1. YAZARLAR

  2. Bülent Elitok

  3. Evet Mi? Hayır Mı?
Bülent Elitok

Bülent Elitok

Yazarın Tüm Yazıları >

Evet Mi? Hayır Mı?

A+A-

Bu sorunun cevabını almaya 3 haftadan az bir zaman kaldı. Bugünkü yazımda, mümkün olduğunca bilimsel bir bakış açısıyla ve objektif olarak, bu iki kelimenin ne oranda tercih edileceği tahmininde bulunmak istedim. Kendimce bir metodoloji ve mantık çerçevesinde durum tespiti yapacağım bu haftaki yazımda. 

Önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve 1 kasım milletvekili genel seçiminde yine tahmini oran vermiştim, ancak her iki seçimde de tahminimin üzerinde sonuçlar elde edilmişti. Bu, yani Cumhurbaşkanlığı seçimi için tahminim ise  %66 ±2'dir. Yani 2 eksiği veya iki fazlası.  

Peki bu sonuca nasıl ulaştım? Amiyane tabirle "sıkmadım", bir mantık çerçevesinde bu rakamı elde ediyorum ve aşağıda açıklamasını veriyorum, anlatayım:
Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın seçildiği yoklamada aldığı oy oranı yaklaşık %52 idi, hatırlayın.  O seçim atmosferini şöyle bir hatırlayacak olursak; muhalefet MHP dahil çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu üzerinde birleşmişti.  Fırat Kalkanı gibi sınır ötesi büyük çaplı bir atraksiyonumuz yoktu, ancak PKK terör örgütü faaliyetleri şimdi olduğu gibi devam ediyordu. Bugünkü kadar açık bir şekilde ve genel bir FETÖ terör örgütü dillendirilmese bile (Cumhurbaşkanımız hariç), o günlerde Gezi, 17 ve 25 Aralık'ın gölgesi üzerimizdeydi.  

