1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. Erkek Akademisyenlerin TV İzleme Eğilimleri
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

Erkek Akademisyenlerin TV İzleme Eğilimleri

A+A-

Televizyon (TV) izleme eylemi, genel olarak diğer birçok gündelik rutin tarafından müdahale edilen ve çoğu o sırada izlenen programla ilgisi olmayan konuşmaların eşlik ettiği yoğun bir aktivitedir. 

Toplumu oluşturan erkek ve kadının toplumsal yaşantılarındaki ilgi alanlarının, beğeni ve isteklerinin birbirinden farklı olması ise, her iki cinsiyet için özel olarak hazırlanan programların oluşmasına yol açmıştır. Dizilere nazaran filmler, spor yayınları ve belirli meslek gruplarıyla ilgili yayın hizmetleri ise, erkeklere hitap eden özel programlar arasında sayılabilir.

Pek çok görevi bir arada yapması gereken erkek akademisyenlerin ise, bilimsel çalışmalarını mesai saatleri dışında çoğunlukla evde de sürdürmek zorunda oldukları düşünüldüğünde, televizyonu yoğun şekilde izlemeleri kendilerinden beklenilmese de bilinçli ve seçici birer izleyici oldukları varsayılmaktadır. 

Bu haftaki yazımda, 14-30 Ağustos 2017 tarihleri arasında, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ)’nün il merkezindeki farklı birimlerinde çalışmakta olan 744 erkek akademisyen arasından sistematik tesadüfî örnekleme tekniğine göre seçilen 258 kişiye yüz yüze görüşme tekniği ile uyguladığım anketin sonuçlarına değinmeye çalışacağım. 

AKÜ İstatistik Bölümü Öğretim Üyesi meslektaşım Doç. Dr. Sinan Saraçlı ile birlikte hazırladığımız ve erkek akademisyenlerin “Hafta İçi ve Hafta Sonu Günlük TV İzleme Düzeyleri”, “Hafta İçi ve Hafta Sonu TV İzleme Saatleri” ile birlikte “TV Kanallarını ve Program Türlerini Tercih Düzeyleri”nin tespit edilmeye çalışıldığı araştırmada ortaya çıkan sonuçlar özetle şöyle:

    Hafta içi belirli saatler arasında üniversitede görev yapan erkek akademisyenlerin büyük bir oranının, günlük ortalama 1-2 saat TV izledikleri görülmüştür. Bu durum üzerinde belirli bir ders yüküne sahip olmalarının veya lisansüstü (yüksek lisans, doktora, post-doktora) eğitimlerine devam etmelerinin, aynı zamanda bilimsel araştırma ve yayın yapmakla da meşgul olmalarının etkisi olduğu söylenebilir. 

    Hafta sonlarında ise TV izleme sürelerinde artış olduğu gözlemlenmiştir. Hafta sonları TV başında daha fazla vakit geçirdiği gözlemlenen erkek akademisyenlerin haber ve bilgi edinmek veya dinlenmek amacıyla TV izledikleri sonucuna ulaşılabilir.

    Akademisyenlerin önemli bir bölümünün Türk toplumunun genel yapısına uygun biçimde, geleneksel toplumların da özelliklerinden biri olarak kabul edilen ayrı bir oturma odasına sahip oldukları görülmüş; yine katılımcıların TV’nin zararlı etkilerinden çocuklarını korumak ve kontrolleri dışında TV izlemelerini önlemek amacıyla TV’ye çocuklarının odasında yer vermemeye özen gösterdikleri kanaatine varılmıştır.

    Katılımcıların birincil öncelikli TV izleme sebeplerinin “haber ve bilgi edinmek” olduğu tespit edilmiştir. Belirli bir eğitim düzeyine sahip oldukları düşünüldüğünde, birincil öncelikli TV izleme sebeplerinin haber ve bilgi edinme olması, Dünya ve ülke gündemindeki gelişmelere duyarlı olmalarıyla ilişkilendirilebilir.

    Öte yandan, erkek akademisyenlerin sırasıyla, en çok NTV, TRT 1 ve CNN TÜRK’ü izledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu sonucun, ele alınan bireylerin birincil öncelikli TV izleme sebepleri olan “haber ve bilgi alma ihtiyacı” ve izlenme sıklığı bakımından ilk sırada yer alan “haber ve tartışma programları”yla bağlantılı olduğu görülmektedir. 

    Zira, birincil önceliği NTV izlemek olan bireylerin tamamının TV izleme sebebi, haber ve bilgi almaktır. Yine, yüzde 80’lik büyük bir oranın NTV’de öncelikle “Doğrudan Siyaset, Bugün Yarın, Yakın Plan” gibi haber ve tartışma programlarını izledikleri tespit edilmiştir.

    Erkek akademisyenler tarafından az izlenen program türleri ise, sırasıyla “kadın programları, çocuk programları ve reklamlar”dır.

    Öğretim üyelerinin akademik unvanları yükseldikçe, haber ve tartışma programlarına olan ilgilerinin arttığı gözlemlenmiştir. Araştırma görevlileri ise haber ve tartışma programlarına en az ilgi gösteren grup olmaları bakımından dikkat çekmektedir. 

    Bireylerin dizi izleme sıklığına bakıldığında, dizi izlemek her ne kadar kadınlara özgü bir izleme eylemi olarak görülse de bugün gerek dijital platformlar, gerekse internet ve DVD benzeri araçlarla erkekler tarafından da “ara sıra izlerim” şeklinde ifade edilmekle birlikte ciddi şekilde izlenmektedir.

    Yine reklam çıktığı an veya biraz izledikten sonra akademisyenlerin mutlak suretle kanal değiştirdikleri tespit edilmiştir. Bu durumun reklamların önemsenmemesinden veya TV izleme eylemi açısından bir nevi zaman kaybı olarak görülmesinden kaynaklandığı söylenebilir.

    Son olarak bilgi iletişim teknolojilerindeki tüm gelişmelere rağmen, katılımcıların neredeyse tamamının, televizyonun kitleler üzerinde etkisini hala sürdürdüğüne inandıkları görülmüştür.

Bu çalışma ve sonuçları, 18 Eylül 2017 tarihinde, İspanya’nın Granada kentinde, Malaga Üniversitesi ve Turkish Studies Dergisi tarafından ortaklaşa düzenlenen, “Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi”nde sunulmuştur.
 

Bu yazı toplam 868 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.