1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. İş Güvencesi
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

İş Güvencesi

A+A-

İş güvencesi; çalışanların haksız, hukuksuz, keyfi bir şekilde işten çıkarılmalarına engel olmak için elde edilmiş bir haktır. Başta kamu çalışanları olmak üzere hizmet üreten bütün kesimler, bu güvence ile rahat huzurlu, verimli bir şekilde işlerini yapmaktadırlar.

İş güvencesi konusunda toplumumuzda yanlış bir algı vardır. Özellikle kamu çalışanlarının işe girdikten sonra emekli olana kadar ne yaparsa yapsın işten çıkartılamadığı algısıdır bu. Halbuki durum hiçte öyle değildir.657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda kamu çalışanlarının hangi hallerde işine son verileceği açıkça belirtilmiştir. Bu hallerden bir kısmı şöyledir:

İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ,

Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, siyasi partiye girmek,

Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,

Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,

Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,

Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,

Yukarıda sıraladığımız maddelerde de görüldüğü gibi kamu çalışanları bu ve buna benzer fiilleri işlediği zaman işine son verilebilmektedir. Bütün bunlara rağmen son zamanlarda memurların iş güvencesinin kaldırılması ile ilgili yapılan açıklamaları nasıl anlayacağız?

Kamuda çalışan personelin işindeki performansının düşük olması bahanesiyle böyle çalışmaya girildiği kanaatindeyim. Performansı düşük olan personelle ilgili iş güvencesini ortadan kaldırıp, bu kişilerin işine son verip mağdur etmemek gerektiğini düşünüyorum. Objektif bir şekilde performans değerlendirmeleri  yaparak, işinde yeterli verim alınamayan personelin başka alanlara kaydırılarak değerlendirilmesi gerekir. Yoksa iş güvencesini kaldırırsanız toplumda pek çok mağdur üretirsiniz.

Bizim gibi doğu toplumlarında mantıklı düşünmekten ziyade duygusal hareket etme geleneği vardır. Ülkemizde amirlerin personeliyle ilgili yapacağı değerlendirmelerde duygularına göre davranma ihtimali hiçte az değildir. Bu durum da pek çok mağdurlar üretecektir.

2000 yılında kamu personeliyle ilgili olarak Başbakan Bülent Ecevit tarafından yayımlanan, fakat Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in insan haklarına ve hukuka aykırı bulup reddettiği bir kararname var. Eğer o kararname yürürlüğe girseydi o zaman pek çok kamu çalışanı inancı, düşüncesi sebebiyle işinden olacaktı. Bu gün devleti, milleti için canla başla kamuda çalışan insanların hepsi o zaman ihraç edilecekti.

Kamuda keyfi işten çıkarmaların olmaması için Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen olarak iş güvencesi  kırmızı çizgimizdir. Bu güvenceyi ortadan kaldıracak her türlü girişimin karşısında olacağımızın bilinmesini isterim. Bizler, taşeron çalışanlarda olduğu gibi güvencesiz çalıştırmalarla mücadele ederken iş güvencesi olanların da bu haklarının ellerinden alınmasına karşı gerekli mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki güvencesiz istihdam toplumsal barış ve huzuru ortadan kaldıracağı gibi, işten atılma endişesiyle çalışanların verimliliğine de olumsuz etki edecektir.

Bu yazı toplam 870 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.