1. YAZARLAR

  2. Ahmet Duran

  3. Elif Deyip Geçme
Ahmet Duran

Ahmet Duran

Yrd. Doç. Dr. Ahmet DURAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Elif Deyip Geçme

A+A-

Etimolojik yapısı itibariyle elif, tanışmak, kaynaşmak, sevmek, cana yakın olmak, dostlukta bulunmak anlamlarına gelen "ülfet" ile, bir şeyin müteaddit unsurlarını bir araya getirmek, arasını bulmak, imtizaç ettirmek anlamındaki "te'lif' mastarlarının türediği "e-l-f' kökündendir.

Elif, alfabenin ilk harfi olduğu gibi diğer harflerin de sebebi ve kaynağıdır. Hatta İbn Muklâ'nın kaligrafi sistemine göre, bütün diğer harfler "elif" şeklinde yazılmalıdırlar. Buna göre diğer harflerin hepsi "elif" harfinin değişik kıvrımları şeklinde yazılmasıyla meydana geldiğinden, o tüm harflerin aslı ve esası durumundadır.

Elif gerek yazılışındaki incelik ve zerafet şeklinden ve hat sanatının özelliklerinden, gerekse taşıdığı sembolik anlamlardan hareketle Türkçemizde çeşitli mazmunlara ve zarif nüktelere kaynaklık yapmıştır. Birçok deyimler "elif ile ifade edilmiştir: "Elif' ten yâya kadar" deyimi baştan sona kadar okumak, bilmek ve öğrenmek; "Elifi görse mertek sanır" deyimi de okuma yazma bilmeme ve cehalet anlamına gelir. "Elifi elifine" aynen, tıpatıp uygunluğu ifade için kullanılır.

Tarikatlarda bir kısım tarikat eşyaları elifle yapılmış isimler taşır. Mesela tarikat ehlinin kullandığı bir tür başlığa "elifi tâc" denmektedir. Bu deyimin geçtiği Üsküdarlı Razî'ye ait dörtlük şöyledir:

"Başta elifi tâcı

Kendi başların tâcı

Tarîk-i Nakşiyye'den

Gözlerin Hallaç"

Bektaşîlerin giydikleri yeşil çuhadan yapılmış başlığın adı ise "Horasanî elifi tâc"dır.

Eskiden çocuk yaşta tahta çıkan padişahların cülûs merasimleri sırasında alnına bir elif çekmek âdetti. Bu âdet daha sonra halk tabakasına da kaymış ve akıllı, güzel çocukların alınlarına nazardan korumak gayesiyle elif çekilirdi. Bu deyim aynı zamanda, Enderunlu Vasıf'ın, "Ah bir elif çekti yine canan bu gece" mısraında olduğu gibi aşığın sinesine aşk yarası açmak manasında da kullanılmıştır.

Çok eskiden beri hemen her alfabedeki harflerin rakam olarak birer karşılığının bulunduğu, yani harflerin aynı zamanda rakam yerine de yazıldığı bilinmektedir.

Elif ister harf, ister sayı olsun daima dik yazılır. Bu özelliği uluhiyetten ubudiyete gelen fuyuzat için alıcı bir anten, ubudiyetten uluhiyete yükselecek dua ve niyazlar için yükseltici bir işaret (amplifi- katör)tir. Yine bu özelliği ile miraç sırrının ve "sı- rat-ı müstakim"in de sembolüdür. Allah ve Ahad isimlerinin ilk harfi olduğu gibi evvel, ahir, ezel ve ebed sıfatlarının da ilk harfi olan "elif", evvel ile ahiri, ezel ile ebedi Ahadiyet çizgisinde birleştiren semboldür.

Öte yandan tasavvuf geleneğinde elif, "Allah" ın "Bir"liğini ifade eden bir "Vahdet" sembolüdür. Buna göre bütün harfleri, onların sebebi ve kaynağı olan elifte görmek, bütün varlıkları "Ahad" (Allah)' da görmek demektir. Çünkü elif harflerin evveli olduğu gibi Allah da bütün varlıkların evvelidir. Böylece elif Yüce Allah'ın, varlığının ezelde bidayeti, ebedde nihayeti olmayan, O'nun "Evvel", " Âhir", "Zahir" ve "Bâtın" olan yegane "BİR" olduğunu ifade eder. İşte bu yüzden elifi bilmek her şeyi bilmek demek oluyor. Bu anlayışı Yunus şöyle dile getiriyor:

"Dört kitabın manası

 Bellidir bir Elif'te

Sen Elifi bilmezsen

Bu nice okumaktır."

Şu halde Elifi yani Allah'ı bilmek her şeyi bilmek demektir. Elif, "Bir" olduğu için her şeyin kaynağıdır. Çünkü "kesret", "bir" den geliyor. Bu bakımdan tasavvuf edebiyatımızda Allah isminin yerine remz olarak daima "Elif" harfi kullanılmıştır. Mim de Hz. Muharmmed'in remzi olmuştur. Şair şöyle der:

"Elif Allah aşkıdır gönlümde mihmânım benim.

Mim Muhammed mürşidim, hem canda cananım benim."

Bir başka beyti de şöyle:

"Elif Allah yeter bana neylerim ağyarını Mim meramım başka değişmem cihan gül- zârını."

