1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. Derdimiz Dermanımızdır
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Derdimiz Dermanımızdır

A+A-

“Acaba gerçek dert ve yenilgi, yalancı ümit ve se¬vinçten daha iyi değil midir? Şuurdan doğan dert, akılsızlıktan doğan dertsizlikten daha iyi değil midir?” diyor Ali Şeriati..

Bir önceki yazımızdan devam için son bölümü alıntılayarak devam edelim.
Demiştik ki;
“Derdimiz neyse, biz “o”yuz. Ve derdimiz kadarız. 
Derdimiz kadar anlamlı/anlamsız, 
Derdimiz kadar önemli/önemsiz, 
Derdimiz kadar kıymetli/kıymetsiz, 
Derdimiz kadar büyük/küçük..
Şimdi kendimize soralım mı?
Derdimiz ne?”

“Şuurdan doğan dert..” derdimiz böylesi bir dert mi?

Derdimizin ne olduğunu anlamaya çalışalım. Dert edindiklerimizin ne olduğunu.. Dert zannettiklerimizi belki de.. 
Derdimizin ne olduğu sorusana vereceğimiz cevaplar için yardımcı olması adına, kaygılarımızı sorgulayalım, endişelerimizi, düşüncelerimizi, çabamızı.. Kaygımız ne? Ne için/ kim için endişeleniyoruz ? Zihnimizi meşgul eden/edenler ne? Çabamız ne için? Mesaimizi ne için harcadığımızı; vaktimizi nerede, ne şekilde, kimlerle birlikte değerlendirdiğimizi gözden geçirelim. İlk etapta bu sorulara vicdanımızda vereceğimiz cevaplar bizi derdimize götürecektir. Derdimiz de “öz” kimliğimize..

O vakit;
Kaygımız neyse, biz “o” yuz,
Niçin/kimin için endişeleniyorsak, biz “o” yuz,
Zihnimizi meşgul eden neyse, biz “o” yuz,
Çabamız ne içinse, biz “o” yuz,
Mesaimizi nerede harcıyorsak, vaktimizi nerede, ne şekilde ve kimlerle geçiriyorsak, biz “o” yuz..
Biz kimiz?
Ezcümle:

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet 33)

İddiamızın ispatı olan bir hayat için tüm bunları gözden geçirmeliyiz. Hesaba çekilmeden önce kendimiz hesaba çekmeliyiz. Derdimiz, dermanımızdır. Bizi derdimiz kurtaracak.

Müslümanca dertlenmek için; 
Müslümanca kaygının, endişenin, düşüncenin ve çabanın sahibi olmalıyız.
Vaktimizi öyle değerlendirmeliyiz, kanaatindeyim.
Dünya hayatının son duraklarından musalla..
İmtihanımızın dışında kalan, dünyadaki her şeyin / sahibi olduğumuzu zannettiğimiz dünyalıkların sıfırla çarpılacağı yer..

“Titr”imiz düşecek, hesabın ağırlığıyla titrediğimizde.. Ve protokol kuralları hükümsüz kalacak, “Hüküm Sahibi”nin eline geçince..

“Er kişi niyetine!” denildiğinde, dünyadaki son saltanatımızda; ömrünü, gençliğini, dünyalığını/dünyasını “O” nun yolunda harcayan “Er” olabilmek ümidiyle, niyazıyla..

Esen kalın.

 

Bu yazı toplam 1141 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.