1. YAZARLAR

  2. Turgay Şahin

  3. \'\'Fikri Hür, Vicdanı Hür\'\' Olmadan Bağımsız Olunabilir Mi ?
Turgay Şahin

Turgay Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

\'\'Fikri Hür, Vicdanı Hür\'\' Olmadan Bağımsız Olunabilir Mi ?

A+A-

[reklam1]

Örgütün, sermayenin emrinde olarak bağımsız kalmak mümkün müdür?

 

Doğası gereği “bağımsız” olması gereken meslekleri icra edenler bir yerlere (beyinleri veya mideleri ile) bağlı kalarak o mesleğin hakkını verebilirler mi?

 

Örneğin avukatlık, örneğin gazetecilik bağımsız olmadan yapılabilir mi/yapılmalı mı?

 

Avukatlıkla gazetecilik birbirlerine benziyorlar aslında...

 

Avukatlar  savunma hakkının somutlaşmış ifadesi, gazeteciler haber alma hakkının, ifade hürriyetinin...

 

Bu nedenle her ikisi de demokrasiler için sembol meslekler, özgürlüklerin göstergeleri.

 

Yargı ve mahkemeler her rejimde var, Pol-Pot Kamboçya\'sının da, Hitler Almanya\'sının da Stalin Rusya\'sının da yargısı, mahkemeleri, mehabetini iliklerinizde hissedeceğiniz mimari harikası adliye binaları vardı. ancak bağımsız, özgür  -ama gerçekten özgür-  savunma mekanizması yani avukatlardan söz etmek mümkün değildi.

 

Aynı şekilde Rusya\'da Pravda, Mısır\'da El Ahram gazeteleri yüksek tirajları ile göz kamaştırırdı.ne var ki ne özgür gazetecilerin ne de haber alma/düşünce ifade etme hürriyetinin esamisi okunurdu...

 

Gerçi, sadece totaliter rejimlerden söz edersek kapitalizmi yüceltmiş oluruz: batıda da durum farklı değildir. evet görece olarak basın özgürlüğü yerli yerinde gözükür, gazeteciler dilediklerini yazar çizerler. ama,büyük sermaye gruplarının elinde olan medyanın özgürlüğü de tartışmalıdır.

 

Bu nedenle örneğin Amerika’da , halkın Filistin’de yaşanan katliamdan haberi olmaz, Irak’ta, Suriye’de  yaşananları anlı şanlı tv kanallarında (mesela CNN) izleyemezsiniz.

 

Hatta 11 Eylül saldırısından sonra, ikiz kulelerin yıkıntılarını -güya kendiliğinden, otokontrol ile- göstermeyen Amerika basının buralarda hayranlıkla övüldüğüne bakmayın, bal gibi sansür düzeni devrededir, kendi kotardıkları bir saldırının ardından ortaya çıkan görüntülerini halktan (kendi halkından) ustaca gizlemişlerdir sonuçta. bunun kaçınılmaz olduğunu görmek için dahi olmaya gerek yok, Amerika büyük sermaye gruplarının bileşkesinden başka bir şey değildir ve bu sermaye gruplarının sahibi olduğu medya da efendilerinin menfaatlerini korumakla görevlidirler.

 

Özgürlükleri, üçüncü dünya ülkelerindeki ayıpları görüp yazmakla sınırlıdır. zaman zaman ortaya çıkan watergate benzeri  skandal haberlerine bakıp da \"hah işte, bakın basın özgürlüğü\" filan demeyin. şimdilerde bizde de kullanılan \"bağırsakları temizleme\" operasyonunun bir parçasıdır olsa olsa...

 

Her neyse konuyu dağıtmadan avukatlar ile gazeteciler mevzuuna dönelim isterseniz:

 

Savunma mesleğinin bağımsızlığı ve özgürlüğü ortadan kalkmasın diye bir takım önlemler alınmıştır ve (iyi ki alınmış) bu önlemler sayesinde günümüze değin avukatların (en azından dileyen avukatların) başı dik olagelmiştir. Mesela avukatların şube açamamaları, ticari şirket olarak müesseseleşememeleri, titizlikle uymaları beklenen reklam yasağı ile avukatlığın sermaye çevrelerine teslim olmaları engellenmiş, tek başına da olsa, az da kazansa başı dik , emir ve talimat almadan mesleğini icra edebilmeleri bu gün bile mümkün olabilmiştir.Ama yarının avukatlık mesleği tasarımında bağımsızlık yoktur, sermayeye teslimiyet vardır!

