1. YAZARLAR

  2. Nursima Çelik

  3. İslam'da Çocuk Eğitimi ve Yaz Kur'an Kursları
Nursima Çelik

Nursima Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

İslam'da Çocuk Eğitimi ve Yaz Kur'an Kursları

A+A-

Tahrîm Sûresi 6. ayet-i kerimede Cenâb-ı Allah: “Ey îman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı taş ve insanlar olan ateşten koruyun…” buyurmaktadır. Gazzâlî der ki: “Bu ayette istenen şey, çocuğu terbiye etmek, ahlâkını güzelleştirmek, kötü arkadaşlardan korumak, dinin icaplarını öğretmek, zevk için yemeye alıştırmamak, süs ve konforu sevdirmemek gibi faaliyetlerdir.”

Ne verilirse, iyi-kötü ayrımı yapmadan, düşünce süzgecinden geçirmeden öğrenilen, beş duyu ile duyulan, görülen, hissedilen her şeyi ekleme-çıkarma yapmadan olduğu gibi kaydeden, şuurumuzun/idrakimizin neredeyse “kara kutusu” vasfında olan “şuuraltı”; çocuklarda doğdukları andan itibaren tamamen açıkken altı yaştan sonra kapanır. Artık “şuur” dönemine geçilir. Şuuraltı, karakter oluşumunda ve bütün hayatımız boyunca insanoğlunu esrarlı bir şekilde tesiri altında tutar.

Altı yaşa kadar çocukların karakterleri oluşur. Çocuklarımızın, şeksiz-şüphesiz inandıkları, pasif kabullerin baskın olduğu bu dönemde çok dikkatli olunması gerekir. Çünkü çocuk, ana-baba elinde, hocasının ve öğretmeninin elinde bir emanettir. Çocukların temiz kalpleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır. Onun için “Ağaç yaşken eğilir” denilmiştir. Bunun gibi çocuk da neye meylettirilirse, oraya yönelir. Eğer hayrı âdet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür. Çocuklara iman, Kur'an ve Allah-ü Teâlâ’nın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler. Bunun için önce şuradan başlamalıyız.

Çocuğun seviyesine çıkmak: Çocuğun seviyesine inilmez, çıkılır demişti bir yazar. Çocuklar ahsen-i takvimdir, duru ve temizdir. Oysa biz yetişkinler büyüdükçe günahla tanışır ve bozulmaya başlarız. İşte bu yüzden çocuklar bizlerden çok daha üsttedir. Ve yine işte bu yüzden çocuğun seviyesine inmek değil, bilakis, çıkmak gerekir. Efendimiz (s.a.v)'in yağan yağmuru çıplak tenine dokundurması ve ''O Rabbimin yanından geliyor'' demesi gibi; biz de çıplak ruhumuzla çocuklarımızla arınmaya çalışmamız gerekir. Çocukla çocuk olmayı başardığımız müddetçe hem kendi yaralarımızı iyileştirir hem de çocuklarımız üzerinde tesirli olabiliriz.

Kur'an'ın ilk emrinin “oku” olması gibi çocuk eğitiminde de ilk adım, okumaktır: Kendine emanet edilmiş, Rabbi tarafından yazılmış fıtrat programını okumak, yani çocuğun fıtratını keşfe çıkmaktır. Okumak, dikkat gerektiren ve anlama niyeti içeren bir eylemdir. Öğretmenlik değil öğrencilik sanatıdır okumak. Zira ancak okuyan öğrenir. İşte bu nedenle anne-baba olmak, öğretmen olmak okumayı gerektirir. Çocuğunu, öğrencisini okumayı başarabilen ebeveynler ve öğretmenler çocuğun fıtrat programını zedelememiş, hem de bu fıtratı ona veren yüce Mevla'ya ünsiyetlerini artırmış olacaklardır.

  Okuduktan sonra, okuduğunu hayata geçirmek icap eder. Zira İslam'ın eğitim metodunda ikinci adım yaşamaktır. Çocuk eğitiminde de öğretebilmenin yolu anlatmaktan değil yaşamaktan geçer. Zira yaşamayan hakkıyla anlatamaz. Anlatsa bile anlattıkları muhatabında tesir bırakmaz. Çocuğa öğretmek istediğimiz olumlu hasletlerin anlatıcısı değil yaşayıcısı olmamız gerekir.

İslam eğitiminde üçüncü aşama ise tebliğdir, yani öğüt verme dönemidir: On üç yaşına kadar Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in yanında kalan Abdullah ibn-i Abbas’la Allah Rasûlü’nün şu sohbeti ne kadar dikkat çekicidir: Bir gün Peygamberimiz devesine binmiş, beni de terkisine almıştı. Bana şöyle buyurdu: “Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim. Allah’ı gözet ki, Allah da seni gözetsin. Allah’ı gözet ki, Allah’ı daima yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’tan iste. Yardıma muhtaç olduğunda Allah’tan yardım dile. Şunu bil ki, bütün insanlar sana fayda vermek için toplansa, Allah’ın takdiri dışında sana fayda veremezler. Ve yine bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa, Allah’ın takdiri dışında sana hiçbir şeyde zarar veremezler. Bu konuda kalemler kaldırılmış, yazılar kurumuştur.”

YAZ KUR'AN KURSLARI

“Kur’an-ı Kerim’i çocukluk döneminde öğrenmek hem kolay hem de kalıcı olur” ifadesi genel kabul gören bir husustur. “Ağaç yaş iken eğilir” atasözü de esasında bu gerçeğin bir yansımasıdır. Bu söz en kalıcı ve hızlı öğrenme yaşının çocukluk döneminde olduğuna işaret eder. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Hz. Lokman’ın dilinden çocuğu için “yavrucuğum!” (Lokman, 31/13, 16, 17.) şeklinde bir hitapla tavsiyelerini sıralamasından da anlaşılmaktadır ki, öğrenme ve nasihatlere muhatap olma yaşı oldukça erkendir. Peygamberimizin; “Çocuklarınız yedi yaşına geldiklerinde onlara namaz kılmayı emredin…” (Ebu Davud, Salât, 26, 495.) hadis-i şerifi de bu anlayışı desteklemektedir. Çünkü yedi yaşında namazı emredebilmemiz için daha erken yaşlardan itibaren öğretmeye başlamamız gerekmektedir.

Yaz mevsiminde çocuklarımızı camiye, Kur'an Kurslarına göndermek toplumumuzda yerleşmiş güzel bir gelenektir. Hocalarımıza ve Kur'an Kursu Öğreticilerimize düşen görev, İslami eğitim metotlarını öğrenerek ve özümseyerek çocuklarımıza din eğitimi vermektir.

Hocalarımız taşıdığı misyonun farkında olarak, "Senin elinle bir kişinin hidayete ermesi dünyadan ve içindekilerden hayırlıdır" hadisini akıldan çıkarmayarak yollarına devam etmeliler. Yapılacak iş sadece çocuğun ruh halini iyi çözmek ve onun dilinden anlamak. Bize hal lisanı ile "Buyur hocam! Bak sen çağırmadığın halde ben geldim. Ailem de istiyor. Kış dönemi yanıp tutuşsan gelemem. İşte ne öğreteceksen buyur öğret." dediğini duyabilmeliler. Bu fırsatı iyi değerlendirebilmeliler.

Son olarak hem ebeveynlere hem hocalarımıza tavsiyemiz şudur ki;

Niyet et,

Dua et,

Sabret,

Ümidini yitirme,

Sonrası; ''O ol der ve oluverir.''

Bu yazı toplam 7638 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.