1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. FETÖ, Batı’nın Maşasıdır
FETÖ, Batı’nın Maşasıdır

FETÖ, Batı’nın Maşasıdır

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Küreselden Yerele Platformu Başkanı Metin Külünk, FETÖ’nün devletin içine sızmasını NATO’ya girişle başladığını belirterek, “‘Son 70 yıllık tarihimiz bizim istikrarsızlık tarihimizdir.

A+A-

Ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın arkasında hep aynı akıl var. FETÖ de bu aklın maşasıdır.”
AK Parti İstanbul Milletvekili ve Küreselden Yerel Platformu Başkanı Metin Külük, Afyonkarahisar’da düzenlenen ’15 Temmuz Demokrasi Zaferi’ Konferansına konuşmacı olarak katıldı.

Rehberlik ve Araştırma Merkezinde (RAM) gerçekleşen konferans öncesinde Afyonkarahisar’ı çok sevdiğini belirten Külünk, buradaki toplantıyı düzenleyen Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ile Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Murat Diktaş’a teşekkür etti.

15 Temmuz Darbe Girişiminin Çanakkale Savaşı gibi sürekli hafızada kayıt altında durması gerektiğini dile getiren Külünk, İstanbul ve Ankara’da insanların canlarını vererek iradelerini ortaya koyduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:
“Dün iki şehit evini ziyaret ettim. Bakanlığımız tarafından kendilerine teslim edilmek üzere tablo emanetleri vardı. Birinci şehit olan evladımızın çoğu yok. Ama ikinci gittiğim evde iki tane evlat var. Küçük yavrusunun her an babasını aradığını öğrendim. O yanımızda dolaşırken şehidimizin evladının babasının yokluğundan etkilendiğini hissediyorsunuz. Niye Murat şehit oldu? Niye Çetin şehit oldu? O akşam evlerinde oturabilirlerdi. Niye Türk Telekom’un önüne çıktı? Türk Telekom’un teslim etmemek için o alçaklara direndiler. Çetin’de köprüde şehit oldu. Niçin? Hanım kardeşimiz, Türkmen kardeşimiz şehit oldu. Niçin? Ankara’da eşinin kafatasını bir binanın çatı katından aldı bir hanımefendi. Niye şehit oldu?”

“FETÖ bir devamlılığın ifadesidir”

Külünk, Özel Hareket Daire Başkanlığındaki bu hain örgütün elamanlarının oradaki personele önce ‘Asker duruma el koydu. Hiç kimse askere direnmeyecek’ dediğini belirtti. 
 ‘Bu iş birlikçi hainler bunu söyleyince evlatlarımız, hareketleniyorlar ve hayır biz direneceğiz‘ dediklerini ifade eden Külünk, “Oradan Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) saldıracakları haberini alıyorlar. MİT’e doğru hareket etmek üzereyken o işbirlikçi hainler Akıncı Üssüne haber veriyorlar. Oradaki 50’nin üzerindeki evladımız için biz bunlarla baş edemiyoruz. Burada ayaklanma var dedikten sonra o alçak pilotlar gelip, oradaki evladımızı bombalayarak şehit ediyorlar. Bunu yapanlar kim? Bir FETÖ örgütü var. Birde terör örgütü var. 50 yıllık bir tarihe sahipler ama FETÖ terör örgütü bir devamlılığın ifadesidir.”

“Her şey NATO’yla başladı”

Türkiye’nin 1950’li yıllardan beri hep devletin içine sızdırılmış gizli bir güç tarafından kontrol edilmek istendiğini aktaran Külünk, önceki darbelerin arkasında da bu aklın olduğunu kaydetti. 

Ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklarında arkasında da hep bu aklın olduğuna işaret eden Külünk, sözlerini şöyle sürdürdü:“1952 yılı NATO ittifakına dahil olduğumuz tarih milattır. O tarihten itibaren NATO’ya üye ülkelerin Batı temel değerleriyle var olmayı kabul etmiş ülkelerde sistemin kendi ellerinde hareket etmesini temin etmek amacılıyla her devletin içerisine meşru oluyor gibi gözüken illegal yapıları yerleştirmiştir. Bu sayede devletimizi ve diğer devletleri kontrol etmek istemişler. Raydan çıkan her ülkenin burnunu da sıkıntıdan çıkarttırmamışlardır. Bu sıkıntıdan çıkmak için adım atan milletin evlatlarını da ya sağ-sol çatışmalarında toprağa verdirtmişlerdir. Ya ekonomik krizlerle ülkeyi sana yağı kuyruğuna sokmuşlardır. Gaz yağı kuyruğuna sokmuşlardır. Tüp kuyruğuna sokmuşlardır. 60-70 yaşındaki insanların gecenin 3-4’ünde kuyruğa girdiğini çok iyi bilirim. Bir sana yağı için 12-13 yaşındaki bir çocuğa nasıl yalvardıklarını çok iyi bilirim Türkiye’si oluşturmuşlardır. Ya da Batı ittifakında olan bir Türkiye’den Türkiye’yi alıp, milli bağımsız bir Türkiye, kendi kurallarımı kendim koyarım. Kendi kararlarımı kendim veririm. Kendi ülkemde kendi eksenli hareket ederim diyen siyasetçiyi de entelektüeli de bilim adamını da Atlas jetteki gibi Isparta’nın dağlarına gömmüşler. Menderes gibi idam sehpasına gelmişler. Necmettin Erbakan gibi siyasette en çekik adam yerine sokulmak istenmiş. Özal gibi soluğu zehirlenerek hayatını değiştirmekle almış. Mustafa Kemal gibi 1931’de hastalığa rücal olduğu andan itibaren milletin elinden zehirlenerek alınmıştır. Kim bu irade? Kim bu güç? Bu güç ne istiyor bizden? Bu güç bizden Türkiye asla büyümesin istiyor. Hem de her anlamda. Bağımsızlık politikalarını yürütmesin. Ve kendi kararlarını kendi vermesin istiyorlar. Türkiye her zaman batının elinde bir ülke olarak kalsın.” diye konuştu.

“70 yıldır Türkiye’de istikrarsızlık istikrar olmuş” 

‘Son 70 yıllık tarihimiz bizim istikrarsızlık tarihimizdir’ diyen Külünk, aksini iddia edebilecek kimsenin olmadığını vurgulayarak, “ Bu zaman zarfındaki siyasal tarih istikrarsızlığın istikrar olduğu bir tarihdir. Ama biz hep bu istikrarsızlığın içerisinde az gelişmişliğimizi, refah seviyemizin düşüklüğünü, milli gelirimizin yükselememesini kendi otomobilimizi yapamayışımızı, kendi uçağımızı yapamayışımızı, kendi tankımızı yapamayışımızı, kendi savunma sanayimizi kendimizin yapamayışımızın adresini hep yanlış yerlerde aramışız. Darbe olmuş askeri en kötü noktaya sokmuşuz. Siyasette problem çıkmış, ekonomide problem çıkmış hep olan siyasetçiye olmuş. Ama hiç sorgulamamışız. Bu nasıl bir iş ya? Bizim Amerikalılardan ne farkımız var. Bu Batılılardan ne farkımız var. Onlarda her şey yolun da bizde her şey yol dışında bu nasıl iş?” diye konuştu.

“Türkiye, Dünyaya örnek oldu”

Külünk’ün ‘15 Temmuz Demokrasi Zaferi’ Konferansına katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’da şunları kaydetti:

“Ülkemizin yüzyıllar boyunca başına gelen en büyük felaketlerden bir tanesidir 15 Temmuz Darbe Girişimi. Gerçekten o gün ülkemizin insanı, Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu hain darbe girişimini bir demokrasi zaferine dönüştürdüler. Biz gerçekten dünyaya örnek bir ülke olduk. Milletimiz bu yönüyle gerçekten tarihe geçti. Bu yüzden bundan sonra hiçbir ülkede darbe teşebbüsü sayikleri Türkiye’yi unutmayacaklardır. Acaba Türk halkı gibi karşımızda bir direnme olacak mı? Yâda liderler bize boyun eğmeyecekler mi? Diye düşüneceklerdir.”

Çoban, Konferansın düzenlenmesini Afyonkarahisar Halk Eğitim Müdürü Murat Diktaş’ın teklif ettiğini belirtti. ‘Milli Türk Talebe Birliği ve Akıncılar Geçmişi olan arkadaşlarımızın Külünk soyadını hep tanırlar’ diyen Çoban, “Bu davada biz Külünk soyadlı ağabeylerimizi hep hayırla anardık. O dönemki İstanbul’da faaliyetler tüm Türkiye’de örnek gösterilir. Ve kendilerine örnek alırlardı. İnşallah Metin abimizde bu güzel hizmetlerini devam ettirecek.” İfadelerini kullandı.

Bu haber toplam 910 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.