Biz o zaman da Tayyip Erdoğan mı, değil mi? yi oyluyorduk bugün de. Tayyip mi? Yoksa Tayyip'siz mi? Yani işin özü Tayyip'siz Türkiye düşünülebilir mi, olur mu olmaz mı? Bunu oyluyoruz aslında. Elbette burada Tayyip derken fikir ve icraatlerinden bahsediyorum. Bu bağlamda Tayyip bizi aldatmaz, söylediklerine sonuna kadar destek olacağız diyen, Tayyip Erdoğan'a sonsuz kredi açan büyük bir kitle var. Savaş meydanına giderken büyük bir çoğunluk için yanımıza alacağımız 3 şeyden biri Tayyip'tir. Tayyip güvendir, cesarettir, doğruluktur, tek yoldur vs. büyük bir çoğunluk için. Bu bir hipnoz değildir, tek tek hepsi bu millete kanıtlanmıştır ve büyük bir kitle böyle bir lüksü, bu şansı kaybetmek istememektedir. Nitekim bu kitle mazlumlar için yapılacak çok şey olduğunu, ancak bunu yapacak güç ve cesarete sahip bir liderin belki 200 yılda bir gelebileceğini bildiklerinden bu şansı sonuna kadar kullanmak istemektedirler haklı olarak. Üstelik bu sefer yol arkadaşı olarak yanınıza Tayyip'i aldığınızda Bahçeli gibi yine halkın önemli bir kesimin güvenini  kazanmış birini veriyorlarsa, bundan başka ne isteyebilirsiniz ki?
Dikkat edin; önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde sahnede olan HDP başkanları olmayacak bu seçimlerde, bu ise halkın takdirini kazanmış durumdadır, HDP'li bazı seçmenlerin hoşuna gitmese de.  Zaten bu keskin görüşlü HDP seçmeninden oy gelmeyeceği düşünüldüğünde, bir kaybın söz konusu olmadığı görülecektir.  Kanımca önceki Cumhurbaşkanlığı seçimi ile bu seçim açısından 2 büyük olayın varlığı sonuçları yakından etkileyecektir. Bunlardan birincisi 15 Temmuz başarısız FETÖ terör örgütü darbe girişimi, diğeri ise Fırat Kalkanı’dır. FETÖ darbe girişiminin başarısız olması sonrası süregelen yargılama sürecinde mağduriyetlerden söz edildiyse de, kurulan itiraz kurulları ve suçu olmayanların göreve iade edilmeleri, sürecin başarı ile yürütüldüğünü göstermektedir. Oy açısından hiç bir ehemiyeti olmayacağı gibi, hain terör örgütünün ne denli yayıldığının ortaya çıkarılması ise sağdan veya soldan pek çok kişinin takdirini ve yönetimin yanında yer almanın neden gerekli olduğunu ortaya koymuştur.  Devlet Bahçeli, bu süreçte izlediği tavırla çok sayıda kişinin takdirini kazanmıştır, hakkını teslim etmek gerekir. Bu bağlamda; MHP oylarının %16-17 bandında bulunması ve MHP'nin de sürece olumlu yaklaşması EVET diyenlerin gücüne güç katmıştır. Ancak Bahçeli muhaliflerinin sürecin karşı cenahında yer alması olumsuz bir etki yaratacak olmakla birlikte, bu %16-17'lik oy oranına çok fazla etki etmeyeceğini düşünmekteyim. Nitekim parti disiplini ve liderine bağlılık geleneği olan MHP'de bir kısım seçmen bazı çevrelerin medya gruplarınca pompalanan olumsuz haberlere karşılık yüksek bir oy kayması beklenmemelidir yine de.  En azından benim şahsi görüşüm bu yöndedir. MHP tabanı ile AK Parti tabanının pek çok müşterekte birleştiği gibi, Cumhurbaşkanlığı sisteminde de aynı temayülü göstereceklerine inanıyorum.  İnanmamakla birlikte, hadi diyelim ki muhaliflerin dediği olsun ve MHP'nin oylarının yarısı "hayır" desin. Yine topladığınızda %52+%8= %60 garanti oy vardır. MHP'nin %8'lik kayıp oyu ihtimali (ki şahsi görüşüm bu oranda olmayacaktır) %60'lık oyun %13'üne tekabül eder. Yani bu hesaplamada muhaliflerin dediğinin çıkacağını varsayarak evet oylarının %13'lük bir kısmını karşı tarafa gönderdik.  Peki CHP içinde, HDP içinde Cumhurbaşkanlığı sistemini savunan vatandaşımız hiç mi yoktur? Elbette vardır. İş adamı vardır. Fabrika sahibi vardır. İşçi çalıştıran, istikrar isteyen pek çok vatandaşımız vardır. Nasıl ki MHP'de toplamı etkileyecek %13'lük "evet" oyunu "hayır" a kaydırdıysak, CHP ve HDP gibi muhalefet partilerinden de bir o kadar "evet"e kayma olacaktır. Bu hesap bu şekilde yapılır. Bu durumda evet oyları %73'e çıkacak demektir. Bu bir ütopya değildir. Olması mümkündür. Hadi durumu "hayır"cıların lehine değerlendirip, muhalefetin kayma ihtimali olan %13'lük kesiminin değil de yarısından azını değerlendirmeye alalım ve muhalefetten EVET vereceklerin oranını %6 olarak belirleyelim. Bu durumda hesabımız 52+8+6= 66 çıkar. Yani "evet" oyu vereceklerin oranı %66 olur. Yazımın başında 2 eksik 2 fazla tahminim bu hesaba dayanmaktadır sevgili dostlar. Şöyle bir soru gelebilir aklınıza: Hocam AK Parti hiç mi fire vermeyecek? Evet, vermeyecek! Çünkü verseydi önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde verirdi.  FETÖ ve taraftarlarının, pek çok mihrakın ve uluslararası güçlerin önceki seçimde muhalefeti desteklediği düşünüldüğünde, bu koronun yine karşı cenahta olması %52 açısından bir fark yaratmayacaktır. O nedenle Tayyip Erdoğan'ın %52'si ceptedir. Hatta daha fazlası. Çünkü "Meydanlara çıkın!" talimatıyla bitlikte kolunda dövme olan, kulağında küpesi olan, dış görünüşüne baktığınızda aslında AK Partiye oy vermeyecek vatandaşlarımızın da tankların üzerine çıktığı düşünüldüğünde, Cumhurbaşkanımıza inan her kesimden insan olduğunu ve bu sayının her geçen gün arttığını göstermektedir. Aslına bakacak olursanız; önceki seçimde kendini gizlemiş FETÖ'cüler için bu seçim kendini aklama için bir fırsat oluşturmakta ve bunların bu fırsatı kaçırmayacaklarını düşünmekteyim. Sosyal medyalarında paylaşacakları "işte benim oyumun rengi" ile. 

Diğer önemli bir olgu olan Fırat Kalkanı ise halkımızın büyük bir çoğunluğu tarafından desteklenmekte ve anlaşılmaktadır. Ancak bu hareketin yine EVET oylarına önemli pozitif etkisi olacağını tahmin etmekteyim.
Üç hafta önceki yazımda; yeni sistemin getireceği 18 maddelik değişikliği madde madde yazmıştım. Bu 18 madde incelendiğinde; muhalefetin söylemlerinin yersiz olduğu, savlarının dayağının bulunmadığı görülecektir. Ayrıca muhalefetin sonuç alınmamış ve sürekli darbe doğurmuş bir sistemi revize etmeden olduğu gibi korum arzusu, yeni bir şeyler söylemesi gerekirken söylememesi,  EVET çıkmasının en önemli itici güçlerinden birisi olacaktır. Ancak kanımca EVET çıkacak olmasının en önemli ilham kaynağı; yine kendi içinde, yani 18 maddenin gerçekten mantıklı ve ülkeyi ileri götürecek potansiyel ve gerçekliğe sahip olmasındadır.

Görüşmek dileğiyle...
 

Bu yazı toplam 748 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.