1. YAZARLAR

  2. Bülent Elitok

  3. Hiç Kimse Güvende Değil !
Bülent Elitok

Bülent Elitok

Yazarın Tüm Yazıları >

Hiç Kimse Güvende Değil !

A+A-

15 Temmuz 2016 başarısız Fetö ayaklanması gösterdi ki, bu coğrafyada bazıları on yıllarca yıl öncesinden bazı yatırımlar yapmış, olgunlaşmasını beklemiş ve zamanı geldiğinde meyvesini almak üzere düğmeye basmıştır.  Bu duruma hazırlıksız yakalananlar ya yaprak gibi rüzgarın etkisine kapılmış, ya da az çok kendi penceresinden olayı şöyle ya da böyle savuşturmanın bir yolunu bulmakta. Ancak, elin adamı sosyolojiyi kullanmış, psikolojiyi kullanmış, ekonomiyi kullanmış, Fetö olayında olduğu gibi dini kullanmış, etnisiteyi kullanmış, mezhepleri, klanları ve aşiretleri kullanmış, sonuçta  o kadar çok yatırım yapmış ve düşünmüş ki, bu coğrafyanın neyi varsa girmiş içine, ta merkezine.  Hiç utanmadan, sıkılmadan.  

Biz ne yapmışız bu arada? İlim Çin'de imiş ama almamışız, dinimizi gerçekten öğrenmemişiz, ahlak desen fakiri olmuşuz, tarih desen ecdadımızı kah anmışız kah küsmüşüz, hem gaflet hem delalet içinde yüzmüşüz.  Arabesk dinlemiş üzülmüşüz.  Halbuki üzüntü şeytanın ne hoşuna gider bilmiyoruz? Şeytan, adem oğlunun yolunu yarım bırakması ve devam ettiği şeyi durdurması için üzülmesini ister...

Biz bir nebze bunu yapmışız. Nebi (sav) üzüntüden Allah 'a sığınmış "Allah’ım üzüntü ve endişeden sana sığınırım", demişken biz içe dönmüşüz de, içimize dönmemişiz maalesef.  Yemişiz biri birimizi, devam etmekteyiz mütemadiyen. Onca beylik içinde bir Osmanlının büyüme sebebinin kendi içine değil de, dışına dönmekten geçtiğini bile unutmuşuz nedense. 

Biri gelmiş vurmuş, ağlamışız, sonra kaderimiz demişiz, teselli bulmuşuz arabeskte. Yine vurur mu acep düşünmemişiz, yine yemişiz silleyi yine vurmuşuz arabeske kendimizi. Kader ise bizim kaderimiz demişiz, ama onu değiştirmenin kul elinden geldiğini yaptıktan sonraki kısmını kapsadığını görmezden gelmişiz.  

Kör olsa görür, sağır olsa duyar, aptal olsa anlar: Hep Çanakkaleleri yaşayan biz, hep acılar içinde olan biz!  Hep bu kadere mahkum muyuz? Tesadüfün bu kadarı fazla değil mi? Fazla ise bizim kusurumuz ne? Hiç düşünmemişiz.  
Uyusun da büyüsün ninnisi söylemişiz, uyanık olmanın bu coğrafyada büyümenin tek yolu olduğunu bile bile. Yüce dinimizden beslenen ahlaki ve etik tasavvuf, yine dinimizin emri ilim ve bilim. Dua, küffarın çökmesi için edilen bedduadan daha evla iken, gayretimizin karşılığı var ve helal iken, vurmuşuz kendimizi üzüntünün verdiği yorgunluğun dayanılmaz uykusuna.  Dilimiz varmıyor tembel demeye kendimize de, avutur olmuşuz kendimizi. 

Terör bu coğrafyada, hainlik bu coğrafyada, kalleşlik, zulüm, mağduriyet , acı, göz yaşı bu coğrafyada. Her şey bu coğrafyada. Ey bu coğrafyanın evladı! Kalk, silkelen artık, bitsin bu acı. Umut tükenmeden!  Umut tüketilmeden.
Bu coğrafya ki, içinize kapanırsanız kapınız çalınır bir gün. Ya yarın ya öbür gün. Yangın çıkmış komşuda, eve kapansan ne olur kapanmasan ne olur? Diri diri yanmamızla eşdeğer değil mi ki?!.  

Allahım Mehmetçik'imize sen güç ver, kuvvet ver. Ver ki, makuz talih değişsin bu coğrafyada. Bu vesile ile, Allahım sen devletimize zeval verme!  Hem bizim hem tüm insanlık için... 

Kalın sağlıcakla…
 

Bu yazı toplam 677 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.