1. YAZARLAR

  2. Süleyman Şahin

  3. Hz. Peygamber (S.a.v) Ve Mevlid Kandili
Süleyman Şahin

Süleyman Şahin

Din Hizmetleri Uzmanı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hz. Peygamber (S.a.v) Ve Mevlid Kandili

A+A-

Bir Müslüman için uğruna verilecek sevgilerin en yücesi şüphesiz, sevginin kaynağı ve bir ismi de “Vedûd” olan Allah’tır. Müslüman, Allah’a ve onun dostlarına engin muhabbet besleyen kişidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ise Allah dostlarının önderidir. İlahi sevgiye ulaştıran bir rehberdir. İnancımızın ve ibadetlerimizin temelinde sevgi, daima ön plandadır. Allah’a imanımız da sevginin eseridir. Çünkü şuurlu bir iman ve ibadet ancak sevilen hak mabuda yapılır. Bu sevme eylemi dilde kalmadığı, gönülde karşılık bulduğu durumlarda bir anlam taşır.

Dolayısıyla Allah’a ve peygamberine olan sevgimiz, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmakla mümkündür. Nitekim Kuran’ı Kerim bu sevgiyi ispatlamanın yolunun Resulüne itaatten geçtiğini şöyle vurgulamaktadır. “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır.”  Bununla birlikte Yüce Allah Rasûlüne itaatin yanında mü’minlerden Hz. Peygamber (s.a.v)’in canını kendi canlarından bile üstün tutmalarını istemiş ve bu konuda şöyle buyurmuştur: “Peygamber, mü’minler için kendi canlarından ileridir. Onun eşleri de onların anneleridir.”  Peygamberimizi canımızdan ve tüm sevdiklerimizden daha çok sevmek, ancak O’nun yolunda gitmekle olur. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) de kendisinin her şeyden, herkesten daha çok sevilmesi hususunda şöyle buyurmuştur. “Sizden biriniz, beni anasından-babasından, çoluk -çoçuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz”  İşte bu sebeple, Hz. Peygamber’e gönülden inanan ashabı ondan gelen emirleri büyük bir teslimiyetle yerine getirdiler. O’na derin saygı duydular, derdine ortak oldular. O’nun ayağına batacak dikene bile razı olmadılar. Hidayetin insanlara ulaştırılmasında, O’na her zaman maddi ve manevi destekte bulundular. Onu her şeyden fazla sevdiler. Bizim için bir lütuf olan Hz Peygamber (s.a.v.)’in Allah’ın elçisi olduğuna inanmanın yanında, O’nu samimiyetle sevmeli, O’nun sünnetini öğrenerek kendimize rehber edinmeliyiz.

Milletimiz de asırlardır Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’e derin bir muhabbet duymuş, O’nun doğduğu günü kutlu gece ilan ederek aziz hatırasını yâd etmek üzere çok sayıda manzum ve mensur eserler meydana getirmiş, bir mevlid edebiyatı oluşmuş, bu maksatla merasimler tertip edilmiştir. Bu merasimler vesile edilerek milletimizin peygamberimize olan sevgisi perçinleşmiş ve toplumumuza O’nun sevgisi etrafında birlik ve beraberlik mesajları verilmiştir.

Anadolu insanı Hz. Muhammed (s.a.v)’e olan sevgisinden ve bağlılığından dolayı çocuklarına onu hatırlatacak isimler vermektedir. Erkek çocuklarına Mehmet, Ahmet ve Mustafa gibi isimleri tercih etmişlerdir. Bu hususta bir inceliği de dikkate alarak ''Muhammed'' ismini verecek olursa ağzından çıkabilecek bir hatalı ifadeden dolayı Peygambere saygısızlık olmasın diye daha çok “Mehmet” olarak isimlendirmeyi uygun görmüşlerdir. Bilindiği gibi, gül motifi Hz. Peygamber (s.a.v)'in bir simgesi olarak kabul edilmektedir. Anadolu'da kız çocuklarına Gül, Güldane, Gülser, Gülseren veya Güllü gibi isimler verilmesinin sebebi de peygamber sevgisidir.

[1] Âl-i İmran,3/31

[2] Ahzab,   33/6

[3] Buhâri,İman 8;Müslim,İmân 70

Milletin ordusuna, adeta Hz. Muhammed (s.a.v) gözüyle bakılmasından dolayı “Küçük ve Sevimli Muhammed” manasına gelen “Mehmetçik” ismi verilmiştir. O’nun mensup olduğu askerlik mesleği ile icra ettiği görev ve hizmetinin önemini vurgulamak için de, “Peygamber Ocağı” denmiştir.

“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl?” beyiti Hz. Peygamber (s.a.v)’in sevgisini zirveye taşıyarak onun muhabbetten yaratıldığını ve kaynağını ondan almayan bir sevginin değeri olmadığını çok veciz bir şekilde açıklamaktadır.

Bu minvalde, milletimiz de asırlardır Hz. Peygamber (s.a.v)’e olan muhabbetin bir tezahürü olarak, O’nun dünyayı teşriflerinin yıldönümü olan Rebiu’l-evvel ayının 12. Gecesini Mevlid Kandili olarak kutlaya gelmiştir. Bu vesileyle O’nun her anlamda en güzel örnekliği vasfından hareketle, Efendimiz (s.a.v)’in hayatını, yaşantısını ve yüce ahlakını öğrenmek ve içselleştirmek, O’nu doğru tanımak ve anlamak için bu mübarek geceyi bir fırsata dönüştürmüştür.

29 Kasım 2017 Çarşamba gününü Perşembe gününe bağlayan gece de yine mevlid kandili olarak eda edilecektir. Bu vesileyle, Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in dünyayı teşriflerinin yıldönümü olan Mübarek Mevlid Kandilinin, öncelikle siz değerli okurlarımıza, memleketimize, milletimize, tüm İslam Alemine ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Mevla’dan niyaz eder, Hz. Peygamber’in ahlakıyla donanmanın cümlemize nasip olması dua ve temennisiyle hayırlı kandiller dilerim.
 

Bu yazı toplam 135 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.