1. YAZARLAR

  2. Orhan Eser

  3. Gençler Yazıyor…
Orhan Eser

Orhan Eser

Yazarın Tüm Yazıları >

Gençler Yazıyor…

A+A-

[reklam1]

Orhan ESER

Kendini ifade etme

 

Merhaba…

 

İnsanı diğer canlılardan ayıran üç temel husus vardır bunlar tahassüs, tefekkür ve iradedir.

 

Tefekkür; fikir yürütmedir yani düşünmedir, tahassüs; hissetmedir yani duygulanmadır ve irade; yaptığı her fiili kendisinin karar vermesidir.

 

İnsanlar kendi iradeleriyle bu duygu ve düşünce dünyalarını dış dünyalarına aktarırlar çünkü insan sosyolojik bir varlıktır. Kendini ifade etmek, ilişki kurmak ister ve bunu yapmak zorundadır da.

 

Bunu konuşmayla, resimle, müzikle ve yazı gibi metotlarla yapmaktadırlar.

 

Bunlardan yazının ayrı bir önemi vardır.

 

Mesela yazının en büyük katkısı ulûmadır(ilmin çoğulu), ilimlerin gelişmesinedir.

 

Yazının katkısının bu kadar büyük olmasının nedeni ise biriktirmeyi ve depolama imkânını sağlamasıdır.

 

Gelişimin olabilmesi için birikim gerekmektedir, büyüyebilmek için birikim gerekmektedir, derinleşebilmek için birikim gerekmektedir.

 

Bu sadece bir alanda değil tüm alanlarda(Maddi, fikri ve hissi) böyledir.

 

İlmi alanda birikim yapabilmek için tabi ki de okumak gerekmektedir.

 

Sadece okumak değil okuyup idrak etmek gerekmektedir.

 

Benzetme yapmayı çok severim bunu her alanda da yapmaya çalışırım.

 

Çünkü beyinin daha iyi idrak edebilmesine yardımcı olmaktadır.

 

İlmi suyun hallerine benzetiyorum.

 

Su buharı var ama görülememektedir, görüle bilmesi için su veya buz şeklini alması gerekir.

 

Su buharının yoğuşması ile buhar damla damla su halini almaktadır, böylelikle gözle görülebilir fakat bu halde de belli bir şekli yoktur ve akışkandır.

 

Bir şekil alabilmesi sabit kalabilmesi için daha da yoğunlaşıp katı hale gelmesi gerekir yani buz olması gerekir.

 

İlimde işte böyledir birçoğu bilinmemekte bilinenler ise yazı ile aktarılıp, depolanmaktadır.

 

Kişinin ilmi sahiplenebilmesi içinde okuyup, çalışıp, yoğunlaşması gerekmektedir.

 

Şuan ki devre bakıyorum da…

 

Bilgi çağındayız, bilgiye çok çabuk ve rahat ulaşmaktayız.

 

Bu güzel bir imkân fakat birçok kişide bir yan etki oluşturmakta.

 

Peki nedir bu yan etki?

 

İçi boş uzmanlık!

 

İnternet üzerinden bir kere veya birkaç kere okumakla o alanda kendisini uzman görmekteler.

 

Doktora gittiğinde sanki doktor gibiler, sokakta siyasetçiler, kafede hukukçular.

 

Hele bu yan etkinin görüldüğü çiftçilerimiz her biri birer veteriner hekim her biri birer ziraat mühendisi sanki!

 

Vesaire vesaire daha böyle birçok örnekleri var.

 

Önemli olan büyük görünmek değildir, ağırlığınca durabilmektedir!

 

İçi boş bir buz kütlesi suda bir o yandan bir bu yana savrulur ama bir buz dağı ise yerinde sabittir, ne su akıntısıyla oynar nede rüzgârla…

 

İçi boş bir buz kütlesine küçük bir kayık çarpsa ne olur? O buz kütlesi paramparça olur ama bir buz dağına bırakın kayığı bir gemi çarpsa gemi parçalanır, batar.

 

Ülkemizin de ilerleyebilmesi için zorluklara karşı koyabilecek ağır, dayanıklı güçlü vatandaşlara ihtiyacı vardır.

 

Bu imkânları kullanıp, halkımızda içi boş buz kütleleri yerine içi dolu kaya gibi buz dağları yetişmesi ve yetiştirilmesi dileklerimle...

 

Bir sonraki yazıda buluşmak üzere Allah’a emanet olun.

Bu yazı toplam 3151 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.