 

Artık avukatlar sadece avukat olamayacaktır!

 

Ne yazık ki güçlü bir sermaye olmadan gazetecilik yapmak da neredeyse imkansızdır, evet tek-tük de olsa bağımsız gazeteciliğin örnekleri hala mevcuttur. Ancak etkili ve çok satan gazetelerin, reytingi yüksek tv kanallarının hiç birisi bağımsız ve salt gazetecilik maksadı ile kurulup faaliyet gösteren kurumlar değildir artık.

 

Artık gazeteler sadece gazete değildir ,

 

Darbe öncesinde sosyal mühendislik projelerine destek veren, hatta bu projeleri müstakilen sırtlayıp götüren medya grupları görmüşüzdür.

 

Görmüşüzdür de aynı şeyin avukatların da başına gelmesini önleyen meslek kurallarını kaleme alan üstatlarımıza saygımız bir kat daha artmıştır.

 

Tabi şimdilik durum böyledir.

 

Şirket avukatlığı icat edileli beri, bağımsızlığımız zedelenmiştir...

 

Avukatların bankalara, büyük kurumlara \"teklif mektupları\" yazıp iş istemeye başladıklarından bu yana özgürlüğümüz örselenmiştir...

 

Büyük şehirlerde , kocaman şirketlerin , kendilerine başvuran avukatları açık eksiltme usulü ihaleye tabi tuttukları (asgari  ücretlerinden en çok kıran avukatların ihaleyi kazandığı) günlerden günümüze avukatlık üzerinde de kara bulutlar dolaşmaya başlamıştır.

 

Ama halen avukatlık bütünüyle teslim alınabilmiş değildir çok şükür.  Hala barolar tam bağımsızdır..

 

Gazeteler ve darbeler dedik de, 27 Mayısta, 12 Eylülde, 28 Şubatta ve günümüzde  olanların her biri ne yazık ki basın açısından kolay temizlenemeyecek bir sabıka yaratmıştır.

 

Günümüzde olanları anlamlandırabilmek için bu sabıkanın göz önünden uzak tutulmaması iktiza etmektedir.

 

27 mayısta, köpek davası, kıyma davası nev\'inden müptezel haberleri ile cuntanın emrine giren, 12 Eylül öncesi kelimeleri harp düzeni almış, her harfi birer kurşun mesabesindeki haberleri ile çatışmayı besleyen, 28 şubatta ise Fadime Şahin\'i Müslüm Gündüzle basabilmek için \"muayyen gün hesabı\" yapan, Ali Kalkancıları kalkan edinen, başlıkları paşa talimatıyla atılan gazeteler ve embedded gazeteciler bize çok şey öğretti. Haberlerin satır aralarını, arka planını okumayı hep bu süreçlerde belledik.

 

Kara cübbeleri ile hukukçu üstadlarımızın da bu zulme, darbeye çanak tuttuklarını da bir özeleştiri olarak zikredelim ve acı bir hatıra olarak kalmalarını dileyelim…

 

Bu gün de güç ve iktidar mücadelesi hep bu embedded gazeteciler ile yapılıyor. Sorsan gazeteci: basın ve ifade özgürlüğünden yana ama manşetler talimatla atılıyor.

 

Sorsan avukat: ama müvekkilinin, partisinin, mensubiyetinin basın sözcüsü olmaktan ileri değil. Bağımsızlık mı dediniz?

 

Vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışmış hukukçular; hür fikri ile gelen talimatlar arasında bocalayan gazeteciler, hiçbirisi bağımsız filan değil.

 

Hakkınızı arıyorsanız yahut gerçekten bilgilenmek ve aydınlanmak istiyorsanız kendinize başka kapı aramanızı öneririm.

 

Halen bağımsız, hür, onurlu kapılar var çok şükür…

Bu yazı toplam 2033 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.