Burada geçen "cihan gül-zârı", Allah'tan başka her şey, dünya ile alakalı nimetleri; aşk da yine "mim" harfi ile ilişkili olan Hz. Muharnmed'in aşkını ifade eder. Çünkü Hz. Muhammed, Habi- bullah (Allah sevgilisi)'dır. Al-i İmran Suresi, 31. ayette şöyle buyrulur: "De ki: Allah'ı seviyosanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin..." Görüldüğü gibi bu ayette Hz. Muharnmed'in Allah'ın sevgisinde bir kriter olduğu bildirilmektedir.

Yine Yunus'tan başka bir dörtlük:

"Elif okuduk ötürü

Pazar eyledik götürü

Yaratılanı hoş gör

Yaratan'dan ötürü."

Bu tasavvuf şairinin elifin sırrını bu dörtlüsünde ne kadar güzel dile getirdiğini anlamak, arif olanlar için herhalde güç olmasa gerek. Bilindiği gibi "elif" harfi ötürü okunduğu zaman "O" olur, yani Türkçemizde üçüncü tekil şahsı gösteren "O" zamiri meydana gelir. "O" zamiri yalın halde ve tek başına kullanıldığı zaman Allah isminin yerini almış olur. Türkçedeki "O" zamiri, Arapçadaki "hu" zamirinin karşılığıdır. O yüzden elifi ötürü okumak demek "hû" zikrini diline vird etmek demektir.

Kısaca "elif' deyip geçme. Elif'in manasını bir kere anladık mı bu yeter. Çünkü elif çok derin manalar ihtiva eder; o İlham kaynağıdır. Maddî ve manevî âlemlerin tümü onda gizlenmiş. Öyle ki, elif uğrunda nice Hak aşıkları yanmışlar, tutuşmuşlar, hatta kellelerini dahi seve seve vermişlerdir.

Türklerin elinde Elif, hem çiziliş güzelliği ile bir sanat şaheseri veçhesine büründü, hem dilinde doğruluğun ve dürüstlüğün simgesi, hem de Türk kızlarının inceliğini, zarafetine remzeden milli bir ismi olmuştur. Elif'in doğruluğun simgesi olduğunu göstermesi açısından, dünyaya serzenişte bulunan Nesîmî'nin şu beyti güzel bir örnektir:

"Aslı denîdir dünyanın zatında yoktur elif, Terkibine gel bak ânun şol ya vü nünü dâli- ne."

Gerçekten de "Dünya" kelimesinin kökü olan ve alçak anlamına gelen "deni" kelimesinin her üç harfi de eğri büğrüdür, içinde "elif" yani doğruluk yoktur.

Esasında Arapça bir kelime olan elif, Yu- nus'un dil laboratuarında Türkçeleşmiş ve Yunus'tan sonra gelen Türk şairlerinin şiirlerinde tamamen Türk'ün hayat ve sanat dünyasına yerleşmiştir. Aşağı yukarı bütün Türk şairleri elifi şiirlerinde fevkalade kullanmışlardır. Bu arada Karaca- oğlan'ı hatırlamamak mümkün mü? Ve o mızrabını, sazının tellerine vururken, kalbinden gelen İlâhî aşk nağmeleri, dudaklarının ucundan şöyle döküldü:

"incecikten bir kar yağar

Tozar Elif Elif diye

Deli gönül abdal olmuş

Gezer Elif Elif diye."

Öte yandan hat sanatının en zevkli süsleme örnekleri adeta Eliflerle iç içedir. Türkülerde, manilerde "Elif"; vuslatına erilemeyen yoluna canlar feda sevgilinin güzelliği karşısında gönülden gözlere uzanan ışıktır...

Divan edebiyatında selvi misal bir endam halinde övgülere konu olur. Seyyid Nesîmî'den dinliyoruz:

"Kâmetüne elif deyen gör ne uzun hayâl ider

Her ki diler visâlini arzû-yı muhâl ider."

Bu sırra mahrem olanlardan biri de

Tameşvarlı Âşık Haşan olmalı:

"Elif Hakk'a giden yoldur

Cim ararsan dal bizdedir

Biz de Mevlâ'nın kuluyuz

Otuz iki dil bizdedir."

Pir Sultan Abdal'da Elif, "ârif olanın anladığı" dilden konuşur:

"Hak'dan emir oldu dünyaya geldim.

Gözüm açtım mâil oldum ol burca

Ârif oldum Hak kelâmın söyledim

Elif kaddim, dal yazıldım ol burca..."

Şair padişahlardan Kanuni, güzellik unsurları arasında Elif'i muhibbî dilince söyler:

"Cim zülfün elif kâmet'ü mim ol demenin

Lîk yok nâm ü nişânı o dehenden sühenin."

Türk edebiyatının mısra hâzinelerinde elifle başlayan nice söz ve mana incisi, geçmiş zamanın aynasında bize bir dost gülüşü gibi ışıldar.

Manilerde de his ve mana unsurunun yanına mizah ve neşe katılır, el ele Elif'i konuşurlar, Elif'i söylerler:

"Elif'im var Mim'im var

Yeraltında kimim var?

Kitap getir el basam

Senden gayri kimim var?"

Kerkük Türklerinin mani söylemedeki ustalıkları bir başka:

"Elif menem, dal menem

Zülfün elden sal manam."

Öyle görünüyor ki Elif'i bitiremeyeceğiz... İyisi mi biz sözü yine Yu- nus'a bırakalım. Sözün özünü yine o söylesin ve böylece onunla Elif'e nokta koymuş olalım:

"Dört Kitabın manasın

Bellidir bir Elif'te

Sen Elif dirsin hoca

Manası ne dimektür? ...Ve:

"Bir elif tahsil eden

Münezzehtir ilimden."

Bu yazı toplam 3289 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.