1. YAZARLAR

  2. Bülent Elitok

  3. Hoş Geldin Koca Yürekli Reis
Bülent Elitok

Bülent Elitok

Yazarın Tüm Yazıları >

Hoş Geldin Koca Yürekli Reis

A+A-

Hani bir laf vardır, "kelamıyla anılmak" ya, işte biri "kelamıyla iyi, oldukça iyi anılan, koca yürekli bir yiğit" yine Afyonumuzda. Hoş gelmiş sefalar getirmiş. Kelamını özlemiştik.

Şu ana kadar Reisin hiç bir meydan konuşmasını kaçırmayan biri olarak, onun mitingleri haricindeki mitinglerde, kendi bileğinden ince ağaca tırmanan insanlar görmedim.  Gelişiyle de gidişiyle de bir başkadır Reis. 

Reis olmak, hele lider olmak hiç kolay değil.  Dünya lideri olmak ise dünyanın en zor işi olsa gerek. 
Bazen çok açık yazdığımı söyleyen, biraz politik olmam gerektiğini söyleyen arkadaşlarım oluyor.  Yarın ne olur ne biter belli olmaz diyorlar. Onlar şöyle diyorum: Esir yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim, diyorum. Ayrıca, ben bir kişiyi veya bir siyasi görüşü körü körüne savunmak için yazan biri değilim. Objektif baktığımda vardığım sonuçtur yazdıklarım. Ee bulduğumuz sonucu da inkar edecek, kendimizi inkar edecek değiliz herhalde.

Dünya lideri olmak, onun dayanılmaz ağırlığını taşımakla olmaz, rol yapmakla olmaz, günü geçirmek, "köprüyü geçene kadar"  demekle olmaz. Onun  için inanç, inanmışlık, tevekkül ve teslimiyet şarttır. Milleti içselleştirmek şarttır. Değerleri içselleştirmek şarttır. Siz içselleştirdiniz de ne oldu, milletin de sizi içselleştirmesi şarttır. Kısa günün hesabını yapmak, bundan ıraktır. Bilimin daha da ileri gideceği gelecekte, bilimsel ölçme metotları ile belki kimin lider olacağı veya olmayacağı bir gün belirlenebilecektir, ancak bugün ölçme metodu halktır. Halk sizi içselleştirince lidersiniz, yapmadıysa değilsiniz. Bu kadar basittir.  

Siz bir şeye talip olduysanız mutlaka imtihan başlar, önünüze sorular; sizi tartacak, ölçecek sorular çıkar.  Sahilde kaya iseniz, dalga iledir sağlamlık imtihanınız. Vücut geliştirmiş, kas yapmışsanız bir gün mutlaka kendinizi ve kaslarınızı göstermeniz gereken bir ortam, mesela bir kavga olacaktır. İşte o zaman ya kaçar ya da savaşırsınız. Tavrınıza göre kaslarınız pirim yapar veya yapmaz.  Ya çevredekiler kaslarınıza saygı duyar o saatten sonra, ya da "kalıbına ..üküreyim" der. Bu böyledir. İllaki teste tabii tutulursunuz. 

Bir düşmanınız var ve yatak odanız dahil yıllarca sizi dinlediğini düşünün. Düşman dedik ya illaki açığınızı arıyor!.  Öyle ki,  küfür etseniz dahi sizi "küfürbaz" diye lanse edecek kadar nefret ediyor sizden.  Köpeğinize  kızsanız "hayvan düşmanı, cani" diye şikayet edecek sizi hayvan severlere.  Ama onlarca yıl bunu bile bulamıyor. İşte bu bir testtir. Sizin bu testi geçmeniz ise çok şeyi ifade etmektedir. Bu sizin hakkınızda şer gibi görünen aslında hayırlı bir iş olmuştur ve onlarca yıl dinlenmenize rağmen en mahrem yerinizde, kendinizle baş başa iken bile küfür dahi etmediğiniz sonucunu çıkarır.  İyi ahlak sahibi olduğunuzu, iyi bir baba, iyi bir eş vs. olduğunuzun kanıtıdır. Bu aynı zamanda sizin rüşvet yemediğinizi,  eşinizi aldatmadığınızı, haram lokmaya tenezzül etmediğinizi, hakkınızdan fazla almadığınızı ve binlerce olumlu özelliğiniz olduğunu da gösterir.  Allah aşkına dürüst olalım kendimize. Hangimiz güç sahibi iken bazı şeylere karşı zaafiyet geçirmeyeceğimizi söyleyebiliriz (itham etmiyorum asla, ama bu soruyu şu anda iç sesinizle kendinize dürüstçe sorun lütfen). Birileri işte bu zaafiyete düşmemiş tüm gücüne rağmen, onu vurgulamak istiyorum. Dinleyen düşman ya, iyi şeylerinizi afişe etmeyeceği için, aslında sizin ne kadar inançlı ve inanmış, iyi özellikleri olan bir insan olduğunuzu da göstermektedir sonuçta.  Düşman dinliyor, dost değil o yüzden objektif hatta kendine subjektif olacağının muhakkak olacağı düşünüldüğünde, sizin güven eşiğiniz on kat artmaktadır halk nezninde. Yok para sayma makinaları, yok ayakkabı kutlarında para. Bırakın bu  zırvaları da mantıklı olun biraz, bilimsel düşünün.  Bir zaman grafiği düşünün. Bir ile başlasın, on yıl ile bitsin. Bu zaman grafiğini günlere, hatta saatlere bölün.  Devasa uzunlukta  bir doğrusal grafik bulursunuz. Bir adamı  haberi olmadan 1. saatten onuncu yıla kadar durmadan  dinleyeceksiniz, 1. günde bişey yok, 3'te yok 100'de yok, gelip de sadece bir zaman noktasında, örneğin 567. günde, küçük bir zaman diliminde, daha önce hiç yapmadığı (aksi takdirde afişe ederdiniz) şeyi ona mal edeceksiniz, buna herkes güler. Hayır ufak tefek de olsa niye yapmamış diye sorarlar insana. Bunun açıkça komplo olduğunu duyarlı herkes görür ve gördü de netice. Ama bu bir sınavdı, akibeti güzel oldu.

