Alaattin Yeşilçay

Alaattin Yeşilçay

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocukluğumuz

A+A-

Malumunuz üzere Afyon da Alt yapıda faaliyet yapan birçok futbol okulu var. Buralarda Afyonlu çocuklarımıza futbol eğitimi veriliyor. Çocuklar büyüdü haliyle kimisi ilköğretimi bitirmek üzere kimisi de ortaokulu. Hal böyle olunca da aileler çocuklarını dershanelere yönlendirmeye başladılar. Yani sizin anlayacağınız çocuk o çok sevdiği ve isteyerek geldiği futbol okulundan ayrılmak zorunda kalıyor.

Olayın iç yüzü çok derin bunu burada yazmaya kalksak günler yetmez. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali. Ama ne olursa olsun bir çocuğun çocukluğunun çalınmasını hafifletecek hiçbir geçerli sebep yok. Şimdi bir düşünelim dershaneye giden bir çocuğun günlük hayatını. Hafta başından hafta sonuna kadar bölümü ele alalım isterseniz. Pazartesi Sabah kalktı okuluna gitti derslerini işledi ve eve geldi belki de gelmeden dershaneye gitti dershanede de öğretmenleriyle birlikte eğitimini yaptı ve nihayet eve geldi akşam yemeği ve hemen ödevlerinin başına. Okulda öğretmeninin verdiği dersler yapılacak arkasına dershanede verilen dersler ve notlar. Diğer günlerde hemen hemen aynı. Cuma gelse de okullar kapansa bir dinlensek diyeceğiz ama hafta sonu da dershaneye gidilecek. Peki ne zaman dinlenecek bu çocuk?, peki ne zaman sosyal aktivitelere spor’a, yürüyüşe, resime ve ya farklı şeylere bu çocuklar vakit ayıracaklar. “27 Kasım 2013 Çarşamba günü Sayın Hıncal ULUÇ’un “Oy Hesaplarınız Batsın” yazısını okumanızı çok isterim. Bu yazıdan İçinizi titretecek bir alıntıyla çocuklarımızın düştüğü durumu size anlatmaya çalışacağım.”

“Çalınan sadece çocuklukları, gençlikleri değil; yetenekleri ve hayalleri de gidiyor ellerinden. Bu sistem çocuklarımızı anlamayan ama ezberleyen, düşünmeyen ama söyleneni yapan robotlar haline getiriyor. Yahu bu çocukların, bu gençlerin bir daha yaşayamayacakları hayatlarını çalıyor, onları insanlık dışı yarışcılar haline getiriyoruz. Bunu düşünen, bunu tartışan, buna çözüm arayan yok mu bu ülkede?. Çocukluklarından itibaren değer verdikleri her şey öyle fütursuzca harcanıyor ki sistem tarafından, çocuklarımız harcamayı matah bir şey sanıyorlar artık. Ve harcayarak mutlu olmaya çalışıyorlar. Şimdi de, sevgili selin’in “sevdiğim laflar” köşem için yolladığı Irwin Edman’ın sözlerine bakın. “Kalitenizin ölçüsü, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır. Medeniyetlerin kalitesini de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile ölçülür.” Evet bizde dilimiz döndüğünce bu konuya değinmek istedik.  Aile açısından da durum zor. Onların gözünden de baktığımız da çocuğuna gelecek hazırlama korkusu yüzünden sisteme uymak zorunda kalıyor. Devlet okullarını standartların üzerine çıkartmak zorundayız ki eğitimimiz Avrupa düzeyinde olsun. Çocuklarımız dersi sadece okulda görsün. Dershanelere gerek duyulmasın. Nüfusuyla övündüğümüz bu güzel, cennet ülkemizde spor oyunlarında, olimpiyatlarda, futbol da sıfır çekmeyiz. Çocuklar özgürlüklerine kavuşsun. 
 

Bu yazı toplam 554 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.