1. YAZARLAR

  2. Turgay Şahin

  3. Hakkın Hatırı Âlidir Hiçbir Hatıra Feda Edilmez (2)
Turgay Şahin

Turgay Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

Hakkın Hatırı Âlidir Hiçbir Hatıra Feda Edilmez (2)

A+A-

[reklam1]

Eğri oturup doğru konuşmak gerektiğini biliyoruz.En azından ülkede hukuk adına yaşanan onca gelişmeden sonra bunu daha iyi biliyoruz.

Neyi öğrendik bu süreçte?Bağımsızlık dan ziyade tarafsız bir yargıya ihtiyacımız var.Elbette bağımsız olacak ama bunu yargı iktidarı için araç yapmayacak!

Yargı hiç kimseye, kesime, gruba bir mensubiyet, aidiyet bağı ile bağlı olmayacak, en doğrusu her düşünceden hukuk insanının kemsi edildiği çoğulcu, çoksesli bir yapı olarak varlık kazanacak.

Bu gün itibari ile yargıda birlik platformu çerçevesinde HSYK seçimlerinde bu çoğulculuk, çok seslilik sağlanmış görünüyor ama bunun devamını kim garanti edecek? Ülkenin kaderi, geleceği        - evet son derece iyi niyetle ve fazilet hissiyle kurulmuş bulunan, ama kurumsal kimlik itibariyle belirsiz ve gelecekte ne olacağı belli olmayan- bir “birliktelik”e  mi bırakılacak? Gerçekten de halihazırda bu oluşum sadece bir “birliktelik”!

HSYK üyeliklerinin seçimle belirlenmesinin yarattığı travmayı da henüz atlatmış değiliz. Seçim demek, aday olmak, adaylık sürecinden sonra seçim kampanyası yürütmek, propaganda ve tanıtım demek. Yargı sözkonusu olduğunda tüm bunlar, aday olacaklarla yan yana getirilemiyor, sakil duruyor!

Ancak 12 Eylül referandumu öncesi HSYK yapısından da biliyoruz ki, ilk derece mahkemelerde görev yapan kürsü hakim ve savcılarının temsil edilmediği bir yapı da sağlıklı olmuyor. Zira sahadan gelmeyen, sahanın sesi olamayacak nitelikte ve artık yargı bürokrasisinin parçası olmuş isimler yargı mensuplarının derdini algılamaktan uzaklar…

Yani seçim de olmalı.. Ancak bu her adliyede delege seçimi olarak başlayan, sonraki aşamada ise adliye delegelerinin kendi aralarından yapacağı bir seçim süreci olarak düşünülmeli. Böylece tüm Türkiye çapında bir tanıtıma gerek kalmayacak ve adliyenin dar çerçevesinde de insanlar daha çok bireysel tercihleri ve adaylardın şahsi özelliklerini dikkate alarak oy kullanabilecektir…

Bize göre yeni HSYK 27 üyeden oluşmalıdır.

9 Üye Hakim ve Savcılardan oluşmalı bunların üçünü C,Başkanı üçünü TBMM ve kalan üçünü de hakim ve savcılar kendi  aralarından seçmeli,

9 Üye avukatlardan olmalı, üçünü C.Başkanı,üçünü TBMM kalan üçünü de barolar seçmelidir

9 üye hukukçu olmayan üyelerden oluşmalıdır, meslek grupları dikkate alınarak meslek odalarında seçim yapılabileceği gibi belirlenecek meslek mensuplarından yukarıdaki esasa göre de belirlenebilirler…

HSYK bünyesindeki dairelerden her biri 3 hakim,3 avukat ve 3 hukukçu olmayan üye olmak üzere 9 üyeden oluşacaktır. Üç hakimden birisi C.Başkanı tarafından, birisi TBMM tarafından birisi de hakimlerin seçtiği üyelerden olmalıdır. Aynı şekilde üç avukattan birisi C.Başkanı tarafından seçilen, birisi TBMM tarafından seçilen birisi de barolar tarafından seçilen üye olmalı. Kurul dairelerinde görev yapacak üyelerin belirlenmesi kura ile yapılmalı, ancak 16 ayda bir daireler arasında rotasyon yapılarak her üye görev süresi olan 8 yıl içinde üç dairenin tamamında ikişer kere görev yapmalıdır.

