu ifadeden dolayı Merkel’e gerekli cevabı en güzel şekilde vererek İslam ile terörü özdeşleştirmenin yanlışlığını vurgulamış oldu.

        Avrupa’nın birçok ülkesinde ve ABD’de sırf Müslüman oldukları için insanlara bu şekilde düşmanca davranmalarının sebebi olarak, kendilerini İslami referanslarla tanımlayan bazı örgütlerin yaptığı silahlı eylemleri gerekçe göstermelerinin haklılık payı acaba hangi oranda?

           Öncelikle bu örgütlerin(El Kaide, DEAŞ vb.)nasıl ortaya çıktıklarını tahlil ettiğimiz zaman, batıdaki İslam düşmanlığının ( İslamofobi )oluşmasının kendilerinin ortaya koydukları bir planın parçası olduğunu daha net anlamış oluruz.

             Kökenleri Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin Afganistan'a askeri müdahalede bulunduğu döneme dayanan El Kaide, 1988 yılında kuruldu. Afganistan’ı demokrasi, özgürlük getirme bahanesiyle işgal eden SSCB(sanki üzerine vazifeymiş gibi),bu ülkenin halkına yıllarca kan kusturmuş, ülkeyi terk ederken de çeşitli gurupları birbirine düşürerek iç savaş çıkmasına sebebiyet vermiştir. Ülke bugüne kadar hep savaş, çatışma ve terör olaylarıyla anılır olmuştur. İşte El Kaide, SSCB’nin hazırlamış olduğu böyle bir zeminde ortaya çıkmıştır.

          DEAŞ ise, 2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin öncülüğünde oluşturulan çok uluslu kuvvetlerin Irak’a müdahalesinden sonra bu ülkede ortaya çıkmış bir örgüt.

           Demek ki bu örgütler kendiliğinden ortaya çıkmamışlar.ABD ve batı ülkelerinin İslam coğrafyalarına müdahaleleri neticesinde kurulup gelişmiş olan örgütler.Bu örgütlerin ortaya çıkması,çeşitli eylemler yapması acaba kimin işine yarıyor? Bu yapıları ortaya çıkararak, her türlü silah ve lojistik desteği kimler veriyor? Kullandıkları silahların hangi ülkeler tarafından üretildiğini bildiğimiz zaman bu örgütlerin kimlerin maşası olduğunu da rahatlıkla anlamış oluruz.

       Bu örgütleri kurup her türlü silah ve lojistik desteği veren ülkeler maalesef bir taşla iki kuş vuruyorlar. Birincisi İslam coğrafyasındaki huzuru bozup, kargaşa çıkararak ,değişik yollarla bu bölgenin kaynaklarını sömürmek. İkincisi de dünyada İslam’a ve Müslümanlara düşmanca bir bakış açısı oluşturmak. Müslümanları acımasız,kan döken,caniler olarak gösterip İslam’ın yayılmasına mani olmak. 

   Günümüzde savaşların,kargaşaların,çatışmaların olduğu bölgelerin hep Müslümanların yaşadığı yerler olması tesadüf olmasa gerektir.Kendilerini medeni ülkeler olarak tanımlayan bazı ülkeler Müslüman kanı üzerinden sömürgecilik yapıp müreffeh bir yaşam sürmektedir.Hem de bunu yaparken suçlu olarak ta Müslümanları gösterebilmektedir.Böylece dünyada İslam ve Müslüman düşmanlığını yaygınlaştırabilmekteler.

  Eğer İslam’a gönül vermiş olan Müslümanlar birlik ve beraberliğin önemini kavrar,farklı düşünceleri zenginlik olarak görüp kendilerini hesaba çekebilirlerse batının oyununa asla gelmeyecek,barış ve huzur içinde yaşayacaklardır.Dünyadaki İslam ve Müslüman düşmanlığı da kendiliğinden bitecektir.

Esen kalın

Bu yazı toplam 1211 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.