1. YAZARLAR

  2. Esra Çetiner

  3. İslam Huzur Ve Güvendir
Esra Çetiner

Esra Çetiner

Afyonkarahisar İl Vaizi
Yazarın Tüm Yazıları >

İslam Huzur Ve Güvendir

A+A-

İnsanın dünyada sahip olabileceği en büyük servet, huzurdur. Dünyanın her yerinde insanlar huzurlu bir hayat geçirebilmek için gecelerini gündüze katarak çaba sarf ederler. Allah (c.c) insanlığın var oluşundan itibaren insanın huzur içinde olabilmesi için, kanunlar koymuş, peygamberler ve kitaplar göndererek emir ve yasaklarını her dönemde insanlara ulaştırmış ve bu sayede dünyada huzur dolu bir ortamın oluşmasını; bu huzur dolu ortamdaki gayretleriyle insanın ahiret huzuruna kavuşmasını murad etmiştir. Nitekim her namazda “ Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver ahirette de iyilik ver.” Diyerek hem bu dünyanın hem de ahiretin huzuruna talip olduğumuzu dillendiriyoruz.
İlk insan Hz. Âdem yaratıldıktan sonra istediği her şeye zahmet çekmeden kavuşabileceği cennette yaşamaya başlamıştı fakat eksik olan bir şeyler vardı. Hz. Âdem huzursuzluk hissediyordu. İhtiyaçları en iyi şekilde bilen ve gideren Allah (c.c) Hz. Âdem’in huzur bulması için ona kendi cinsinden bir yoldaş yarattı. Hz. Havva ile huzur buldu Hz. Âdem. Kur’an’da Allah (c.c) “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum 30/21) buyurarak huzurun tesisinin yalnız kalmakla değil aile olmakla ve toplum içinde yaşamakla mümkün olacağına işaret etmiştir. 

Hem ferdi hem toplumsal huzurun oluşmasında en büyük faktör ise şüphesiz güven duygusudur. İslam selamet ve esenlik dinidir. İslam’a teslim olmuş mümin ise her şart ve durumda kendisine güvenilen kişidir. Allah insanı kendisine halife seçerken ona güvenmiş ve emanete sahip çıkacağına inanmıştır. İnsanın da yaratılmışlar içerisinde en şereflisi, eşrefü’l-mahlûkat, olduğunu söyleyerek; insandan kendisine güven duymasını istemiştir. Öncelikle sorumluluklarını yerine getirebileceğine, Allah’ın yüklediği emaneti hakkıyla taşıyabileceğine güvenmelidir insanoğlu. Bu güvenin sağlamlaşması için de her durumda sırtını Rabbine dayadığının farkında olmalıdır. Rabbine tam anlamıyla güvenen, tevekkül eden insan; her durumda zorlukta da ferahlıkta da kendisine güvenir, diğer insanlara güvenir ve güven verir. İşte kendisine güvenen ve Allah’a tam tevekkül eden kişi kendi içinde huzur dolar. Huzurlu olan kişi ailesinden başlamak üzere etkileşim içinde bulunduğu herkese huzur aşılar. Ve böylece huzur dolu insanlardan oluşan toplum da güven ve esenlik toplumu olur. 

Toplumsal güven duygusuna erişebilmek için, önce kendi benliğimizi bulmamız gerekir. Kendi benliğini bulan, kendi değer yargılarına sahip milletler, içinde bulundukları sıkıntılar ne kadar büyük olursa olsun bundan kurtulabilirler. Toplumu ancak kendinde olanı değiştirme gücüne sahip olanlar değiştirebilir. O halde huzurlu bir toplum inşa etmek istiyorsak önce fert olarak huzura kavuşmalıyız. Bunun yolu ise Kur’an’da ifade edildiği üzere zikrullahtır. “Şüphesiz ki kalpler Allah’ı zikirle tatmin olur, huzur bulur.” (Ra’d 13/28) Allah’ı zikir; Allah’ı anmak, Allah’ı her daim hatırında tutmak demektir. Allah’ı her anında hatırlayan kişi onun yardımını, kuvvet ve kudretini yanında hisseder; kendine güvenir, Allah’ı her daim hatrında tutan kişi, Allah’ın yasaklarından uzak durur, toplumda güvenin oluşmasına katkı sağlar. Toplumda güveni ve huzuru zedeleyen en önemli husus kişinin kendini başıboş hissetmesi, Allah’ın varlığını, kulunun her yaptığından haberdar olduğunu unutmasıdır.

Günümüz toplumlarının huzur dolu toplumlar olabilmesi için, İslam’ın özünü kavramak, dini hayatın merkezine almak ve Allah’ı görüyormuşçasına yaşamak elzemdir. Zira biz Allah’ı görmesek de o bizi her an görmektedir. (Buhârî, İman 1; Müslim, İman 1) Bu şuura erişebilmek için çaba göstermek toplumun hayra doğru dönüşümü için ilk basamak olacaktır.
 

Bu yazı toplam 1464 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.