Görev süresi 8 yıl olmalı ve bir daha seçilme hakkı olmamalıdır. Böylece görevini yürütürken bir daha seçilebilme kaygısını taşımadan tarafsız ve bağımsız hareket edebilecektir.

Görev süreleri dolan üyelerin 18’i Yargıtay ve 9’u da Danıştay’a üye olmalıdır. Kimlerin nereye atanacağı kura ile belirlenmelidir.

Meclisin seçeceği 3 hakim  üyeden birisini iktidar birisini ana muhalefet partisi, değerini ise mecliste grubu bulunan en büyük 3. Parti belirlemelidir…

Yine 3 avukat üye için de aynı yöntem izlenmelidir…

Kuşkusuz bu öneri/taslak geliştirilebilir, değiştirilebilir ama ne olursa olsun çoğulculuğu hedefleyen ve garantileyen bir mekanizma kurulması elzem gözükmektedir…

Yeni HSYK, hakimlerin üst kurulu olacak şekilde yapılandırılmalı, savcılık kurumu bu yapının dışında yer almalı ve hakim teminatı kapsamında da olmamalıdır! Yani kurum aslında HYK (Hakimler Yüksek Kurulu) olarak devam etmelidir.

Savcılık kurumu ve barolar silahların eşitliği ilkesi gereği aynı güçte yapılanmalı ve her ikisi de tüm idari birimlerdi ile adliye binalarından çık-ma-lı-dır! Zira yargı içinde de olması gereken kuvvetler ayrımı konusunda en önemli engel aynı binada faaliyet gösteren, birbiriyle paslaşan ve sürekli birlikte ha karar verip uygulayan hakim-savcı ve avukat yapılanmasıdır. Gerçi barolar bu yapı içinde zaten bulunmamaktadır veya alınmamıştır ancak baroların da savunma bağımsızlığı çerçevesinde özgür ve yalnızca adalet idesine bağlı kurumlar olması için adliye binası içinde bir sığıntı; yardım ve iane alan; buna muhtaç turumlar olmaktan çıkarılmaları zorunludur. Diyalog ve iyi ilişkiler ancak eşitler arası bir yapılanma çerçevesinde olmalıdır.

Adalet komisyonlarında mutlak surette bir baro temsilcisi/avukat üye bu-lun-ma-lı-dır! Bu durumda Baro yönetimlerinde bir hakim üye bulunmasına itiraz edilmeyecektir!Birbirini denetleyen, kararında etkili olan ve en önemlisi birbirini anlayan ayaklar gerçekten üçlü saçayağı olabilirler! Her biri tek bacaktan ibaret üç topal unsurun bir araya gelmesi ne yazık ki hep konuşulan sacayağını oluşturamamıştır ve görünen odur ki oluşturamayacaktır!

Adalet komisyonlarında o şehirden bir sivil üye daha olmalıdır. Adalet mekanizmasının işleyişi, isabeti ve performansını bu hizmetin verileceği gerçek patronun yani halkın da gözetiminde olmalıdır.

Tabi sivil,demokratik ve katılımcı bir süreçte hazırlanacak yeni anayasanın en dikkatli kaleme alınması gerekli bölümünün YARGI olacağı her türlü izahtan uzaktır!

Bu başarılamazsa demokrasi maceramızda daha bir çok yol kazası yaşanacaktır.

Tüm kurumları ile oturmuş, iyi işleyen ve krize olanak vermeyecek bir demokrasi inşasında hukuk en önemli adım, ele alınacak en mühim fasıldır...

 

 

 

Bu yazı toplam 8742 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.