1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. Eğitim ve Toplum
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim ve Toplum

A+A-

[reklam1]

 

Ülkemizde ilk ve orta öğretimde eğitim gören öğrencilerimiz 2016-2017 eğitim-öğretim yılının birinci kanaat dönemini tamamlayıp yarıyıl tatiline girmiş bulunmaktalar. Yaklaşık 17 milyon 500 bin ilkokul , ortaokul ve lise öğrencisinin eğitim gördüğü gerçeğinden hareketle her ailenin mutlaka eğitimin bir şekilde içinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Toplumumuzda hemen hemen herkesi ilgilendiren eğitim konusunda acaba istenen düzeye ulaşılmış mıdır?

 

Bu soruya çoğunluğun vereceği cevap bellidir. Maalesef ülke olarak eğitimde istenen hedefleri yakalayamıyoruz. Bunun bir tek sebebi yok elbette… Eğitim ile doğrudan veya dolaylı ilişkide olan herkes ve her şey başarının istenen düzeyde olmamasının sorumluluğunu taşıyor. Bu başarısızlığın, sadece eğitimin temel unsuru olan öğretmene yüklenmesi insafsızlık olur bence..

 

Son yıllarda okullarımız ve dersliklerimiz fiziki anlamda çok güzel bir konuma geldi. Dersliklerimizde her türlü teknolojik imkanları kullanmaya başladık. İkili eğitim yapan okullarımız neredeyse yok denecek kadar azaldı.. Öğretmen açığımız eskiye göre daha az durumda...Ama yine de başarı grafiğimiz yüksek değil…. Grafiğin yüksek olmamasının sebebi bence fiziki şartlardan ziyade zihniyet meselesinde yatmakta…

 

Toplum olarak eğitime gereken önemi vermediğimiz kanaatindeyim… Eğitim meselesini sadece okulu bitirdikten sonra iş bulma aracı olarak gördüğümüz müddetçe, iyi eğitilmiş modern toplum olmamız mümkün değildir… Hala çocuklarımızın iyi eğitim almasını iyi iş bulması için istiyoruz. Halbuki eğitimin amacı bireyi topluma ve hayata hazırlamaktır… Eğer bizler bu düşünce ile çocuklarımızın eğitimine katkı sunarsak, zaten onlar iyi iş sahibi de olacaklardır…

 

Eğitimde aile desteği çok önemli bir unsurdur. Bizler çocuklarımızın iyi bir yaşam sürmesini istiyorsak onların hem akademik açıdan, hem de değerlerimiz açısından eğitilmesi için gereken desteği vermek durumundayız. Sadece akademik yönden veya değerler açısından yetişen bir birey; kişiyi, toplumu, insanlığı yok etmek için çok rahat hareket edebilmektedir. Yine kendisinden ve değerinden başka her şey ve herkese düşman olabilmektedir. İşte burada müfredatın da önemi ortaya çıkıyor.

 

Milli Eğitim Bakanlığı yeni müfredat çalışmasını tamamlayıp toplumun görüşüne sundu.. Yapılan tartışmalara bakınca toplum olarak bu çalışmaya özden ziyade şekilsel olarak baktığımızı gözlemledim.. Müfredatta bazı tarihi şahsiyetler neden yer almadı veya az yer aldı? Darwin teorisi müfredattan niçin çıkarıldı? gibi konular üzerinden tartışmalar yapılıyor. Halbuki çocuklarımızın madden ve manen en donanımlı bir şekilde yetişmesi için ne tür yöntemlerle hangi konuların verilmesi gerektiğini hiç gündeme getiren olmadı. Öğrencilerimizin milli-manevi değerlerle donatılmış, bilgi birikimleri üst seviyelere ulaşmış bir şekilde yetişebilmeleri için kamuoyunun görüşlerine sunulan müfredat çalışmasına katkı sunmamız gerekiyor…

 

Son olarak yarıyıl tatilinin başladığından hareketle, çocuklarımızın okuyarak dinlenmelerini sağlamaya çalışalım.. Tatil döneminde çocuklarımızın bol bol kitap okumalarını sağlayıp okuma alışkanlığı edinmelerine katkı sunalım.. Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım; Akademik açıdan çocuklarımızın başarılı olması, iyi okullarda okumasını istiyorsak, onlara mutlaka devamlı kitap okuma alışkanlığını kazandırmalıyız. Kitap okuyan öğrenciler okumayanlara göre her açıdan daha başarılı olmakta ve hayata bir adım önde başlamaktalar…

Esen Kalın...

Bu yazı toplam 1309 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.