Bir başka örnek: Cumhurbaşkanlığı seçimine gidelim.  Reis deseydi ki (farz edelim); "arkadaşlar, ey muhalefet ben çekiliyorum, artık çocuklarımla ilgileneceğim veya belki bir kitap yazacağım ve bir daha siyasete geri dönmeyeceğim. Ama en güçlü dönemimde bırakacağım için sizinle bir anlaşma yapalım. Bana ömrümün sonuna kadar yetecek para ve dokunulmazlık garantisi vereceksiniz" deseydi sizce kabul etmeyecekler miydi?! Üzerine atlayacakları üzerine emin olun. Reis 3 isteseydi 5 verirleri bileğini bükemedikleri bu adama? (burada iç sesinizle kendinize bu soruyu dürüstçe sorun lütfen). Ama Reis geri çekilmedi. Kendine ve çocuklarına ömür boyu yokluk yaşatmayacak, gidebileceği kendisine korumalık yapabilecek pek çok ülke bulma imkanı varken hem de. Gezide de vardı, 15 Temmuzda da. Ama gitmedi. Tereddüt etmedi. "Türkiye'yi ben mi kurtaracağım demedi, beni hapse atan bu ülkede mazlumun hakkından bana ne, ben kendi hakkıma bakayım" demedi. Sözüm ona büyük ülke geçinenlerle çatışmadan gününü gün edebilirdi, yapmadı. Altmış beşimi geçiyorum, yaşasam yaşasam bir 20 yıl daha yaşarım, Myanmar'dan Süriye'den bana ne demedi. Üstelik buralara yardım edene kadar biz vatandaş olarak bilmiyorduk buraları, yani üsteleyemezdik niye Türkiye Arakan'a yardım etmiyor diye. Bu konulardaki ithamlar da birer sınavdı ve Reis Allah'ın izniyle bunları birer birer geride bıraktı. Bugün bunu muhalefet bile kabul etmek zorunda kalmış ve itiraf etmiştir. 

Yani benim burada söylemek istediğim şudur. Mesele Ahmet, Mehmet, Tayyip meselesi değil.  Bizim kültürümüz önde lider kültürüdür. Bizim milletimiz korkak birinin arkasında yürümez. Kendini ispatlamış bir liderin arkasından ise ölüme bile gözünü kırpmadan gider. Bugün buna uyan Reis'tir. Yarın başkası çıkar. Millet yanılmaz, millet kanmaz. 
Kısacası dostlar her şey sınav. Ticaretin basit kuralıdır "kriz zamanında elindekini koru".  Krizin bitmediği bu coğrafyada elindekini korumak için statikoya boyun eğmeyerek, açılım yapan koca yürekli yiğit insana Allah uzun ömürler versin.

Seni öldürmeyen şey, güçlendirir!

TİLKİYE NOT:  Mevcut yönetimde önemli yerler işgal edip, yönetimden görünen, ancak muhalefete (illegal muhalefet de dahil) çalışan, böylece mevcut düzen devam etse de bozulup muhalefet de gelse 4 ayakları üzerine düşecek diye hesap yapan Ey Tilki, Allahın da başka bir hesabının olacağını unutmayasın ha!
 Kalın sağlıcakla. 


 

Bu yazı toplam 1077 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.